X

Gen anahtarları: Kendiniz olmak için aradığınız cevaplar burada

Uzun zamandır sizlere Human Design üzerinden ışık tutmaya çalışıyor ve kendiniz olma sanatını icra etmenize yönelik kendi deneyimlerimi paylaşıyorum. Human Design birçok kadim öğretinin senteziyle oluşsa da bizi 64 kapı ve 6 çizgi üzerinden I-Ching bilgeliğine uyandırır. Bu bilgeliğe uyanmak için Human Design meşakkatli ve uzun bir yolculuğu gerektirir çünkü kendin olma sanatı ustalık gerektirir.

I-Ching bilgeliği nedir?

Yaklaşık 5.000 yıl önce Tao felsefesinin doğuş metinlerini oluşturan en eski kadim kehanet kitabı “değişimler” kitabı olarak bilinen I-Ching, kişinin ve evrenin ying ve yang enerjisine göre bilgileri açığa çıkarır.

Asırlardır bir kehanet ve bilicilik yöntemi olarak kullanılan bu kitap kısa ve kinayeli metinlerden oluşmaktadır. Geçmişte 64 tane çubukla ya da bozuk paralarla bilginin enerji metnine ulaşma kolaylığı sunar. Hiçbir şey vadetmeden sadece sorulan sorunun cevabını verir. “Bugün kardeşimle görüşmeli miyim?” I-Ching’e sorulabilecek bir sorudur. Aslında konu kısıtlaması olmadan her şey sorulabilir. Nasıl bir soru sorulursa sorulsun I-Ching kişinin enerjisine uygun bir cevap verir. Eğer dalga geçerek bir soru sorulursa onun için bile I-Ching’in bir cevabı vardır. Bu eski bilicilik kitabı gelişen ve modernleşen dünyada insan hücrelerindeki dahiliğin, yani yaratıcı kehanetin aslında DNA’dan gelen bir deha ile eş değer olduğunu gösteriyor. Bu da bize bir kez daha Human Design’ın kendin olma sanatında ustalaşmamıza nasıl eşlik ettiğinin önemli bir yönünü gösteriyor.

Yaklaşık 2008 yılından bu yana Human Design ile ilgileniyorum ve 6 yıldır Human Design eğitimleri ve danışmanlık hizmetleri veriyorum. Ancak kendin olma sanatında usta sayısının yetersizliğini gördükçe kendi DNA kodlarıma bir soru sordum: “Eksik olan ne?” Çok geçmeden cevap geldi: “Gen anahtarları.” Bu cevap eksik olana değil, 64 kapı ve çizginin anlaşılmasının önündeki engelin cevabı oldu. Çünkü Human Design’da 64 kapı çok merak edilen, ancak akılla değerlendirildiği için kafa karıştıran bir konuydu ve bunun nasıl içselleştirilebileceğinin pratik bir yolunu bulamıyordum ki şükürler olsun buldum.

Gen anahtarları, Human Design 64 kapı ve 6 çizgi kitabını yazan Richard Ruud tarafından geliştirilen bir sistem. 64 gen anahtarı ve 6 çizgisiyle DNA kodlarımızı ve amino asitleri muhteşem bir dille aktarmanın yanı sıra, “tefekkür sanatı” ile bedenimizdeki genetik kodların her birine direkt ulaşmamıza olanak sunuyor.

Human Design bilgilerinizi pekiştirmek ve içselleştirmek için önerim, gen anahtarlarını da eklemeniz ve tefekkür ederek kendinize yepyeni bir alan açmanız. Hem yepyeni bir alan hem kendi bedeninizde yaşamın ve evrenin rengarenk varoluş anlayışıyla kendin olma sanatının ustası olabilirsiniz.

Uzun zamandır eğitimlerini almaya ve kitaplarını okumaya çalıştığım Gen Anahtarları Türkiye ailesinin bir parçası olarak artık rehberlik etmeye hazırım.

Çok yakında “Tefekkür sanatı” e-kitabını sizlerle paylaşacağız. Ve yine çok yakında https://genekeys.com adresinde Türkçe yayına başlayacağız. Şimdilerde Tefekkür sanatı ve 64 gen anahtarı atölyelerine katılabilirsiniz.

Tüm bu duyurular ve yayınlar için @nalan_kahraman Instagram hesabını ve https://t.me/HumanDizayn Telegram grubunu takip edebilirsiniz.

Kendin olma sanatıyla kendi filminin, müziğinin, kitabının veya resminin sanatçısı olabilirsin. İhtiyacın olan tek şey DNA’nda var olan bilgeliğe kendi tefekkür sanatınla dahil olmak…

Sevgiler…

İlginizi çekebilir: Kendini ifade etmek: “Bir” enerjisini hayatınıza davet edin

Nalan Kahraman: Merhaba, Ben kimim? – Neden varım? – Önemli olan akıllı olmaksa hissettiklerim niye var? türünden bitmek bilmeyen sorularımın cevaplarını 2008 yılında tanıştığım Human Design sisteminde bulmaya başladım. Tam bir adanmışlıkla sistemi öğrenme yolculuğuna adım atarak 2018 yılında Uluslararası Human Design okulundan mezun oldum. 3 yıldır Human Design okulundan aldığım profesyonellik lisansımla online Human Design eğitimleri ile “Zihni Anlamak” üzerine atölyeler düzenliyorum. Yaşam deneyimlerimle edindiğim kazanımları sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum. Aynı zamanda “EUREKA Yorumunu değiştir hayatın değişsin” kitabının yazarıyım ve yeni kitaplarım yolda. Kendini bilmek üzerine yola çıkanlar için elimden ne geliyorsa…

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale