X

Gereksiz şeyleri biriktirme davranışı artık psikolojik bir rahatsızlık

Sizde Gereksiz Şeyleri Biriktiriyor musunuz?

Gereksiz olan şeyleri biriktirme olarak bilinen psikolojik rahatsızlık, tedavi olmak isteyenlerin daha kolay tanılanabilmesi ve kaynaklara daha kolay ulaşabilmesi için tekrar gözden geçirildi.

Yapılan araştırmalara göre ABD’de 4–15 milyon arasında insan “çöpçülük”, yani gereksiz şeyleri biriktirme rahatsızlığının belirtilerini taşıyor. Gereksiz şeyleri biriktirmek birçok kişinin günlük hayatını olumsuz etkilediği için bireylere duygusal, fiziksel, sosyal ve ekonomik açılardan zorluklar yaşatabiliyor.

Bu psikolojik bozukluk genelde obsesif kompulsif, yani takıntılı ve tekrar eden davranışlarla beraber ortaya çıktığı için psikoloji dünyasında bu rahatsızlığın altında tedavi edilmeye çalışılıyordu. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarla birlikte bu rahatsızlık ayrıca bir isim alarak, tedavi ve tanı kriterleri obsesif kompulsif bozukluktan ayrılmaya hazırlanıyor.

Psikolojik hastalıkları tanılamada kullanılan bir rehber olan DSM’in (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) son basımında “gereksiz şeyler toplama” hastalığı ayrı bir rahatsızlık olarak yer alıyor ve “değeri önemsiz olmaksızın objelere karşı aşırı ilgi gösterme, hiç bir şeyi çöpe atamama” olarak tanımlanıyor.

Smith Üniversitesi’nde gereksiz objeleri biriktirme davranışı üzerine uzmanlaşmış psikoloji profesörü Randy Frost, yenilenen tanılama kriterlerinin hastalığın tedavisi açısından oldukça önemli olabileceğini söylüyor.

Eşya biriktiren insanlar, günlük hayatta aklınıza gelebilecek ya da aklınızın ucundan bile geçmeyecek şeyleri biriktirebiliyorlar. Şu ana kadar kaydedilen en ilginç biriktirme hikayeleri arasında kavanozlarda saklanan insan organları, canlı kediler, yıllardır kullanılmayan kıyafetler ve kumaşlar, saatler, 14 adet piyano, müzikal enstrümanlar, insan iskeleti, kağıtlar gibi ilginç ve korkutucu şeyler var.

Bu hastalığın sebebi tam olarak açıklanamamakla birlikte, bireylerin beyin aktivitelerindeki bir bozukluktan kaynaklandığı düşünülüyor. Uzmanlar ve bu hastalıktan muzdarip olanlar, DSM kriterlerinin hastalığın tedavisinde önemli adımlar atılmasına yardımcı olacağı görüşünde.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale