X

Bir ev nasıl yuva olur: Kalbimizin attığı yer, yuvamızdır

Bir ev ile aile olunur. Sonra o ev, o aileye yuva olur.
Yuva bir araya gelinen, toplanılan mekandır. Dört duvardan öte aile bağlarını bir arada tutan, anıları bir albüm gibi biriktiren sıcak bir alemdir.
Bu alemin vazgeçilmezleri kadın ve erkek, anne ve baba, aileyi yuva yapan çocuklar, hepsi birlikte…

Evi bırakınca, taşınınca, satınca, yuvayı dağıtırsın, bağları koparırsın. Her bir aile üyesinin gönülden rızası yoksa evin dağılmasında, bırakılmasında, o zaman yuva da son bulur, anlamlı anılar da yok olur. Belki de o yüzden büyüklerimiz “Yuvayı dişi kuş yapar” demiş, belki de her insanın içinde var olan dişil enerjiyi söylemiş.

Dişil enerji sevgi, şefkat, hoşgörü ve kabulün yansıması…
Eril enerji yıkıp yeniden yaratan gücün temsili…
İkisi de gerekli!
İkisi birlikte uyumlu, ahenkli ise ev kalır, yuva olur, aile büyür, anılar çoğalır sevgiyle.

Kadın ve erkek arasında sevgi bitmişse, tükenmişse bir sebeple, nedeni bilinmez eril yıkar. Ayrıca evi dağıtan, görünenin ötesinde bilinmeyen dinamikler, karmalar da olabilir. Elbette hepsi yaşam dersi. Belki de birliği, beraberliği, ailenin kıymetini anlamamın imtihanı…

Siz siz olun yerine yenisini, bir başkasını koymadan yıkmayın evi, dağıtmayın yuvayı, yok etmeyin aileyi… Birlikte olmanın, bir arada anları paylaşabilmenin kıymeti paha biçilmez.
Kısacası ev deyip geçmeyin! Eve de tutunmayın.

Sadece yaşadığınız yerin, ait hissettiğiniz, anılar biriktirdiğiniz mekanın kıymetini bilin.
Gönülden sevdiğimiz, mutlu olduğumuz evlerde, “Yuvam” dediğimiz mekanlarda yaşamamızı dilerim.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Eski eşinizden kopabildiniz mi: Eski gerçekten eskidi mi?

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.
İlgili Makale