X

Genlere göre uyarlanan beslenme programının yararları

Aileden gelen genetik bir hastalık olduğunda, bu hastalığa yakalanmamak için çocukluktan itibaren düzenli olarak kontrole gidilir ve günlük hayatta gerekli önlemler alınır. Özellikle bazı hastalıklar, genlerden geçtiği için, genetik hastalıklara karşı daha korkuyla yaklaşılabilir. Uplifers olarak, neden insanların DNA’sına göre verilen beslenme programlarının daha yararlı ve etkili olduğunu sizler için derledik.

Toronto Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre, bireylerin genlerine göre hazırlanan beslenme programları yeme alışkanlıklarını olumlu olarak değiştiriyor.

Neden bazı yemeklerin insanları farklı etkilediğini araştıran bir programın, proje yöneticisi Ahmed El-Sohemy, bu gizemi çözmek için bir araştırma yapıyor. El-Sohemy araştırmalarında doktorların bireylerin genlerine göre beslenme programı yazmasını istiyor. Araştırmaya başlanmadan önce, 138 katılımcının, günlük kafein, sodyum, C vitamini ve şeker tüketimi kayıt altına alınıyor. Daha sonra 138 katılımcı iki gruba ayrılıyor. Bir gruba DNA’larına uygun diyet programı yazılıyor, diğer gruba ise herkese verilen standart beslenme programı.

Araştırma sonucu

Araştırmanın sonucuna göre, DNA’sına uygun diyet programı yapmış bireylerin vücudunun hastalıklara karşı direnci üçüncü aydan itibaren artıyor. Birinci yılın sonunda ise, var olan hastalıkların etkileri azalıyor ve daha sağlıklı bireyler haline geliyorlar.

Bu yüzden, eğer yaptığınız beslenme programını hayatınıza uygulamakta veya etkilerini görmekte sıkıntı yaşıyorsanız, doktorunuzdan genetik test yapmasını isteyebilirsiniz. Genetik olarak gelen hastalıkları engelleyemezsiniz, fakat durumun farkında olup, hayatınızı ona göre adapte etmek sağlığınızı kontrol etmenize yardımcı olabilir.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale