X

Geleneksel yöntemlerle yaşam alanlarını düzenli ve temiz tutmakta zorlananlar için yaratıcı çözümler

Kabul edelim hepimiz her daim mis gibi kokan, derli toplu, düzenli ve temiz yaşam alanlarına sahip olmayı arzuluyoruz. Ancak, bunu yapacak zaman ve enerjiyi her zaman bulamıyoruz ve evimizi temiz ve düzenli tutmak bazen zorlayıcı olabiliyor, özellikle de geleneksel yöntemler bize hitap etmiyorsa… Neyse ki keşfedilmeyi bekleyen etkili ve pratik pek çok temizlik ve düzen yöntemi var. Üstelik, her biri farklı ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına uyarlanabilecek özelliklere sahip.

Siz de modern yaşamın temposu içerisinde çok fazla zaman ve enerji harcamadan yaşam alanlarınızın bakımını sürdürmek istiyorsanız ve yoğunluk nedeniyle evdeki düzen ve temizliği bir türlü istediğiniz gibi sağlayamadığınızı düşünüyorsanız işte keşfetmeniz gereken yöntemler:

12-12-12 Yöntemi

Her gün ilgilenebileceğiniz 12 eşya bulabilir misiniz? Peki ya 24 ya da 36? Biraz derin düşünürseniz bizce bulabilirsiniz. 12-12-12 yöntemi, yaşam alanlarını düzenlemek için en etkili ve basit tekniklerden biri. Bu teknikte yapmanız gereken şey, her gün bağışlanacak 12 eşyayı bulmak, işe yaramayan, bozuk, kırık ve benzeri 12 eşyayı atmak veya geri dönüşüme götürmek ve 12 eşyayı kendi yerine koymak (muhtemelen ait olmadığı yerde duran, hatta evin en alakasız köşelerinde takılan pek çok eşya vardır 🙂 ) 12, üzerine düşünmek ve çalışmak için ideal bir sayı; çünkü ulaşılabilir hissettirecek kadar küçük, ancak ‘biraz meydan okuma’ sunacak kadar da büyük. İlk başta eşyaları kolayca belirleyebilirsiniz, 12’ye yaklaştıkça biraz işler zorlaşabilir ama pes etmeyin. Bu şekilde küçük ama düzenli adımlarla, zaman içerisinde büyük bir fark yaratabilirsiniz. Örneğin, bir gün boyunca mutfakta kullanılmayan eşyaları belirleyip bu yöntemi uygulayarak mutfak dolaplarınızın daha düzenli olmasını sağlayabilirsiniz. İhtiyacınız oldukça uygulamaya devam edebilirsiniz.

Peter Walsh Metodu

Peter Walsh, kelimenin tam anlamıyla bir ‘düzen gurusu’ ve Let It Go: Downsizing Your Way to a Richer, Happier Life kitabının da yazarı. Harika bir tekniği var. Peter Walsh, eşyalardan çok anılara değer verilmesi gerektiğini savunuyor. Kullanılmayan ama duygusal değeri olan eşyalar yerine bu eşyaların fotoğraflarının saklanmasını öneriyor. Bu yöntemle, evinizdeki fazlalıklardan kurtulurken, anılarınızı da koruyabilirsiniz. Örneğin, eski kıyafetlerinizi bağışlamadan önce, bu kıyafetlerin fotoğraflarını çekip saklayarak, hem dolabınızı boşaltabilir hem de bu kıyafetlere ait anılarınızı kaybetmeden saklayabilirsiniz. Bu yöntem, özellikle anıları saklamak isteyen ama fazla eşya biriktirmek istemeyenler için ideal olabilir. Üstelik uygulaması da çok keyifli. Bunu nostaljik bir aktiviteye çevirip sevdiklerinizle birlikte de uygulayabilirsiniz.

‘Clutterbug’ Yöntemi

Clutterbug kavramını ‘düzen böceği’ olarak Türkçe’ye çevirebiliriz. Bu yaklaşım, insanların dört farklı düzenleme stiline sahip olduğunu belirtiyor: Kelebek (butterfly), çekirge (cricket), uğur böceği (ladybug) ve arı (bee). Bu stiller, kişilerin eşyaları nasıl düzenlediğini ve sakladığını tanımlıyor. Sizce siz hangisisiniz?

  • Kelebekler: Görsel olarak düzenli alanları severler ve açık raflar kullanırlar.
  • Çekirgeler: Detaylı ve gizli saklama alanlarını tercih ederler.
  • Uğur böcekleri: Düzenli ve etiketlenmiş kutuları kullanmayı severler.
  • Arılar: Minimalist bir yaklaşımla sadece gerekli olan eşyaları saklarlar.

Bu yöntemi uygulamak için, öncelikle hangi düzenleme stiline sahip olduğunuzu belirleyin ve ardından evinizi bu stil doğrultusunda düzenlemeye başlayın. Örneğin, bir kelebek iseniz, açık raflar ve sepetler kullanarak eşyalarınızı düzenleyebilirsiniz.

Becker Metodu

Becoming Minimalist blog yazarlarından ve profesyonel bir düzenlik ustası olan Joshua Becker’ın metodu ile evinizde hayalini kurduğunuz düzeni kolayca sağlayabilirsiniz. Becker metodu, minimalist bir yaklaşımı benimseyerek gereksiz eşyaların hayatımızdan çıkarılması gerektiğini savunuyor ve 7 adımlı bir aksiyon planı öneriyor:

  • Küçük ve kolay organize edilebilir bir alan seçerek başlayın.
  • Tek seferde sadece bir odayı veya alanı hedefleyin.
  • Düzenleme için belirli bir zaman dilimi ayırın.
  • Eşyalarınızı kategorilere ayırın, böylece hangi eşyalara gerçekten ihtiyacınız olduğunu daha net görebilirsiniz.
  • Her eşyayı değerlendirirken, “Bunu gerçekten kullanıyor muyum?” veya “Bu eşya bana mutluluk veriyor mu?” gibi sorular sorun.
  • Düzenleme sürecini periyodik olarak tekrarlayın.
  • Kullanmadığınız eşyaları bağışlayarak hem evinizi düzenli tutun hem de başkalarına yardım edin.

KonMari

Düzenleme ustası Marie Kondo, KonMari metoduyla eşyaların mutluluk verip vermediğine odaklanıyor. Bu yöntemde, her eşyanızı elinize alıp, size mutluluk verip vermediğini düşünmeniz gerekiyor. Mutluluk vermeyen eşyalarla vedalaştığınızda kalan eşyaları düzenli bir şekilde saklamak çok daha kolay olacaktır. Özellikle kitaplık, gardırop gibi alanlarda çok etkili olabilir.

Kayak Pisti (The Ski-Slope) Metodu

Kayak pisti metodu, dağınık alanları büyükten küçüğe doğru temizlemeyi öneriyor. İlk olarak, büyük eşyaları ve çöpleri ortadan kaldırın, ardından daha küçük eşyalarla devam edin. Bu yöntem, özellikle çok dağınık alanlarda etkili olabilir. Örneğin, oturma odanızı düzenlerken, önce büyük mobilyaları ve çöpleri kaldırarak başlayabilir, ardından daha küçük eşyaları yerine koyarak devam edebilirsiniz. Evde bir kutlama yaptıysanız hızlıca ortalığı toparlamak için The Ski-Slope en etkili tekniklerden biri olabilir.

20/20 Kuralı

Evinizde gereksiz olduğunu düşündüğünüz ama bir gün kullanırım ya da ya lazım olursa diyerek tuttuğunuz küçük küçük olmalarına rağmen artık büyük bir yığına dönmüş eşya toplulukları varsa, 20/20 kuralı tam size göre olabilir.  20/20 kuralı, bir eşya 20 dakika içinde 20 dolar veya daha az bir maliyetle yerine konabilecekse o eşyayı elden çıkarmayı savunuyor. Elbette ki 20 dolar, tekniğin orijinalinde geçtiği için birebir aynı hesabı yapmak zor. Ancak siz kendinize göre makul bir fiyata göre bu rakamı sabitleyebilirsiniz. Örneğin, sayısız şarj başlıkları, usb kabloları ya da her boyu olan rende, elden çıkarılması gerekenler arasında bu kurala uyuyor olabilir.

Proje 333

Muhtemelen daha önce duyduğunuz ve belki de birkaç kez denediğiniz ya da denemeye çalıştığınız bir düzenleme ve sadeleşme tekniği: Project 333. Bu yöntem, her üç ayda bir, sadece 33 parçadan oluşan bir gardırop kullanmayı öneriyor. Böylelikle gardırobunuzu sadeleştirerek, daha az eşya ile daha fazla kombin yapabilirsiniz. Örneğin, her sezon başında 33 parçadan oluşan mevsimlik bir gardırop düzenlemek, size bolca zaman ve enerji kazandıracaktır.

365 Daha Az Şey Tekniği

‘365 Less Things’ metodu, her gün bir eşya azaltmayı hedefliyor. Yıl boyunca her gün bir eşya hayatınızdan çıkardığınızda, yıl sonunda 365 eşya eksilmiş olacak. Bu metot, sürekli olarak fazlalıklardan kurtulmayı ve evinizi daha düzenli hale getirmeyi amaçlıyor. Örneğin, her gün gardırobunuzda bir kıyafet seçip bu kıyafeti bağışlayarak ya da geri dönüştürerek, dolabınızda yer açabilirsiniz.

Organizasyon Üçgeni (The Organizational Triangle)

Organizasyon Üçgeni, her eşyanın bir yeri, her yerin bir amacı ve her amacın bir zamanı olması gerektiğini savunuyor. Yani yer, amaç ve zaman köşelerinden oluşan bir üçgen gibi düşünebilirsiniz. Böylece eşyalarınızı düzenlerken mantıklı bir sistem kurabilir, zaman ve enerji tasarrufu sağlayacak düzenlemelerle eşyalarınızı kullanırken kendinize büyük kolaylık sağlayabilirsiniz. Örneğin, mutfakta sık kullandığınız eşyaları hemen elinizin altında, ilk çekmecede ya da en yakın dolapta, az kullandığınız eşyaları ise ulaşılması daha zor yerlerde saklayabilirsiniz, üst raflar, merdiven kullanmanızı gerektiren yüksekteki dolaplar gibi. Bu sayede neyin nerede olduğunu düşünürken ya da ararken kaybedeceğiniz zamanı da baştan engelleyebilirsiniz.

Beş Saniye Kuralı (The Five-Second Rule)

Beş saniye kuralı, bir eşyanın yerini değiştirmek beş saniyeden kısa sürüyorsa, hemen yapmanız gerektiğini savunuyor. Bu yöntem, küçük adımlarla sürekli olarak düzeni sağlamanıza yardımcı olabilir. Örneğin, elinizdeki dikiş makasını gidip dikiş kutusunun içerisine koymak 5 saniye sürüyorsa bunu hemen o an yaparak olası dağınıklıkların önüne geçebilirsiniz. Bu kuralı tüm aile üyeleriyle paylaşmanızda da fayda var. Çünkü klişe ama doğru; herkes aldığını, aldığı yere koyarsa, dağınıklık olmaz…

Gizli Oda (Secret Room) Yöntemi

Friends fanlarını bir adım öne alalım 🙂 Monica’nın gizli dolabını hatırladınız mı, hani şu her şeyin çok düzenli olduğu evde, tüm gereksiz ve fazla eşyalarını dev bir yığın halinde tuttuğu ve kapısını kilitlediği o dolap? Hemen kısa bir hatırlatma için:

İşte Secret Room Yöntemi de tam olarak bunu anlatıyor. Bu yöntem eşyalarınızı saklamak için bir odayı veya alanı kullanmanızı öneriyor. Böylelikle göz önünde olmayan eşyalarınızı daha düzenli bir şekilde muhafaza edebilir ve diğer yaşam alanlarını daha düzenli tutabilirsiniz. Örneğin, kullanılmayan bir odayı depo olarak kullanarak, sık kullanmadığınız eşyaları burada saklayabilirsiniz.

Paketleme Tekniği (Throw a Packing Party)

Paketleme partisi, tüm eşyalarınızı kutulara koyup, sadece ihtiyaç duyduklarınızı geri çıkarmanız gerektiğini savunuyor. Bu yöntem, gerçekten ihtiyaç duyduğunuz eşyaları belirlemenize yardımcı olabilir. Örneğin, bir hafta boyunca kutuda bıraktığınız eşyaların çoğunu kullanmadığınızı fark ederseniz, bu eşyaları elden çıkarabilirsiniz. Bunu dilerseniz farklı yaşam alanları için deneyebilirsiniz, önce mutfak, daha sonra salon veya gardırop gibi kullanmadığınızı düşündüğünüz eşyaları kutulara kaldırarak onlara gerçekten ihtiyacınız oluyor mu olmuyor mu bunu görebilirsiniz. Ve muhtemelen evinizdeki sadeleşme kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacağı için kutulardaki eşyaları bir daha geri yerleştirmek istemeyeceksiniz…

Öncesi ve Sonrası Tekniği

Aslında adından anlaşılacağı üzere bu teknik, düzenleme yapmadan önce ve sonra düzenlediğiniz alanın fotoğrafını çekmeyi öneriyor. Böylece nasıl bir ilerleme kaydettiğinizi görselleştirerek somutlaştırabilir, gördükçe kendinizi motive etmeye devam edebilirsiniz. Değişimin ne kadar büyük olduğunu gördüğünüzde daha düzenli olmak için içsel bir dürtü hissedebilirsiniz.

Hangi yöntemlerin sizin için en uygun olduğunu belirleyerek, temizlik sürecini daha verimli ve sürdürülebilir hale getirebilirsiniz. Bizce her biri denemeye değer!

Kaynak: Becomingminimalist, lifehacker, apartmenttherapy

İlginizi çekebilir: Japandi: Japon minimalizmi ve İskandinav estetiğinin mükemmel uyumu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.

Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş

Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası

Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.

Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale