X

Güçlü insanların bir özelliği olan affetmenin hafifletici gücü

“Zayıflar asla affetmezler, affetme güçlülerin bir özelliğidir.” Mahatma Gandi 

Affetmek bir karardır. 

Hepimiz hayatımızda birilerine kızmış, birileri tarafından hayal kırıklığına uğratılma duygusunu yaşamışızdır. İlişkilerin sağlıklı bir şekilde sürebilmesi için yaşanan sorunların nasıl ele alındığı oldukça önemlidir. İkili ilişkilerde, karşınızdaki kişi sizi çok kızdıracak veya öfkelendirecek bir şey yaptığında ne şekilde devam edeceğiniz bir karardır. 

Affetmek hiçbir şey olmamış gibi davranmak değildir! Aksine her şeyin farkında olarak bir seçim yapmaktır. Affetmek kendimiz için yaptığımız bir şeydir!

Affetmeyi her zaman karşı taraf için yapılmış bir şeymiş gibi algılarız. Oysaki affetmek aslında kişinin kendi yüklerinden kurtulması, geçmişe takılıp kalmadan yaşamayı seçmesi, kendisini öfke ve intikam gibi olumsuz duygulardan korumayı seçmesidir. 

Affedememek aslında kişinin karşısındakine değil, kendisine yaptığı bir kötülüktür.
Affetmek kolay bir karar değildir!

Affedebilen kişiler, affedemeyen kişilere göre hayatla daha barışık içsel olarak daha huzurlu ve daha olumlu duygulara sahip kişilerdir. Çünkü affedemeyen kişinin zihni sık sık yaşadığı olumsuz olayla meşgul olur. Olumsuz olayların kendisinde yarattığı duygusal tahribatla yaşar ve bir intikam alma isteği duyabilir. İntikam alınamayacak bir şeyse kişi daha da büyük bir öfke ve çaresizlik duygusu yaşar. Dolayısıyla affedememek aslında kişinin karşısındakine değil, kendisine yaptığı bir kötülüktür. Dolayısıyla affetmek de yine karşısındakine değil kendisine yaptığı bir iyilik olacaktır. 

Her şey affedilir mi?

Neyin affedilip neyi affedilmeyeceği kişinin değer yargılarına, inançlarına bağlıdır. Birinin kolayca affedebileceği bir konu, bir diğer kişi için asla kabul edilemez olabilir. Her insanın hassas noktaları farklıdır. 

Affedilecek konunun ne olduğu da büyük önem taşır. Kişinin affetmeyi bir yaşam biçimi olarak benimseyip kendisine her yapılanı affetmesi veya tekrar tekrar aynı şeyin yapılamasını affetmesi anlamına asla gelmez. 

Ne zaman affedilir?

Affetmek karşı taraftaki kişi yaptığından pişmansa, bir hata olduğunun farkındaysa, aynı davranışı tekrarlamamaya niyeti varsa yapılır. Aksi taktirde affeden kişi affedilen kişi tarafından suistimal edilmiş olur. Affedilen kişinin aynı davranışı tekrarlaması halinde hiçbir bedel ödemeden yine affedileceğini düşünmesi ilişkileri oldukça karmaşık bir hale getirir. 

Bir ilişkinin sağlıklı bir şekilde sürmesini istiyorsak affetmeyi de, af dilemeyi de bilmeliyiz. Her insan hata yapabilir, her insanın kendine özgü kusurları ve sorunları olabilir. Affederek kendinizi bir yükten kurtarmış olursunuz, affedilen kişi de af dileyerek belki de hatasını tekrar etmemeyi öğrenmiş olur. 

Özetle affedebilmek bir olgunluktur. Doğru yerde doğru zamanda kullanıldığında kişinin hem kendisine hem de ilişkisine olumlu etkisi olur. 

Affetme aşamasından önce kendinize şu soruları sormanız faydalı olabilir. 

  • Affedememenin bana zararı var mı?
  • Affetmediğim zaman hangi duyguları yaşıyorum?
  • Karşımdasın karşındaki kişi affedilmeyi hak ediyor mu?
  • Affedersem yine aynı davranışı tekrarlar mı?
  • İlişkimiz bir şansı daha hak ediyor mu?
  • Konunun benim için ne kadar önemli olduğunun farkında olamayabilir miydi?
  • En önemlisi; karşımdaki hatasını anladı mı?
Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale