X

Güle güle git 2020, olması gerektiği gibi gel 2021

2020 birçoğumuz için çok zor geçti. 2020 benim için de çok değişik bir yıl oldu. İşle ilgili arzu ettiğim hedeflere doğru tırmanırken ve nisan ayı için yapacağım eğitimleri aylar öncesinden doldurmuşken, mart ayında yaşadığımız pandemi süreci her şeyi alt üst etti. O an her ne kadar bilsek de yüzde yüz anladım ki hayatın bizim için bir planı var ve bu, tüm planların ötesinde.

  • Güven özden gelmeli ve hayatın tüm alanına yansımalı.
  • Hayatın çılgınca koşuşturmasından kadın olduğumu unutmuşum. Tekrar hatırlamama yaradı.
  • Görmemezlikten gelerek bastırdığım ve mükemmel anne olma çabam ortaya çıktı. Çocukluğumdaki yaraları kapatmak üzere taktığım maskeler bir bir yere düştü. Anneliğimi onarmama vesile oldu bu süreç.
  • Ciddi kayıplar yaşadım. Dostluk kavramını sorguladım. Dengelendim. Gözlemleme, okuma ve dinleme fırsatlarını yakaladım. Tanımlarımla, korkularımla yüzleştim.
  • Oğlumun alerjisi tavan yaptı ve ben dedim ki bu durumun bana hediyeleri neler. Çok farklı bilgi kapıları açıldı. Onu iyileştirirsen kendi yaralarımı sardım.
  • Asla yapmam dediğim şeyleri yaptım. Asla gitmem dediğim yerde kaldım aylarca.
  • Eşimle ayrılma noktasına geldik. Problem o kadar yüzeye çıkmıştı ki akan öfkemi durdurmakta gerçekten zorlandım. Durdurmadım, sonra bitene kadar akıttım. Kendimi onun gözünden gördüm. Acıdım, acındım ve acıttım. Sonra ayrılığın bir çare olmadığını anladım ve sevgimi yolladım. Ona, kendime, kendi hatalarıma, çocukluğuma, deneyimlerime, gücüme, güçsüzlüğüme… Küllerimden doğmaya çalıştım.
  • Bakalım neler doğacak buradan dedim ve nefsi terapiyi doğurdum.
  • Bol bol nefes ve meditasyon yapma fırsatım oldu.

Sen nasıl bir 2020 geçirdin? Özetlesene! Neler öğrendin? Hayatından neler gitti, yerine neler geldi? Zararlara ve sağladığı faydalara baktın mı? Bakalım bu sene bizi neler bekliyor? Neleri “Kader” deyip yaşayacağız, nelerin sorumluluğunu alıp “Ben yarattım” diyeceğiz?

Her yeni yıl niyetler yazarım kendime, vizyon panosu yaparım. Yazdıklarımı aynen sizinle paylaşıyorum.

  1. Gücümü kucaklayabildiğim kadar, güçsüzlüğüme de kucak açıyorum.
  2. Koşturduğu kadar biraz sakin kalmaya davet ediyorum kendimi.
  3. Hayat bana tüm kolaylığıyla ve ihtişamıyla geliyor. Gereksiz çabayı bırakıyorum.
  4. Kolay verebildiğim kadar kolayca alabilmeyi de seçiyorum.
  5. Kendi ihtiyaçlarımı fark ettiğim kadar karşı tarafın da ihtiyacını ve duygularını görmeyi seçiyorum.
  6. Herkese ve her şeye karşı sevgimi akıtıyorum.
  7. Dişil yanımı güçlendiriyorum.
  8. Kaynağın her daim ben olduğunu hatırlayarak, anda kalabilmeyi seçiyorum.

2020’ye yürekten teşekkür ediyorum.

Yaşattığın tüm acı, güzel, iğrenç ve muhteşem duygular için.
Özümdeki büyüklüğü, kutsallığı ve güzelliği bana hatırlatıp tattırdığın için.
Tüm kaynağın bende ve nefesimde olduğunu bir kez daha kanıtladığın için.
Güzel arkadaşlıklar ve karşılıklı paylaşımlar için.
Yaptığım bilgelik dolu yolculuk için.
Kopmak üzere olan bir aşkı onarmama yardım ettiğin için.
Duygularımın ötesine kolayca geçirebildiğin için.
Hakkım olanı verdiğin, savaşmak yerine şükretmeyi öğrettiğin için.
Gerçek özgürlüğü yaşattığın, kazandıklarım ve kaybettiklerim adına güzel düşünceler içinde kalmama izin verdiğin için.
Yaşanılan her şeyde esnek olmamda ve mütevaziliğimi korumamda elimden tuttuğun için, mükemmel anne olma çabamı bırakıp zaten mükemmel bir anne olduğumu bana hatırlattığın için.
Yanlış yaptığımı düşündüğüm her şeyde suçlamak yerine, çözüm odaklı olmam ve nazikçe yaklaşmam konusunda haritam olduğun için.
Mükemmel bir aileyi her koşulda bana karşı anlayışlı kıldığın için.
Var olan her şeye bambaşka gözlerle bakabilmenin bilgeliğini yaşattığın ve insan olmamın getirdiği tüm hatalarımı kabullenmemi sağladığın için ve aşkla yaptığım işimin devamlılığı için sana çok ama çoook teşekkürler.

Senin teşekkürlerin neler? Yazsana madde madde. Hatta paylaş benimle, belki birinin kalbine dokunursun. 2020 güle güle! Çok zor ve öğretici bir yıl oldun. Olması gerektiği gibi gel 2021!

İlginizi çekebilir: Duygularınızı halının altına süpürmeyin: Duygularınızı özgürce yaşamak için bir egzersiz önerisi

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale