X

Hafızanızı güçlendirmek ve yaratıcılığınızı arttırmak için 7 pratik öneri

Bilginin her an, her yerde ulaşılabilir olduğu günümüzde, bilgi yoğunluğu kimi zaman zihnimizi zorluyor olsa da; öğrenmeye olan açlığımız asla tatmin olmuyor. Bir yandan gereksiz bilgilerden uzak kalmak isterken, diğer yandan da sürekli bir şeyleri anlama ya da öğrenme çabasına giriyoruz.

Bugünlerde pek çok insan odaklanma, hatırlama ve diğer bilişsel işlevleri ile ilgili sorunlar yaşıyor. Ne var ki, birkaç pratik uygulamayı günlük rutininize dahil ederek hafızanızı ve odaklanma becerinizi güçlendirmeniz ve yaratıcılığınızı arttırmanız mümkün. Bu önerileri vakit kaybetmeden uygulamaya başlayarak beyin hücrelerinizi daha işlevli hale getirebilir ve yaratıcı ruhunuza enerji katabilirsiniz.

Çalışın.

Vücut geliştirme yapan kişileri düşünün; kaslarını besliyor, çalıştırıyor ve gelişim için zorluyorlar. Siz de geliştirmek istediğiniz yönünüz her ne ise; hafıza, yaratıcılık, odaklanma; daha çok çalıştırmayı deneyerek geliştirebilirsiniz. Peki zihnimizi nasıl çalıştıralım?

Aslında pek çok yöntemi var; bulmaca çözmek, zihin-beyin oyunları oynamak ya da egzersiz uygulamalarıyla hem keyifli vakit geçirip hem de gelişim için adım atabilirsiniz. Diğer yandan meditasyon ve egzersizi de hayatınıza dahil ederek hem vücudunuz hem de beyniniz için faydalı olabilecek bir şey yapabilirsiniz.

Uyuyun.

İster inanın, ister inanmayın; uyumak beyniniz üzerinde olumlu etkileri en fazla olan aktivitelerden biri. Yeterli uykuyu almış ve dinlenmiş, tetikte bir beyin yalnızca daha iyi odaklanmanıza değil, daha çok şeyi hatırlamanıza da yardımcı olur. Düzenli uyuduğunuz sürece bilgiyi daha kolay işlemeniz ve aklınızda tutmanız da mümkün.

Rahatlayın.

Stresin, beyninizin hafızadan sorumlu bölgeleri üzerinde yıpratıcı bir etkisi bulunuyor. Dolayısıya sürekli stres altında olduğunuzda ya da stresli kişilerle vakit geçirdiğinizde, beynniz normalde olduğundan daha çok yoruluyor. Tam da bu noktada kendinize küçük rahatlama molaları vermeniz gerekiyor; ister meditasyon, isterseniz de sıcak bir duşla.

Kestirin.

Gün içerisinde vereceğiniz 20 dakikalık kısa uyku molaları ile, beyninizi günün yorgunluğundan büyük ölçüde arındırmanız mümkün. Oldukça güçlü bir makine olan beyniniz, adeta bir sünger gibi maruz kaldığı bilgileri emme özelliğine sahipken, neden kısa uyku molalarıyla onu desteklemeyelim ki?

Yürüyün.

Yürüyüş, fiziksel sağlığınız üzerinde olduğu gibi zihinsel sağlığınız üzerinde de olumlu etkilere sahip. Tempolu yürüyüşler kalbin daha hızlı kan pompalamasını, dolayısıyla beyin dahil tüm organlara daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Diğer yandan yürümek sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar kurulmasını sağlayarak beyninizin hafıza için kullanılan alanını genişletiyor. Gün içerisinde eğer mümkünse açık havada yapabileceğiniz kısa yürüyüşlerle zihninizi tazeleyebilirsiniz.

Müzik dinleyin.

Eğer çalışırken müzik dinlemekten keyif alanlardansanız, beyninizi daha etkin kullanma yolunda önemli bir adım atıyorsunuz demektir. Özellikle beyninizin sol lobunu çalıştıran bir işle meşgulken, sağ lobu çalıştıracak şekilde müzik dinlemek; beyninizin her iki lobunu birleştirirken bilişsel işlevini de arttırıyor.

Çalışırken müzik dinlemenin dikkatinizi dağıttığını düşünüyor ya da ne dinleyeceğinize karar veremiyorsanız; Youtube ya da Spotify’da yer alan ilgili listelere göz atabilirsiniz.

Bırakın.

İnsan beyni oldukça karmaşık bir yapıya sahip ve bir o kadar da güçlü. Ne var ki, yine de arada dinlenmeye ve rahatlamaya ihtiyaç duyabiliyor. Dolayısıyla bazen de bir şeyleri düşünmeyi ertelemek ya da bırakmak gerekiyor. Diğer yandan sakin kalmak ve pozitif bir bakış açısı geliştirmeye çalışmak da, beyninizdeki merkezi nöronları yeniden şekillendirerek daha iyi odaklanmanıza yardımcı oluyor.

Siz de listede yer alan küçük ve pratik ipuçlarını uygulamaya “bugün” başlayarak, yaratıcılığınızı ve odaklanma becerilerinizi küçük ancak emin adımlarla geliştirebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale