X

Fazla zeka, her tür yatırımda ayağınıza dolanabilir

Arkadaş sohbetlerinde, özellikle de içki sofrasında ülkeyi ya da dünyayı kurtarmak geleneklerimiz arasında… Bir de “kendini kurtaranlar” var, harika iş fikirleriyle ortalığı yıkıp geçirecek, dünyaya bir şeyler katacak ama en önemlisi, kendisi tez zamanda köşeyi dönecek olanlar… Oysa zeka her zaman zekice fikirler üretileceğini garanti etmiyor. Hatta bazı durumlarda insanın ve yatırımının ayağına dolanabiliyor bile.

2014 yılında Amerika’da bir grup çiçeği burnunda mühendis bir araya gelerek benzer bir işe imza atmış: Sosyal medya gibi, evlerin ve evlerdeki elektronik aletlerin de, insanların geliş gidişlerine ve alışkanlıklarına uygun olarak kişiselleştirilmesine yönelik internete bağlı elektrik düğmeleri üreten Lumos adlı bir startup. Kağıt üstünde son derece çekici duran bu iş fikri, zaman içinde uygulanabilir olması çok zor olan bir yük haline gelmiş ve kısaca, batmış.

Kurucuların ifade ettiklerine göre bu yatırımın batışındaki en önemli etken “batık maliyet yanılgısı”. Peki bu ne demek?

Batık maliyet yanılgısı, pek çok iş fikrinin çöküşündeki en önemli etken.
Batık maliyet yanılgısı ile daha çok batmak garanti!

Sadece finansal anlamda değil, yaptığımız her zaman / emek yatırımı için geçerli olan batık maliyet yanılgısı, özetle şu anlama geliyor: Bir iş için belirli bir emek harcanmasının ardından “buradan dönersek şimdiye kadar yaptıklarımıza yazık olur” düşüncesiyle yola devam etmek ve daha çok zarar etmek. Finansal olmayan bir örnek vermek gerekirse; 100 sayfasını okuduğunuz ama sizi hiç sarmayan bir kitabı, sırf o 100 sayfa boşa gitmesin diye okumaya devam edip 200 sayfalık daha zaman kaybetmek. Nasıl, tanıdık geldi mi?

Lumos’u kuran mühendis ekip de, başlangıçtaki bazı fikirlerine körü körüne bağlı oldukları, yatırım yaptıkları alanları gözden çıkarmayı kabullenemedikleri için işin tümünü kaybettiler. Bu örnekte somut olarak gördüğümüz şey, hayatın her alanında geçerli:Zararın neresinden dönülse kardır” diyen atalarımıza hak verip, çekilip biraz uzaktan bakmak gerekiyor yatırımımıza. İşte zeki insanların çoğu kez yapamadığı, çünkü yapmayı kendine yediremediği de bu.

İflasta da dürüstlük esastır

İster çıkıp gitmek istediğimiz ama seansın yarısını harcadığımız için oturup kaldığımız sinema koltuğu, ister yeni bir iş fikri olsun, zarardan dönme şekli belli: Kendimize karşı dürüst olup yanlış bir seçim yaptığımızı itiraf etmek. Başarısızlıkları, ilerideki başarılara yapılan bir yatırım olarak düşünmek, aslında daha kullanışlı ve verimli bir zekayı işaret ediyor.

Harcadığımız para, zaman ve emekle vedalaşıp zamanında çekilmenin, tüm başarılı iş insanlarında bulunan bir erdem olduğunu kendimize hatırlatmak gerekiyor.

 

İlginizi çekebilir: Girişimci olmak ya da olmamak işte tüm mesele bu!

Kaynaklar:
Life Hack
The Context of Things
Nat Eliason blog
yirmilerim.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale