X

Günümüz ilişkilerindeki 3 terim: Love bombing, gaslighting, ghosting

Gerek değişen dünya düzeni gerek sosyal medyanın hayatımızdaki yadsınamaz yeri sebebiyle günümüzdeki ilişkilerin dinamiği değişti. Çevresel faktörlerin de etkisiyle ilişkilerdeki sorunlar bambaşka bir hal aldı. Tüm bu sorunlar sınıflandırıldıktan sonra bu kavramlara İngilizce isimler verildi. Gelin bu terimlerden en çok görülen 3 tanesini inceleyelim.

Love bombing (Sevgi bombardımanı)

En kısa haliyle ilişkinin başında görülen aşırıya kaçan sevgi gösterileri denilebilir. Diğerlerine göre en tehlikeli aşk terimidir. Çünkü ilişkinin başında çok yoğun sevgi gösterilerine maruz kalırsınız. Adeta dünyada sizden başka kimse yoktur. Sizi 5 dakika bile görebilmek için uzaklardan gelebilir. Sizin için tüm programını iptal edebilir. Size sebepsiz yere hediyeler alabilir, çiçek yollayabilir. Sizden mutlusu yoktur, ancak siz bu kişiye ve ilişkiye bağımlı hale geldiğinizde tüm bu sevgi bombardımanı son bulur.

İşte tam burada kendinizi suçlamaya başlarsınız: “Yeterince iyi olamadım. Onun istediği şeyleri yapsaydım böyle olmazdı.” Sizi bağımlı hale getirdikten sonra kendini geri çeken partner sizi adeta yoksunluk kriziyle baş başa bırakıyor. Bağımlısı olduğunuz o ilgi, o bombardıman yerini normal davranışlara ya da ilgisizliğe bırakıyor.

Bu sebeple biz uzmanlar her zaman hayatınızdaki kişileri hayatınızın merkezine koymamanızı tavsiye ederiz. Merkezde her zaman siz olmalısınız.

Gaslighting

Türkçede kelime olarak tam bir karşılığı olmamakla birlikte Gas Light (Gaz Lambası) adlı tiyatro oyunundan esinlenerek bu adı almıştır terin. Oyunda erkek, eşini deli olduğuna ikna etmektedir, ancak gaz lambası söndüğünde eşi deli olmadığını anlamaktadır.

Bir ilişki terimi olarak gaslighting, kişinin akıl sağlığını ve iradesini sorgulatmaya yönlendiren psikolojik bir taciz tekniğidir.

Genellikle narsisistik kişilik yapısı / bozukluğu olan bireyler tarafından uygulanmaktadır. Amaç partnerin kendisine olan güvenini ve sevgisini kullanarak kendisini değersiz hissetmesini sağlamaktır. Bu durumun tek bir amacı vardır, o da karşısındaki kişiyi kendisine bağımlı hale getirmektir. Çünkü narsisist kişiler kendilerini besleyecek ve ona kendisini mükemmelmiş gibi hissettirecek kaynağı kaybetmek istemezler.

Kendinizi ilişkide hep suçlu hissediyorsanız, emin olduğunuz konuda bile sizin yanıldığınızı söylüyorsa, kendi hatalarını asla kabul etmiyorsa, sizi başkalarıyla kıyaslıyorsa gaslighing’e maruz kalıyor olabilirsiniz.

Ghosting (Hayalet olma)

Görmezden gelmek olarak çevrilebilecek ghosting hiçbir gerekçe sunmadan ilişkiyi sonlandırmak ve ortadan kaybolmak anlamı taşır. Bir ilişkide olduğunuzu düşünürken partneriniz ortadan kaybolduysa, aramalarınıza veya mesajlarınıza geri dönüş yapmadıysa muhtemelen ghosting yaşadınız demektir.

Genelde bir ilişkinin sorumluluğunu almak istemeyen kişilerde görülen ghosting, buna maruz kalan bireyde ciddi psikolojik çöküntülere, değersizlik duygusuna ve özgüven kaybına sebep olur.

Gördüğünüz gibi bu 3 durumda da kişinin partnerini çok yükseklerde görmesi, onu hayatının merkezine koyması, kaybetmemek için kendisinden ödün vermesi ortaya çıkıyor. İnsan ilişkileri alma-verme dengesi üstüne kurulu bir sistemdir. Verdiğiniz sevgi kadar almayı da bilmelisiniz. Ancak aldığınız sevgiye bağımlı olmamalı, her koşulda öncelikle kendinizi sevmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Toksik bir ilişkiden kurtulmanın 5 yolu

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale