X

Food Fashionista’nın yeni keşfi: 240 Derece Ekmek

Gıda sektöründe son zamanların trendi nedir diye sorsam hepinizden aynı cevabı alacağıma eminim: En sağlıklısı, en doğalı, en organiği. Sebze, meyve, soğuk içeçekler, süt, peynir, tavuk,yumurta..vb  derken tabi ki soframızın baş tacı ‘ekmek’ de bu listeye eklenenlerden. Aslında bana sorarsanız bu ekmek olayı, doğal gıda trendinin öncülerinden. Çünkü hatırlarsanız yıllar önce bunların hiçbiri yokken ekmek yapma makineleri çıkmış ve biz de ekmeğimizi evde yapma hevesiyle yanıp tutuşmuştuk. Ben de bunlardan biriyken, sonra ne oldu bilmiyorum ama ben de bıraktım 🙂

Sizi bilmem ama ben ekmeğe düşkün olanlardanım. Kimisi hiç eksikliğini hissetmez ya, nasıl hissetmez onu da anlamam:) Hele böle ekşi mayalısı, kuruyemişlisi, zeytinlisi, cevizlisi, üzümlüsü ba-yı-lı-rım! Onun için bugün size gerçekten ama gerçekten doğal (doğal sandıklarınızın çoğu karışımlardan oluşuyor, alırken iyice sorgulayın veya paketlerin üzerini dikkatlice okuyun) olan bir ekmek üreticisi ile tanıştırmak istiyorum: 240 Derece Ekmek.

İlgili yazı: Food Fashionista Türkiye’nin en genç Çay Uzmanı Ece Erel’le çay hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdi

240 Derece Ekmek

Öncelikle 240 Derece Ekmek’in yaratıcıları kimdir? Sizi bir tanıyalım.

240 Derece’nin yaratıcıları Metin Haras ve Cem Melek yani iki çocukluk arkadaşı. Metin ve Cem küçüklükleri aynı arkadaş ortamında geçti. Metin üniversiteyi Amerika’da Gıda Pazarlama üzerine okumayı tercih ederken, Cem İTÜ’de Tekstil Mühendisliği okudu. Metin, Amerika’dan dönünce Türkiye’de eksikliğini hissettikleri gerçek ve doğal ekmek üzerine yoğunlaştılar. Türkiye’deki sağlıklı beslenme eksikliğinden, dengeli beslenme bilincini olabildiğince büyük kitlelere nasıl ulaştırabileceklerini düşünüp 240 Derece’nin konseptini hayata geçirdiler.

240 derece ismi nereden geliyor?

Ekmeklerimiz 240 derecede piştiği için markamıza bu ismi koymaya karar verdik. Bizce hem sıcak bir isim, hem de yaptığımız işle bağlantılı. İnsanlar tarafından beğenildi.

Ekmeklerinizin özelliği/ özellikleri nedir?

240 derece ekmekleri sadece 240 derecenin yıllanmış özel ekşi mayasıyla üretiliyor.

240 derece ekmekleri sadece 240 derecenin yıllanmış özel ekşi mayasıyla üretiliyor. Ekmeklerimiz, üretilmeye başlandıktan 32 saat gibi uzun bir mayalanma prosesinden geçtikten sonra fırına veriyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmadan, en doğal malzemelerle üretiyoruz.

Marketten aldığımız paketli, sağlıklı, tam buğday..vb ekmeklerden farkınız nelerdir?

Ekşi maya, hamur içerisindeki glutenin en zararsız biçimde işlenmesini sağlıyor. Böylelikle gerçek ve sağlıklı ekmek elde ediliyor. 240 Derece ekmeklerinin glisemik indeksi düşüktür, kan şekerini ani yükseltmez ve uzun süre tokluk sağlar. İçerdiği lifler, mineral ve vitaminler açısından oldukça zengindir. Bu nedenle ekşi mayalı ekmekler sindirim sistemimize dost diyebiliriz. Diyet yapanlar ve diyabetliler; özellikle yüzde 100 tam buğday, yüzde 100 tam çavdar, cevizli tam buğday, çok tahıllı ekmeklerimizi rahatlıkla tüketebilirler.

Nerelere dağıtım yapıyorsunuz?

Öncelikle Türkiye’nin her yerine kargo ile gönderim yapıyoruz. İstanbul ve Ankara’nın çoğu bölgesine kendi araçlarımızla siparişleri ertesi gün ücretsiz teslim ediyoruz. İstanbul dışındaki şehirlere ise ekmekleri yine ertesi gün kargo ile ulaştırıyoruz.

Mis gibi ev yapımı enginarımın yanına 240 Derece ekmeklerim yakışır.

240 Derece Ekmek ekibi, işlerini gerçekten özenle yapanlardan. Ekmekleri tazecik, özel saklama kılıfı ile birlikte gönderiliyor ve gerçekten tok tutma etkisi oldukça yüksek. Ben devamlı müşterilerinden biri oldum bile. Artık gerisi sizde, benden önermesi, sizden denemesi…

240 Derece Ekmek’le ilgili daha detaylı bilgi almak için web sitesini, Facebook ve Instagram hesabını takip edebilirsiniz.

Sevgiler;

Merve Hatipoğlu: Ekonomi okuyup bundan hiç de keyif almadığımı anladığım anda,rotayı sevdiğimi düşüneceğim ‘markalar’ dünyasına çevirip Ingiletere’de yüksek lisansımı tamamlayıp, bu dünyaya adım attım. Şans o ki, yemek yemeye bayılan, yeni lezzetler keşfetmekten hoşlanan ben; ilk işimde ve devamında hep gıda ürünlerinin gelişim ve pazarlama stratejisini yapma şansına sahip olup, hobimi işime çevirmiş oldum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale