X

Hafiflemek için affetmek: Affetmek nedir, ne değildir, kim içindir?

Affetmenin gerekliliği, üstümüzdeki olumlu etkileri artık herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bir gerçek. Affetmek insanı özgürleştirir, rahat bir nefes almasını sağlar. Ancak bunu hayata geçirmek, her zaman söylemek kadar kolay olmuyor. Hatta bazen hayatımızda aldığımız en zor karar bile olabiliyor.

Affetmenin önünde onu engelleyen bir sürü etken olur. Maruz kaldığımız kötü ve uygunsuz davranışlar, uğradığımız haksızlık, yaşadığımız hayal kırıklıkları ve en önemlisi affedeceğimiz kişinin kendisi affetmenin önünde birer engel olarak dimdik durur. Bu noktada “Nasıl affedeceğim?”, “Affedersem yine aynı şeyleri yaşayacak mıyım?”, “Affedersem ne olacak?” gibi sorular dönüp durmaya başlar kafamızda. Böylece karar süreci de zorlaşmaya başlar.

Affetmenin önündeki bir diğer engel de ona yüklediğimiz anlamlardır. Bu anlamı bazen kişisel olarak biz yükleriz ona, bazen de toplumun kendisi. Yüklediğimiz bu anlamlar, affetmeyi olduğundan çok daha farklı bir şekilde yorumlamamız, affetmeyi güç bir hale getirir. Bu engelleri ortadan kaldırabilmemiz için affetmenin gerekliliğini bilmek kadar, belki çok daha fazla, affetmenin ne olmadığını görmemiz ve fark etmemiz gerekir.

Affetmek, unutmak değildir. Affetmek, olanı görmezden gelmek, onu yok saymak, onaylamak değildir. Saflık, güçsüzlük, boyun eğmek, o kişiyle uzlaşmak asla değildir. Affetmek, yapılan yanlışı ortadan kaldırmaz. Affetmek, yapılan yanlışın varlığını kabul etmek ve üzerimizdeki kötü etkilerini ortadan kaldırmaktır. Olayın ya da kişinin bizim üzerimizde bir gücünün olmasına izin vermemektir. O kızgınlığın, öfkenin, nefretin getirdiği yükü taşımamayı seçmektir.

Birini affetmemiz, onun yaptıkları yüzünden acı çekmemeyi seçmemiz, o kişiyle ilişkiye devam edeceğimiz anlamına gelmez. Böyle bir zorunluluğumuz yoktur. İlişkiye kaldığı yerden devam edeceğimiz ya da sıfırdan başlayacağımız, bunu istediğimiz anlamına da gelmez. Birini affedip pekala o kişiyle ilişkimizi sonlandırabiliriz. Çünkü affetmek başkasıyla ilgili değil, kendimizle ilgili aldığımız bir karardır. Böyle olmalıdır. Biz bu kararı geleceğimiz için alırız, geçmişte yapılanları silmek ya da yok saymak için değil.

Affetme kararını alıp almamak o kişi için yapılan bir tercih değildir. Bu karar tamamen bizimle ilgilidir. Kendimiz için aldığımız bir karardır. Affetmeyi seçerek içimizde yaşatmak ve büyütmek için nefret yerine şefkat duygusunu seçmiş oluruz. Aslında bu karar bir bakıma hangi duyguyu yaşamak istediğimizi seçmektir. Nefret mi? Şefkat mi? Çünkü seçtiğimiz duyguyu en çok biz yaşarız. Başkalarına yaşatmaya çalışsak da biliriz ki bizim kadar taşıyamazlar o yükü.

Affetmek zaman alan bir süreçtir. Birini, bir şeyi, bir anda affedemeyiz. Bir anda gerçekleşen affedişler de gerçek bir affetme olmaz zaten. İlerleyen zamanlarda kendisini yine belli eder. Eğer affetmek istiyorsak nasıl affedeceğimize değil, neden affetmemiz gerekitiğini düşünmeliyiz. Bunu düşünürken de affetmenin ne olmadığının da bilincinde olmalıyız.

Ve kendimize şunu hatırlatmalıyız: Affetmek özgürleşmektir.

İlginizi çekebilir: Duygusal şiddet: Fiziksel şiddet kadar yıkıcı ve göz ardı edilmemesi gereken şiddet türü

Uzman Klinik Psikolog Beliz Ereren: İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Hayatın önemli dönüm noktalarından biri olduğuna inandığım ergenlik dönemi problemlerine yoğunlaşarak bu dönemdeki gençler ve aileleriyle çalışmaya başladım. Aynı zamanda yetişkin ve çiftlerle çalışarak sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirme ve hayat ve ilişki kalitelerini arttırmaya yönelik psikolojik destek veriyorum. Herkesin farklı olduğuna ve çalışılan konulara kişilere özgü yaklaşılması gerektiğine inandığım için farklı terapi yöntemlerini kullanıyorum. EMDR Terapisi, Stratejik Çift ve Aile Terapisi, Psikodinamik Terapi kullandığım psikoterapi yaklaşımlarını kullanıyorum. Okuma ve yazmanın insan üzerindeki iyileştirici etkisine olan inancım beni her zaman araştırma, okuma ve yazmaya yöneltmiştir. Bazen uzun bir yazının bazen de yazının içindeki tek bir cümlenin hayatları çok farklı yönlere çekebilme gücüne inanırım.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale