X

Geleceğe ışık tutan 9 teknolojik gelişme

Teknolojik buluşlar yaşadığımız dünyayı her gün değiştiriyor. Aşağıdaki liste 2013 Haziran’ında yapılan akıl almaz teknolojik buluşları kapsıyor. Fizikten biyolojiye ve tıpa kadar birçok alana değen aşağıdaki buluşlar herkesin dikkatini çekebilir. Bu buluşlar beraberinde sayısız bilimsel gelişmeyi de getiriyor ve bunlar hayatlarımızı daha iyi hale getirmek açısından gün be gün gelişme sağlayabilecek başka buluşlar ve bilimsel açıklamalara ışık tutabilecek alt yapıları oluşturabilir.

1. Kardiyak MR’ı

Kalp rahatsızlıklarının giderilmesinde ciddi gelişmeler yaşanabilir

Antrasiklin’ler kemoterapinin etkili bir biçimde yürütülmesini sağlıyorlar. Ancak bu tedavi yönteminin uygulandığı çocuklarda ciddi bir yan etkiye sahip olduğu biliniyor. Bu tedaviye maruz kalan çocukların kalpleri zarar görüyor ve ultrasonla görüntülemede çocukların kalplerinin zarar gördüğü kısım bazen yıllar sonra fark edilebiliyor. Bu zamana kadar kap yeteri kadar zarar görmüş oluyor.

Ancak yeni ortaya çıkan bir teknik sayesinde, T1 MRI denilen cihaz sayesinde, çocukların kalplerinin zarar gören çok daha etkili bir biçimde ve hızlıca ortaya çıkarılabilecek. Bu gelişme, çocukların kalp hastalıklarında daha kolay ve hızlı müdahale etmeyi mümkün kılacak.

2. Etkili elektrolizler

Etkili ve verimli alternatif yakıt bulma konusunda yapılan çalışmalarda yeni gelimeler yaşanıyor. Araştırmacılar deniz suyundan hidrojen yakıtı elde etmenin yöntemlerini arıyorlar. Australian Research Council Centre of Excellence for Electromaterials Science’ta çalışan ekip, okyanus suyundan az miktarda enerji elde edebilmek için bir katalizör geliştirdiler.

Şimdiye kadar yapılmış olanların aksine bu katalizör, deniz suyunun daha ucuz bir maliyetle ve daha fazla enerji, üretecek şekilde değerlendirilmesini sağlayabilir. Bu etkili ve yöntem sayesinde hidrojen enerjisi üretiminin maliyeti düşebilir ve gelecekte enerji piyasasında ciddi bir rekabetin doğmasını sağlayabilir.

3. Küçük pil

Harvard ve Illinois Üniversitelerinde çalışma yapan araştırmacılar, kum tanelerinden daha küçük lityum iyon pili icat ettiklerini duyurdular. Bu cihaz sayısız alanda kullanıma müsait bir profil çiziyor.

4. Biyoteknik beden parçaları

Duke Üniversitesi’ndeki bir grup doktor, ilk defa biyoteknik bir damarı yaşayan bir hastaya naklettiler. Biyomühendisliğin gelişim seyri içerisinde bu anlamda bir gelişme ilk defa yaşandı. Sürecin başarıyla tamamlanması sayesinde, biyomühendisliğin gelecekte tıpta daha fazla kullanılması gündeme geliyor. Doktorlar, özellikle kalp hastalıkları konusunda ciddi ilerlemeler kaydedilebileceğini ifade ediyorlar.

5. 4 tanecik partikülü

Evrenin ortaya çıkışıyla alakalı teoriler geliştiriliyor

Evrenin nasıl ortaya çıktığı konusunda yapılan araştırmalar kapsamında, partiküllerin 4 taneciğe sahip oldukları ortaya çıkarıldı. Bilim adamlarına göre, henüz net bir şey ortaya konmasa da, 4 tanecikli partikülün biliniyor olması sayesinde, evrenin ortaya çıkışıyla alakalı olarak yeni teoriler ve açıklamalar yapılabilecek. Geçmişte yapılan teorilerin 2 ya da 3 tanecikli partiküller üzerinden yapıldığını biliyor olmamız, bunun ciddi bir gelişme olduğunu ortaya koyuyor.

6. Alternatif yakıt mikropları

Yüksek verimli ve düşük maliyetli yakıtları elde etmenin oksijen kadar kolay olduğunu hayal edin. Amerikan Enerji Bakanlığı ve Duke Üniversitesi araştırmacıları sayesinde ortaya çıkarılan mikroorganizma bu hayali gerçekleştirebilecek gibi görünüyor. Son yıllarda alternatif enerji konusunda ciddi gelişmeler yaşandı. Ancak ortaya çıkarılan yeni metotların kullanımı çok elverişli görünmüyordu. En son ortaya çıkan gelime sayesinde, güneş enerjisinden çevreye zarar vermeyecek şekilde faydalanılabilecek.

7. Gümüşün tıbbi faydaları

Boston Üniversitesi’ndeki araştırmacılar gümüşün antibiyotiklerde kullanımıyla alakalı bir araştırma yayınladılar. Uzun zamandan beri gümüşün antimikrobik özellikleri biliniyordu. Ancak son gelişmeyle birlikte bilim insanları, antibiyotiklerin daha da geliştirilebileceğini keşfettiler. Bu gelişmeyle beraber, gümüşün medikal anlamda kullanımının yaygınlaşacağı tahmin ediliyor.

8. Görme engelliler için biyonik göz

Biyonik göz, görme engelini ortadan kaldırabilir

İlk biyonik göz Avusturalyalı tasarımcılar tarafından geliştirildi. Kişinin kemiğine monte edilen bir çip ve ona bağlı olan bir kameranın gözlüklere yerleştirilmesi sayesinde çalıştırılıyor. Şimdilik sadece genel hatlarıyla bir görme sağlasa da, biyonik göz gelecek açısından umut vadediyor. Ayrıca gözlüğün daha kolay kullanımı konusunda da birçok gelişmeye ihtiyaç var.

9. Kansere karşı bağışıklık

Rochester Üniversitesi’nde yayınlanan bir çalışma, çıplak farelerin kansere karşı bağışıklık kazanmasını sağlayan bir mekanizmayı ortaya atıyor. Bu küçük yeraltı hayvanlarının kansere karşı bağışıkları olabilir. Eğer bilim insanları bu mekanizmayı yeterince analiz edebilirse, gelecekte kanserle mücadele konusunda ciddi gelişmelere tanık olabiliriz.

Kaynak:
Listverse

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Hayatınıza renk ve kolaylık katacak icatlar

Giyilebilir teknolojiler günlük yaşamımızı ne kadar değiştirebilir?

Geçmişten günümüze yaşamlarımızdaki teknolojik değişimler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale