X

Gözünle gördüğün değil, gönlünle gördüğündür hakikat! Gönül gözüyle görenler dinliyor

Levent metrosundan çıkıyorum. Gözleriyle göremeyen, gönül gözüyle gören o adama gözlerim takılıyor. Elinde görme engelliler adına çıkan gazete, ayaklarım adama doğru çekiliyor, bir gazete alıyorum. Neden böyle bir şey yaptığımı bilmeden, içsel bir dürtüyle gazeteyi alıyorum, belki de destek olmak adına.

Ertesi gün ‘’Kalbin bilgeliğinde yaşamak!’’ seminerim var. Seminerime katılan danışanım Elif, meditasyonun ardından yanıma gelip ‘’Hande sesin iyi geliyor, beni sakinleştiriyor, huzur veriyor.’’ diyor ve ardından ekliyor ‘‘Kadın Olmak’ kitabını sesli kitap yapsana!’’. ‘Aaa ne güzel fikir, aslında hayalimde vardı. Kitabım daha çok insana ulaşsın, okuma yazma bilmeyenler, görme engelliler de bilsin’ diye düşünüyordum içten içe. Şifa olması, farkındalık yaratması niyetiyle sesli kitap yapmak. Ama bir türlü zaman ayıramamıştım. Belki de vakti zamanı gelmiştir dedim içimden.

Yazılan kitapların okuma yazma bilmeyenlere, engellilere kısaca daha çok kişiye ulaşmasına sesli kitap yardımcı oluyor.

Hayatta hiçbir şey tesadüf değil

Evimdeyim, rastgele bir DVD seçiyorum. Bir festival filmi. İranlı küçük kör bir çocuğun hayatı çıkmaz mı karşıma? Bu kadar da olmaz diyorum. Üç gündür üst üste farklı yerlerden kitabımın sesli versiyonunu yapmak üzere işaretler alıyorum. Evren beni harekete geçirmek için gözüme gözüme sokuyor. Zaten niyetim vardı, çıkış noktam metroda karşıma çıkan görme engelli adamdı. Kolları sıvıyorum ve giriyoruz stüdyoya. Sağolsun eski bir arkadaşım çok destek oluyor. Hatta kitabı ben okurken altına müziğin şifalandıran gücünü istiyorum. Arkadaşlarım harika besteler yapıyor ve fonda müzikler yer alıyor. Boğazım yorulana, sesim kısılana kadar okuyorum sayfaları AŞKla. Ne yaparsan yap AŞK ile yap:)

Görme Engelliler Derneği, Görme Engelliler Vakfı vb. tüm kurumları aradım. Hatta kısa bir tanıtım bölümünü de yolladım. Ama ilgili yerlere bağışta bulunamadım nedense.

Bu sırada kitabımı, sesli kitapların öncüsü seslenenkitap.com’da satışa sunduk. Bu kadar ilgi göreceğini beklemiyordum açıkçası. Dinlemek ne kadar önemliymiş ve günümüzde ne çok insan kitapları dinleyerek okuyormuş! Öncelikle danışanım Elif buna çok sevindi. Kitabımı okumasına rağmen dinlemek için almış hemen. ‘Dinlemenin şifalandıran etkisi daha farklı’ diyor.

Mesnevi de ‘DİNLE!’ diye başlamıyor mu zaten? Dinlemeden nasıl anlayabiliriz ki birbirimizi.

Hakikat; gözünüzle değil, gönlünüzle gördüğünüzdür.

Esas anlatmak istediğim ise Facebook üzerinden aldığım bir mesaj. Mesajın geliş tarihi 17 Temmuz. O yoğun günlerde adeta kalbim ferahladı. İşte o mesaj:

’Merhaba abla ben görme engelliyim, Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü 12. Sınıf öğrencisiyim, en büyük hayalim Radyo Televizyon ve Sinema okumak. Engelimden dolayı çevremdeki insanlar beni hep olumsuz etkiliyorlar, ben de hiç olumsuz düşünmek istemiyorum. Görmediğim halde Güzel Sanatlar Lisesinde Müzik Bölümü’nde sınıfı her yıl birincilikle geçtiğime göre, istediğim bölümü de zorluk çekmeden okurum diye düşünüyorum. Ben kitap okumayı çok seviyorum, seslenen kitap sayfasında buldum senin kitabını, büyük bir zevkle okuyacağım abla. Biz görme engelliler için kurulan sesli kütüphaneler var ve bu kütüphaneler sayesinde kitap okuyabiliyoruz, kitabını seslendirip biz görme engellilere yarar sağladığın için tüm görme engelli arkadaşlarım adına sana teşekkür ediyorum.’’

Hayallerimiz sınırsız ve her şey bir hayalle başlıyor. İnanıyorum ki, mesajı atan güzel gönüllü kişi mucizeleri yaşayacak. Hayallerimiz başkalarının hayallerine de ilham oluyor. Çok şükür!

Mesajı atan Emrah bana gönül gözüyle gören vatandaşlar için sesli kitapları ücretsiz paylaşan yerlerin bilgilerini ulaştırdı. Kadın Olmak GETEM, TÜRGÖK ve 6 Nokta’da yerini aldı. Bende sizle paylaşıyorum. GETEM için gönüllü olarak kitapları seslendirebilirsiniz.

Bir şeyi gönülden yaptığınızda VAR oluyorsunuz hayatta AŞKla.

Kadın Olmak kitabımın sesli kitabına bu adresten ulaşabilir, Getem’de gönüllü okuyucu olmak için buraya tıklayabilirsiniz:

Sevgilerimle;

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale