X

Feng Shui ve BaZi ile yaşam kalitenizi artırın

“Hayat, devamlı değişen doğal olguların zinciridir” demiş Lao Tzu.

Evet, değişim ve dönüşüm bütün yaşam döngüsünün en belirgin özelliğidir. Bunu en çok da doğada gözlemlemek mümkündür. Mevsimler gelir geçer, gündüzden geceye günler akar gider, her canlı kendi ritminde büyür, gelişir ve dönüşür. Bu doğanın kaçınılmaz ve tek sabit kuralıdır.

Çin metafizik bilimi, 5 elemente dayanır ve bu teoriye göre de evrendeki tüm maddeler 5 elementten oluşmaktadır. Bunlar, ateş, toprak, metal, su ve ağaçtır. Bu elementlerin aslında doğadaki somut görünümlerinin dışında farklı karşılıkları da bulunmaktadır. Beş element bir yandan duygularımıza, duyularımıza, tatlara, organlarımıza karşılık gelirken, diğer yandan yönler, renkler, şekiller gibi sayısız farklı kavramları da içinde bulundurur. İşte bu yüzden, yaşamımızda her gün hissettiğimiz, gördüğümüz veya deneyimlediğimiz şeylere de derinlik, anlam ve somutluk katar.

Bu 5 element teorisini kullanan Feng Shui ve BaZi; kişiye, yaşam içinde ilerlerken yol gösterici bir harita olur. Biz buna yol haritası da deriz. Elementleri, Feng Shui’de fiziksel ortamımızı enerjisel boyutta tanımlamak için, BaZi’de ise kendimizi ve başkalarını anlamak, bilmek için kullanırız. Elementler her zaman kendi içinde, döngüsel bir şekilde hareket eder ve tekrarlayan bir akış içindedir. Burada önemli olan elementlerin bu dansına, bu ritmine aynı doğadaki gibi ayak uydurmaktır. Kendi ritmimizi bulduğumuzda dengeli hisseder, hayatın getirebileceği değişim ve belirsizlikler karşısında ise hazır hissederiz.

Klasik Feng Shui ve BaZi, hayattaki yolculuğumuzda, ritmini anlamamıza yardımcı olabilecek harika araçlardır. Fiziksel çevremizle, diğer insanlarla ve kendimizle ilişkimizi çözerek, potansiyelimizi bilerek hareket etmemizi sağlarlar.

BaZi dediğimiz 4 Sütun Analizi, kişinin doğum tarihi bilgisini element bilgisine dönüştürerek ve elementler arasındaki ilişkilere bakarak kendisi ve etrafındaki insanlar ile daha anlamlı bir bağlantı kurabilmesi için yapıcı bir yol sunar. Karakterimiz, yeteneklerimiz, potansiyelimiz, hayatımızdaki kişilerle ilişkilerimiz, güçlü ve zayıf yanlarımız, kariyerimiz elementler arasındaki ilişkiler ile ortaya çıkar. Kişinin kendisini bu yönden bilmesi, daha iyi anlaması, ihtiyaçlarını belirlemesi, yola bilinçli olarak çıkması açısından çok önemlidir. Bu sayede kendi potansiyelini keşfeden kişi isabetli adımlar atarak hayatta çok daha rahat ilerler.

Feng Shui ise bizim yaşam alanımızdaki, fiziksel ortamımızdaki enerjileri anlamamızı sağlar. Keyifli ve huzurlu bir yaşam için, yaşam ve çalışma alanlarımızda enerji akışının dengeli olması gerekir. Feng Shui, mekânlarımızdaki bu enerji akışını dengeleyerek, bizleri bu mekânlarla uyumlu hale getirerek, hayatımızın, ilişkiler, sağlık, kariyer ve para gibi farklı yönlerini destekleyen bir harita sunar. Burada amaç, yaşamdaki kişisel ve mesleki hedefimizi belirlerken, çevremizde var olan iyi enerjileri saptayıp kullanmak, olumsuz enerjileri ise uzak tutmaktır. Bunu “Doğanın matematiğini lehimize kullanmak” diye de açıklayabiliriz.

Feng Shui ile uyumlu bir mekan, yaşam kalitemizi artırır ve iç huzurumuzu bulmamızda da anahtar rol oynar. Özetle; Feng Shui ve BaZi gibi iki değerli hazineyi kullanarak evrenin, yaşam oyununda bize dağıttığı kartların neler olduğunu görebilir, attığımız her adımda zamanlamanın ne kadar önemli olduğunu anlayabilir, içimizdeki ve çevremizdeki dünyayı farklı algılayabilir ve değişim ve dönüşüm yolunda güçlü ve cesaretli bir şekilde ilerleyebiliriz.

İlginizi çekebilir: Mekanların psikolojimiz üzerinde nasıl bir etkisi var?

Bahar Gücüyener Pardorokes: 1970 yılında İstanbul’da doğan Bahar Pardorokes Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2012 senesine kadar çeşitli mimari ofislerde, yurt içi ve yurt dışı projelerde, daha sonra da kendi mimarlık şirketinde aktif olarak çalıştı. 2013 senesinden itibaren ise kişileri, yaşadıkları mekânlar ile uyumlayarak mekânları düzenleme fikri gelişmeye başladı… 2013 senesinden itibaren mesleki bilgisine, Feng Shui öğretisini eklemeye karar verdi. Önce IFSA (International Feng Shui Association) Türkiye temsilcisi Master Esra Koyuncu’nun eğitimlerini tamamladı. Daha sonra Grand Master Raymond Lo’dan Klasik Feng Shui, Çin Astrolojisi ve I Ching eğitimlerini alarak danışmanlık derecesi kazandı. Y. Mimar Banu Olcay Akkiprik ile beraber “madeinfengshui” şirketini kurdu. O günden beri, ev ve işyerlerine, profesyonel Feng Shui danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyor, mekânları, sahipleriyle dengeli hale getirmeye çalışıyor. “Aynı Feng Shui uzmanı gibi mimarın da amacı yaşanılan mekânları iyi işlev görecek şekilde tasarlamak, her mekânda var olacak faaliyete uygun dekorasyon ve düzenleme sağlamaktır. Yaşadığımız mekânlarda, yaşam enerjisini yok saymamız mümkün değil. Bu enerjinin, mekân içinde mükemmel şekilde akması, içinde yaşayanlara da mutluluk sağlık, denge getirir. Bütün tarihsel süreçte ve şimdi günümüzde yine hepimiz, huzur ve mutluluk peşinde değil miyiz?”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale