X

Hafiflemek için geçmişten taşıdıklarınızı bir kenara bırakın

Sırt çantanız ne kadar ağır? Hayır, günlük hayatta taşıdığınız çantanın ağırlığını sormuyorum. Size ait olmayan neler taşıyorsunuz? Neler var sırtınızda? Neler biriktiriyorsunuz? Ve daha da önemlisi bunların farkında mısınız?

Günlük hayatın içinde 1 kiloluk çantayı belli bir süre hepimiz taşıyabiliriz ama hayat boyu taşıyınca sizce ne olur?

Doğa, yeniden asaletle renk değiştiriyor. En büyük ilhamım doğa. Bunu hep yazıyorum ya da söylüyorum çünkü insan olma halleriyle baş etmemi sağlayan en gerçek kaynağım o. Bir ağacın her mevsim zarafetle renk değiştirmesi, cesaretle yapraklarını bırakması âşık eden bir sadelik değil mi?

Konu bize gelince, biriktiriyoruz. Biriktirdiğimizi fark etmeden biriktiriyoruz. Eski yüzlerden kalan eşyalar, geçmişi sahiplenme telaşıyla saklanan yüzü kirlenmiş biletler, dergiler vb. saklıyoruz. Eski kalp kırıklarını, gözyaşlarını, korkuyu, acıyı biriktiriyoruz.
Farkında mısınız, bize iyi gelmeyen ne varsa biriktiriyoruz!

Sürekli kıyafet dolabınıza kıyafet aldığınızı düşünün, boşaltmadan yer kalır mı? Bence günümüz insanının durumu da bu! Ağzımız bir şeyler istediğini söylüyor ama daha derinde söylediğimiz şeyin oluşması için uygun ortama sahip değiliz, daha da acısı uygun ortama sahip olmadığımızın farkında bile değiliz.

Ne demek istiyorum?

Bir çiçeğiniz varsa ona uygun ortam yaratmak, ölmüş yapraklarını kesmek ve sulamak zorundasınızdır. O çiçeğin yaşamasını istediğinizi söyleyip, bunları yapmadan çiçeğin yaşamasını bekleyemezsiniz.

Evimiz gibi ruhumuz da… Evinizde vadesi dolmuş ilaçları saklıyor musunuz? Solan yaprakları kopartmıyor musunuz? Hayatın içinde de vadesi dolmuş, bize hizmet etmeyen durumları, eşyaları, insanları asaletle bırakabilmek gerek.

Ama tıkandığımız yer de tam burası… Taşıyoruz. Geçmişi arkamızda bırakamıyor, solan yaprağı vaktinde kopartamıyor ve sonra da solmuş yaprağı farkında olmadan tüm hayatımıza taşıyoruz!

Sağlıklı vedalar edemediğimiz için yaşadığımız sıkıştıran her deneyimi, bir sonraki deneyime aktırıyor, sonra da farklı sonuçlar olmasını bekliyoruz!

Çantamız her seferinde biraz daha doluyor, biz taşıyoruz… Taşıdığımızı fark etmeden taşıyoruz arkadaşlar!

Kendi filmimizin başkahramanı olmak aslında taşıdığımız çantayı bırakabilmekte yatıyor. Ah, evet senelerin eğilimini bir yerde okudunuz, bir film izlediğiniz ya da psikoloğunuz dedi diye bırakamıyorsunuz. Bırakmak, her deneyimin içinde farkındalıkla adım adım yaklaşmakta yatıyor.

Günün sonunda hepimiz insanız, hepimizin ailemizden gelen eğilimleri, yönelimleri, eski ilişki kalıpları var ama önemli olan tetiklendiğimizde orada olmak. Öyle ki, tetikte oldukça Özde’nin ezbere eğilimlerinin altını kazabilmeye istek duymayı pratik etmeye başladım. Tabii ki kazdıkça karşınıza çıkanlar çok sarsıcı olabiliyor ama adım adım yaklaşıp uzaklaşmak insan olma haline dair, şükür…

Farkında oldukça, bırakmana gerek kalmıyor, bırakmak anlamsız bir kelime oluyor. Çünkü farkındalık, öyle bir kapsıyor ki her şeyi, sonunda teslimiyet gerçekleşiyor.

Sırt çantanız ne kadar ağır?

Size ait olmayan, iyi gelmeyen ne varsa, bırakmaya bile çalışmadan zarafetle solmuş yaprağın toprağa teslim olmasını pratik etmeye ne dersiniz?

Haydi, olabildiği kadar!

İlginizi çekebilir: İnsan olmaya dair her halini kucaklıyor musun?

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale