X

Farkındalıkla bilinçlenmek için nasıl bir yol izlemelisiniz?

Birey, doğduğundan itibaren çevreden aldığı bilgilerin, içinde bulunduğu toplumun öğrettiği değerlerin ve yaşam tecrübelerinden edindiklerinin oluşturduğu bir değerler sentezine haizdir. Bu sentezin, değerler toplamının oluşturduğu bilincin bakış açısı ile yaşamını ve ilişkilerini yürütür. Ancak yaşam süresince edindiği bu bilgileri otomatikman sahiplenerek değil, ne ölçüde farkındalıkla, yani “akıl, mantık, vicdan” süzgecinden geçirerek, test ederek uyguladığı önemlidir. Bu, farkındalıklı, bilinçli olmaktır.

Farkındalıkla bilinçlenme ise üç esas değer ile gerçekleştirilebilir:

  1. İradenin güçlendirilmesi. (Gerçeğe sadakat, alınan kararları içselleştirme, çıkan sonucu sahiplenme, sorumluluk)
  2. Bilgilenme. (Yaşam deneyleri, teorik ve deneysel bilgileri özümseme)
  3. Hoşgörü, sevecenlik. (Bencil olmayan, dengeli özveri, duyarlılık, olaylara yaklaşımda tarafsızlık, saygılı esneklik)

Bir kez aydınlanma isteğine, yani bilinçli yaşama adım atınca, ruhumuzu bu aydınlanma yolunda eğitmek, bilgilendirmek için çalışma yapmak gerekir. Yapılması gereken çarpıtılmış aklımızı ve yanıltılmış duygu ve düşüncelerimizi düzene sokabilmektir. Bilinçsiz benliğimiz, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma kolaylığına kaçışımız, benmerkezci bir yaşam döngüsünü (Sanskritçede Samsara) sürdürmemize, bu yanılgıyı (Sanskritçede Maya) devam ettirmemize neden olmaktadır. Bilgisiz, bilinçsiz benlik alışkanlığını sürdürdüğümüz ölçüde nihai amaç olan ruhsal gelişim yolunda mesafe almak mümkün değildir.

Bu alışkanlık yaşam süresince fiziksel, duyusal, duygusal, düşünsel kaynaklardan beslenen bilinç ile dengelenir. İnsanlar daima kendi duygu ve yaşam biçimlerini destekleyen dünya görüşlerinin oluşturduğu kalıplar içinde rahat eder. Bunların dışına çıkabilmek büyük çaba gerektirir.

Doğulu ustalar “Üç etik vardır” derler:
“Bedenin, konuşmalarımızın ve bilincimizin zararlı etkinliklerinden sakınma etiği.”

Bunu sağlamak için “üç zehri içimizden boşaltmak gerekir.” Bu üç zehir, “öfke, kıskançlık, gururdur.”

Öfkeyi sabır ile, kıskançlığı paylaşım ile, gururu hoşgörü ile dengelemek gerekir.

Bunların yanı sıra;

  • İnsan yaşamının çok değerli ve ziyan edilmemesi gereken bir süreç olduğunu düşünmek,
  • Ölümün her an gelebileceğini, beraberimizde sadece geliştirdiğimiz ruh gücümüzü götürebileceğimizi düşünmek,
  • Küçük bile olsa olumlu yönde atılan her adımın bizi sonsuzluğa biraz daha yaklaştırdığını düşünmek,

bu üç zehri boşaltmamıza yardımcı olur. Ancak bunların üzerinde düşünmek kadar, mutlaka uygulama yapmak da gereklidir ve inanın, siz bu uygulamaya karar verdiğiniz an karşınıza size bu şansı verecek sınavlar çıkarılacaktır.

Uygulama

  1. Adil olun. Adalet başkalarına size davranılmasını istediğiniz gibi, herkesin gerçek durumuna en doğru, en uygun davranış biçimini bularak onlarla uzlaşı halinde olabilmektir.
  2. Size ne yapılırsa yapılsın içinizde nefrete asla yer vermeyin. Bir kimsenin size kötülük yapmasına tabii ki müsaade edemezsiniz ve gereken önlemleri alır, hatta zor bile kullanabilirsiniz, ama bunu nefretle değil, sevecenlikle yapmak doğrudur. 
  3. Diğer varlıklara yardımcı ve eli bol olun.
  4. Beden, konuşma ve bilincin olumlu etkinliklerini ortaya çıkaracak yaratıcılık içinde olun.

Bilinç düzeyini yükseltecek unsurlar

  1. Öğrenimden kaynaklanan entelektüel bilinç.
  2. Öğrenilenler üzerine eleştirel düşünceden kaynaklanan bilgelik.
  3. Sezgilerden kaynaklanan bilgelik.

1. ve 2. maddelerde de belirtildiği üzere, önce öğrenmek, sonra öğrenilenleri eleştirel bir yaklaşımla analiz etmek ve derin düşünmek sonunda bizi bilgeliğe götüren adımlardır. Bireysel gayretle ulaşılır.

3. alternatif ise yeryüzüne bu potansiyel ile, diğer bir ifade ile önceki reenkarnasyonlarından donanımlı gelen bireylere özgüdür. Bu kişiler belki entelektüel anlamda cahil olabilir ama hikmet sahibidirler, sezgileri onlara bilgelik yolunu açar. Köyde okuyamamış ama sağduyulu yaşlı bilge veya tarih boyunca gelmiş geçmiş halk ozanları, şairleri gibi…

Fiziksel, duygusal, düşünsel, duyusal kaynaklardan beslenen bilincin seviyesi tekamül seviyesidir. “İnsanın bir eli yerde bir eli gökte olmalıdır” sözünün anlamı burada gizlidir… Bilincin yükseltilmesi, daha farkında yaşamak ve kişilik üzerinde hakimiyet için birebir özel seanslarla geliştirilmiş “Gestalt koçluk ile arzulanan değişime ulaşmak” programı hakkında bilgi almak için yleadercoaching@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı bir egoya sahip olarak hayatta ilerlemenin 5 yolu

Işıl Çetinkaya: Anka Koçluk Okulundan temel koçluk eğitimlerini tamamladıktan sonra Amerika University of Northwest "Yönetici Koçluğu ve Mentörlük" yüksek lisans programı "Transaksiyonel Analiz", "Gestalt Psikoloji", "Bilişsel ve Pozitif Psikoloji", "Sistemik Takım Koçluğu", "Fasilitasyon" alanlarında eğitim görmektedir. Ayrıca Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung koçluk ekolüne bağlı Jungian Coaching School’dan eğitimler almıştır. Yalnızca Hedeflerinize ulaşmak değil, gerçek öz benliğiniz ile temas kurup yaşamınızda kalıcı ve sürdürülebilir değişiklikler yapmalarına yardımcı olan Jung Teorisi, Doğu Maneviyatı ve Sosyal Sinirbilime dayalı bir koçluk modelini uyguluyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale