X

Gerçekten uyanmak istiyor muyuz?

“Gerçek şu ki, zaten aradığın şeysin.”
Adyashanti

Ruhumuz ve yüksek benliğimiz bizi uyandırmak için dünya düzleminde çok çeşitli durumlar yaratır. Acı, kaos, ekonomik sorunlar, hastalıklar bunlardan sadece birkaçı… Farkındalık ise tam olarak bu noktada, yani çıkış yolu bulamadığımız o çıkmazlarda beliriyor. Bakıyoruz ki durumun içinden çıkamıyoruz ve bu bizi çok yaralıyor, ancak o zaman yönümüzü değiştirme cesaretini gösteriyoruz. Eğer ki bu cesareti gösterebilenlerdenseniz ve bu yazıyı merakla okuyorsanız, ne mutlu size…

Uyanış da bir nevi yolda olma hali aslında. Yolculuğunuz boyunca attığınız her adımı kutsayın, onurlandırın. Unutmayın; hedefe ulaşanlar “uyanış yolculuğuna” bir süreç olarak bakanlar ve sabırla ilerleyenlerdir. Bu nedenle hayat, nerede durduğunuzla değil, bulunduğunuz yerden nereye baktığınızla alakalı daha çok…

  • Eski, size hizmet etmeyen, aksine sizi “birlik duygusundan” ayrıştıran düşünce kalıplarınıza hala sarılıyor musunuz ?
  • “Ben haklıyım”da ısrar ediyor musunuz?
  • Yoksa kendi inançlarınızla, düşüncelerinizle ve hislerinizle yarattığınız hayatın sorumluluğunu alıp konfor alanınızdan çıkmaya cesaret edebiliyor musunuz?

Üstat Ergün Arıkdal’dan bize dair bir yazı paylaşıyorum:

“Hep beraber, kendi kendimizi uyandırmak zorunda kalıyoruz. Belki de hiç uyandıramıyoruz bile. Bizi uyandırmak için hep beraber sarstıkları zaman, bir taraftan dönüp öbür tarafımıza yatıyoruz. Eğer solumuzda yatıyorsak, sarstıkları için kalkıp sağımıza dönüyoruz, tekrar yatıyoruz, sağımızdan kalkıp sırtüstü veya yüzükoyun yatarak, yine o uyuşukluğun, anlayışsızlığın bitli yorganına sarılıp yatıyoruz. Elbette ki o bitli yorganı üzerimizden atmanın zamanı gelecek ve atarken de çok özdeşleştiğimizi, çok benimsediğimizi, çok birlik ve beraberlikte olduğumuzu zannettiğimiz, ondan başka daha büyük hakikatler, realiteler olmadığı yanılgısına kapıldığımız birçok hususu, bir zaman gelecek ki ister istemez bırakmak, terk etmek zorunda kalacağız. Çünkü o artık ateşten bir gömlek haline gelecek. Bugün hepimiz ateşten gömlek içindeyiz. Bunun farkına varmamız lazım. Dünyanın bütün şartları, bütün kuralları, bütün şeraiti, bütün bilgisi artık insanları yakıyor. Bir ateşten gömlek gibi huzursuzluk, kaygı ve acı içinde kıvır kıvır kıvranıyoruz ve bunlara da kendi kafamızdan çeşitli kılıflar bulmaya çalışıyoruz.”

Peki ne yapacağız? Sn. Ergün Arıkdal aşağıda, kısa ve öz bir biçimde anlatıyor:

“Biliniz ki her anlayış değişikliği insanı yeniçağa götürür. Her anlayış değişikliği bakış açınızı değiştirir.”

Önce kendi hayatımızı, sonra da dünyayı inşa etme şeklimizi artık tekrar şekillendirme zamanı… Bu yolculuğunuzda size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrienne Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminerlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com e-posta adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek sevgiyle kalın…

Kaynak
Anadolu Misyonu – Ergün Arıkdal

İlginizi çekebilir: Hayatınızı değiştirmek için günlük pratik çalışmalar

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale