X

Gerçekleri saptırır mısınız?

Gerçek kelimesi sözlükte; “El ile tutulup göz ile görülecek biçimde tam anlamıyla var olan, varlığı hiçbir biçimde yadsınamayan bir durum, bir olgu, bir nesne ya da bir nitelik olarak var olan.veya “Kendisi gibi olan, aslına uygun bulunan, yapay olmayan. şeklinde ifade edilir. Peki, o zaman neden gerçeklik kişiden kişiye değişir?

Psikolojiniz sizi hayatta tutmaya çalışır

İnsan psikolojisi son derece komplike gözükse de, en temelinde sizi hayatta tutmak için uğraşır. Ve hayatta kalma mekanizmaları adeta bir parmak izi gibi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bazı insanlar hayatta kalabilmek adına gerçekliği saptırarak algılarlar. Kimi insanlar ise hayatla baş edebilmek uğruna, gerçekleri inandıkları ile değiştirirler. Ve sonuç olarak o el ile tutulup göz ile görülecek olan gerçeklik yavaş yavaş dönüşmeye başlar. Her ne kadar bu, beynin sizi hayatta tutmasına veya dönemsel olarak ayakta kalmanıza yardımcı olsa da, uzun vadede önlenemez bir şekilde algılarınızı bozmaya başlar.

Bir örnekle açıklayalım; geçmişinde çok fazla acı çeken, çok yoksul bir aileden gelen bir kişi, belki de hayatı boyunca maddiyatı mutlulukla eşleştirmiştir. İyi bir işe girip, yüksek bir maaş almaya başladığında, geçmişini inkar etmeye başlar. Böylelikle daha yüksek statülü arkadaş toplantılarına girmeye, daha klas ortamlarda boy göstermeye ve daha iyi okullarda çocuklarını okutmaya hak kazanır. Tüm bu sarmalın içindeyken ufak ufak geçmişinden, onu o yapan gerçeklikten uzaklaşmaya başlar. Hikayeler değişir. Geçmişe dair anıların üzeri kalın battaniyelerle örtülür. Ve kişi hem kendisine hem de çevresine yalanlar söylemeye başlar.

Kabul görülme ihtiyacı

Bu yalanlar, girdiği otama göre şekillenir. Kendi yalanına yavaş yavaş inanmaya başlar. Çünkü kendisini böyle “daha çok” kabul görmüş hisseder. İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri olan ve küçük yaşlarda tamamlanması gereken “kabul görme ihtiyacı”, belirli bir yaştan sonra ancak böyle karşılanılmaya başlanır.

Peki ya sonra?

En temelinde beyne, sahip olduğu donelerin doğru olmadığı sinyali verilmekte ve kısa süreli bir rahatlama yaratılmaktadır. Ancak uzun vadede parçaların yerine oturmaması, bazı sektelere yol açmaya başlar. Kişi kendisini hissetmesi gerektiği gibi hissedememeye başladığında artık yanardağ patlamıştır. Derinlerde bir şeyler eksiktir. O da, “gerçeklerdir.”

Doğru olmayan düşünceler kısa bir süre iyi hissettirse de, beyin bir süre sonra sağlıklı düşünmeye ihtiyaç duyar. Beynin ve kişinin psikolojisinin dönemsel iyileşmesi kalıcı bir iyileşme vaat etmez. Kalıcı iyileşme ancak gerçek duygular ve gerçek hislerle olur. Bu sebeple kişi kendi kendine kaldığında doğrulara geri dönmelidir ki bunun üzerine sağlıklı bir gelecek inşa edebilsin.

Aslında en temelde farklı bir persona ile hayata hazırlanmaya çalışan kişi, aynaya baktığında kendi personasına yabancılaşır. Bu yabancılaşma birçok psikolojik problemin başında gelir.

Yani dönemsel ve akut bir iyileşme daha büyük bir yıkıma, hatta belki de birçok akıl sağlığı problemine yol açar.

Doğrusu nedir?

Sağlıklı olan, kişinin uğruna yalan söylemek zorunda hissettiği “gerçekleri” fark edip bunları kabullenmesidir. Bunları neden saklamak zorunda hissettiğini araştırması, uğruna akıl sağlığını feda ettiği bu simülasyona neden bu denli ait olmaya çalıştığını anlamasıdır. Her ne kadar zor bir süreç olsa da, sonucunda “authenticity” denilen, kendine haslığı bulur. Benliğini bulan ve kendini tanıyan insan ise sağlıklı düşünerek, gerçekleri çarpıtmaktan vazgeçer.

İlginizi çekebilir: Yaş gruplarına göre çocuk yogası: 5-8 yaş

Andi Hodara: Andi Hodara, derece ile girdiği Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünden 2010 yılında mezun oldu. Bu süreçte psikoloji dersleri de alarak Evlilik ve Aile Danışmanlığı programını tamamladı. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde Film Çalışmaları Sertifika programını bitirdi. Mezun olduktan sonra çeşitli yayın kuruluşları ve uluslararası firmalarda editör, içerik üreticisi ve içerik yöneticisi olarak çalıştı. Daha sonra Boğaziçi Enstitüsü’nden Yaşam Koçluğu, Harvard Üniversitesi’nden Building Personal Resilience: Managing Anxiety and Mental Health; Kişisel Dayanıklılığı Oluşturma, Kaygı ve Zihinsel Sağlığı Yönetme eğitimlerini aldı. Halen düzenli olarak yaşam koçluğu teknikleri, yoga ve psikoloji alanında yazılar yazmakta ve önemli isimlerle röportaj yapmakta. Psikolojiye bir bütün olarak yaklaşan yazarımız, eğitimini aldığı psikolojik tekniklerden ve filmlerin büyülü dünyasından faydalanmaktadır. Kendisi aynı zamanda Uluslararası yin yoga eğitmeni, çocuk yogası eğitmeni ve Reiki uygulayıcısı olup, aile dizimi açmaktadır. Kendisini yinyoga.andi Instagram hesabından takip edebilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale