X

Güç içinizde: Tek başına olmak insana neler öğretir?

“Kendinizi, kendinizle zamanla geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin.”
Tarkovski

Sözün büyüsüne kapılmak sanırım bu yukarıdaki söz. Bundan 5-6 sene kadar önce bana biri bu cümleyi söyleseydi, şu anda bende bıraktığı izi, hissi bırakır mıydı?

Hiç sanmıyorum. Ve hatta, sadece sanmamak değil, bunun mümkün olmayacağını, insanın sosyal bir varlık olduğunu ve yalnızlıkla başa çıkmanın çok zor olduğunu filan söylerdim. Seneler geçiyor, insanın öğrenme yolculuğu hiç bitmiyor. Her bir dönemeç de başka başka öğretilerle dolduruyor heybemi. Bugünden geriye doğru baktıkça da kat ettiğim yolları, aştığım engelleri görüyor ve haklı bir gururla “Aferin sana!” diyorum. Kocaman alkış!

Dünya Emekçi Kadınlar gününü geçtiğimiz şu günlerde, penceremden dışarıyı seyrederken aktı bu düşünceler zihnimin köşelerinden. Biz kadınlar ne çok şeyle mücadele ediyorduk. Her birimizin yolu birbirinden farklı, farklı başarı öyküleriyle bezenmiş. Gücümüzü, her biri bizlere özel biricik savaşlarda fark etti kimimiz. Kimimiz doğuştan kılıçlarını kuşandı, kimimizse darbeler yiyerek. Ama en önemlisi neydi? Fark ettik. Güç içimizdeydi. Onu ortaya çıkarmak yine bizim elimizdeydi.

Ben de kendi gücünü, beklemediğim anlarda darbeler almış, düşmüş, ama her seferinde ayağa yeniden kalkacak o eli içinde bulmuş pek çok kadından biriyim. Zaman zaman beni zorlayan “tek başınalık” kavramı ile karşılaşınca, bunun benim seçimim olduğunu fark ediyorum.

Beni beslemeyen, bana iyi gelmeyen insanlardan, ortamlardan tamamen kendi hür irademle uzak duruyorum. Bundan daha büyük özgürlük var mı? Hayattaki lüksümün bu olduğuna inanıyorum. Ve dahası, seçtiğim tarafta tek başına da kalsam aldığım kararların her zaman arkasında duruyorum. Çünkü önceliğim kendimim! Önceliğim ve tercihlerim her zaman benden yana.
Çünkü tıpkı yukarıdaki sözün kendisi olmayı öğrendim. Kendimle sosyalleşmenin en güzel kendini tanıma aracı olduğunu, sırf yalnız olmamak adına bana iyi gelmeyen herkesten bir bir uzaklaşma gücünün içimde olduğunu da.

Sen güzel kadın!

Varsın hayat farklı farklı sınasın seni. Varsın, attığın her adımda ayağına çelme takılsın, varsın düş. Kalkacak gücün sadece senin elinde olduğunu unutma yeter. Belki hemen değil ama bir gün mutlaka yeniden ringe çıkacak gücün senin içinde olduğunu unutma. Bizler aklına koyduğunu yapmaya muktedir, şahane canlılarız.

Önce kendimizle doya doya vakit geçirelim ki fark edelim kim olduğumuzu. Hayattan aldığımız zevkler bizlere ait olsun. Yaşamımızı şölene çevirelim. Arayışımız sonucu yollar hep bize çıksın. Hayat yolunda içindeki bu taşan enerji ile karşına çıkacak herkes de senin eşlikçin olsun. Keyfine ortak, neşenin artırıcısı olsun. Kendinizi öyle yetiştirin ki bir gün içinizdeki renkleri siyaha boyamak isteseler bile, en derinlerdeki turuncu boyanız hep sizinle olsun.

Gününüz kutlu, gücünüz daim olsun!
Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Ayrılmaz parçanız sandıklarınız gittiğinde: Kendimle nasıl barıştım?

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale