X

Evler yeşeriyor: Bitkilerin psikolojimiz üzerindeki etkileri

Bitkilerin olduğu bir mekanda kendinizi daha iyi hissettiğinizi fark etmişsinizdir. Doğanın birer mucizesi olan bitkilerin o muhteşem renkleri, onları seyretmek ve onlara dokunmak gerçekten de bize hep mutluluk verir, öyle değil mi? Instagram gibi sosyal medya platformlarının da etkisiyle artık çoğu insan evini adeta birer botanik bahçesine çevirmiş durumda. Eğer henüz bu trendin bir parçası değilseniz, pandemi yüzünden hepimizin evlerimizde daha çok vakit geçirdiği bu dönemde, siz de evlerinizde bitki yetiştirerek, bitkilerin insana iyi gelen gücünden faydalanabilirsiniz.

Bitkilerin iç mekanlar üzerindeki etkileri birçok araştırmanın konusu olmuştur. Yapılan bir araştırmaya göre içinde bitki olan odalar, nezaket, mutluluk, neşe, rahatlama ve sükunet gibi pozitif duyguların algılanmasına neden olmaktadır (Han ve Ruan 2019). Bunun yanı sıra iç mekanlardaki bitkilerin insanların üretkenliğine, akademik performansına olumlu katkısı olduğu gözlemlenmiştir (Han ve Ruan 2019).

Bitkilerin üzerimizdeki etkilerini inceleyen başka araştırmalar, iç mekanlardaki bitkilerin tansiyonu dengelediğini (Ulrich ve ark., 1991), konsantrasyon ve dikkat yeteneğini artırdığını ortaya çıkarmıştır (Taylor et al., 2001). Vitiello (2001) tarafından yapılan bir başka araştırmaysa iç mekanlardaki bitkilerin, odadaki insanların stres seviyesini ve gözlerdeki tahriş hissini azalttığını, çalışanları motive ettiğini, konsantrasyonu yükselttiğini ve havayı daha temiz bir hale getirdiğini bulmuştur. Bir başka araştırmada renkli objeler, renksiz objeler ve iç mekan bitkileri olmak üzere üç farklı şekilde dekore edilmiş odalardaki katılımcılara kendilerini nasıl hissettikleri sorulmuş, katılımcılar iç mekan bitkilerinin olduğu odada kendilerini daha arkadaş canlısı, daha oyuncu, daha kaygısız ve daha sevecen hissettiklerini belirtmişlerdir (Lohr ve Pearson- Mims, 2000).

Eğer siz de bitkilerin insana iyi gelen etkilerinden yararlanmak istiyorsanız semtinizdeki bir çiçekçiden ev bitkileri hakkında gerekli bilgileri aldıktan sonra, evinize en uygun bitkileri temin edip Instagram’deki “ev bitkileri yetiştirenler kulübünün” bir üyesi haline gelebilirsiniz. Bitkiler hem evinizi güzelleştirecek hem de özellikle şu sıralar hepimizin çok ihtiyacı olan stres yönetiminde size destek olacaklar.

Evet, sosyal medyada bir ev bitkileri yetiştirme trendi var. Ancak bu trende uyarken aldığınız bitkinin bir canlı olduğunu ve ona çok iyi bakmanız gerektiğini unutmayın. Eğer bitkilerin bakımına düzenli olarak vakit ayıramayacaksak, en iyisi bitki almamak. Çünkü yeterince ilgilenmediğimiz için solan bir bitki bize ekstra stres verecektir. Ama eğer kendinizi bitki bakımına hazır hissediyorsanız, kendinizi rahatlıkla bitkilerin şifa veren enerjisine teslim edebilirsiniz.

Bu yazıdan sonra Stevie Wonder’ın “Journey Through The Secret Life of Plants” (Bitkilerin Gizli Yaşantısına Doğru Yolculuk) isimli albümünü dinlemeye ne dersiniz? Wonder bu albümünü, Peter Tompkins ve Christopher Bird tarafından yazılmış “The Secret Life of Plants” isimli kitabın, Walon Green tarafından çekilmiş aynı isimli belgeseli için bestelemiş. Hazır albümü dinlemişken, kitabı okuyup, belgeseli de seyredebilir, pandemi günlerinde kendinize güzel bir etkinlik yaratabilirsiniz. Örneğin bitkilerinize gereken bakımı verdikten sonra, güzel bir bitki çayı eşliğinde en favori battaniyenizin altına girip Wonder’ın muhteşem albümünü dinleyip, sokağa çıkma yasağı olan hafta sonunuzu dingin ve huzurlu bir şekilde geçirebilirsiniz. Sizlere özellikle içinden geçtiğimiz bu pandemi döneminde stresi ustalıkla yönettiğiniz günler diliyorum.

Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz. 2020 yılını “Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Hayatı güzelleştirmekle ilgili psikoloji egzersizleri paylaştığım Instagram hesabım ise @ranakutvan.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Han, K. T, Ruan, L, W. (2019). Effects of Indoor Plants on Self-Reported Perceptions: A Systemic Review. Department of Landscape Architecture, National Chin-Yi University of Technology, 57 Sec. 2, Zhongshan Rd., Taichung City
41170, Taiwan.
Lohr, V.I. and Pearson-Mims, C.H. 2000. Physical discomfort may be reduced in the presence of interior plants. HortTechnol. 10:53–58.
Taylor, A. F., Kuo, F. E., & Sullivan, W. C. (2001). Coping with ADD. The surprising connection to green play settings. Environment and Behavior, 33(1), 54-77. https://doi.org/10.1177/00139160121972864
Ulrich, R., R. Simons, B. Losito, E. Fiorito, M. Miles, and M. Zelson. 1991. Stress recovery during exposure to natural and urban environ- ments. J. Environ. Psychol. 11:201–230.
Vitiello, A. 2001. Specifying interior planting can be subjective. Plants for People, Düsseldorf, Germany. 19 June 2008. <http://www.plants- for-people.org>.

İlginizi çekebilir: Durma hakkınızın farkında mısınız: Kendinizi şarj etmeye zaman ayırın

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale