X

Evdeki alışkanlıklarınızı değiştirerek iş hayatında mutluluğu yakalayın

Son dönemde iş yerinde kendinizi tembel ve uyuşuk mu buluyorsunuz? Elbette bunun birçok sebebi olabilir. Baharın gelmesi, işinizden sıkılmanız, iş arkadaşlarınızla sorunlar yaşamanız sadece olası sebeplerden birkaçı. Ancak belki de gerçek sebep bunlardan hiçbiri değildir. Sadece motivasyonunuz eksik olduğu için iş yerinde tembel ve uyuşuk davranıyor olabilirsiniz.

Peki iş yerindeki verimliliğinizi artırmak için evdeki alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Özel hayatınızda bazı ufak değişiklikler yaparak iş hayatındaki verimliliğinizi ve işten aldığınız tatmini artırabilirsiniz. İşte iş hayatında mutlu olmak için ev hayatında değiştirmeniz gereken alışkanlıklar:

1. Uyuyakalmamak için çaba gösterin

Sabahları alarmınız çaldığında ertele tuşuna basıp biraz daha uyumak, aslında uykunuzu almanıza değil kendinizi daha uyuşuk hissetmenize neden oluyor. Beyin, 60-90 dakikalık sürelerle uykuya dalar ve bu sürenin sonunda uyanır. Sabah alarmınızı erteleyip tekrar uyumaya çalıştığınız zaman, beyninize yeniden 60-90 dakikalık bir uyku döngüsüne hazır olduğu sinyali vermiş olursunuz. Ancak alarmı erteleyip 15-20 dakika sonra uyanmaya çalıştığınızda bu döngüyü bozmuş ve aslında kendinizi uykunuzun tam ortasında uyandırmış olursunuz.

Hepimiz zaman zaman erteleme tuşuna basıyoruz. Oysa kendinizi biraz zorlayarak erteleme tuşuna basmaktan vazgeçebilir ve daha erken kalkarak egzersiz yapmak, bir şeyler okumak, kahvaltı etmek, sevdiklerinizle vakit geçirmek için daha fazla vakit bulabilirsiniz. Üstelik erteleme tuşuna basmadığınız günlerde kendinizi daha fazla yenilenmiş hissedersiniz.

Erteleme tuşuna basmaktan vazgeçmek için öncelikle uyku alışkanlıklarınızı düzenlemelisiniz. Alarmınızı veya telefonunuzu çok yakına koyarak uyumayın. Alarm biraz uzakta olmalı ki erteleme tuşuna basmadan önce sizi yataktan kaldıracak bir gerekçe oluşmalı. İkinci olarak sabah rutininizi planlamalısınız. Son dakika kalkmak yerine erken kalkmak için bir sebebiniz olmalı.

2. Televizyondan uzak durun

Araştırmalar, bir Amerikalının ortalama günde 5 saat TV izlediğini gösteriyor. Bu bir yılda 77 gün yapar. Oysa birçok insanın yılda tek bir kitap okuduğunu birçoğumuz biliyoruz.

Düşünmeden televizyonun karşısına takılıp kalma alışkanlığından vazgeçmek istiyorsanız, ilginizi çeken kitaplar bulun. Evinizde değişik kitaplar bulundurun. Televizyon kumandasına uzanmak yerine bir kitap alın elinize. Aslında tümden televizyon izlemeyi yasaklamak zorunda değilsiniz, sadece bunu sınırlandırabilirsiniz, günlük minimum kitap okuma süresi belirleyebilirsiniz. Eğer kitap okumak size cazip gelmiyorsa, online eğitim videoları da izleyebilirsiniz.

3. Çok fazla dışarıda yemek yemeyin

Özel hayatınızdaki kötü alışkanlıklardan biri de çok fazla dışarıda yemek yemek. Her ne kadar dışarıda yemek yemek pratik gibi görünse de bu durum hem kilo almanıza hem de yetersiz beslenmenize neden olur.

Dışarıda yemek yemenizin bir nedeni, yorucu bir iş gününün ardından yemek yapmakla uğraşmak istememeniz olabilir. Ancak yemeklerinizi önceden planlayıp hazırlarsanız, bu alışkanlığınızı tersine çevirebilirsiniz. Hafta sonları, hafta içi yemeklerini hazırlayıp paketleyebilirsiniz. Böylelikle her seferinde buzdolabını açtığınızda, o akşam için yemeğiniz hazır olur.

4. Asla egzersizi ertelemeyin

Özel hayatınızda vazgeçmeniz gereken kötü alışkanlıklardan biri de egzersiz rutinini ertelemek. Egzersiz yapmak fiziksel sağlığı artırmasının yanı sıra stresi azaltıyor, daha dinlendirici bir uyku uyumanızı sağlıyor, bilişsel fonksiyonlarınızı artırıyor.

Egzersizi erteleme alışkanlığından vazgeçmenin en kolay yolu, sabahları ilk iş egzersiz yapmak. Uyanır uyanmaz egzersiz yaparak güne daha enerjik ve ferah bir başlangıç yapmak mümkün olabilir.

Sabahları uyanır uyanmaz egzersiz yapmak için gece yatmadan önce egzersiz için gereken her şeyi hazırlayın. Kıyafetleriniz, su şişeniz, atıştırmalıklarınız önceden hazır olursa sabahları uyanır uyanmaz egzersiz yapmak daha kolay hale gelir.

Özel hayatınızdaki bu kötü alışkanlıkları değiştirmek, iş yerindeki performansınız üzerinde büyük bir etki yaratabilir. Kötü alışkanlıklarınız yerine yenilerini koydukça, sonuçları da en kısa sürede görebilirsiniz.

Kaynaklar:
Lifehack
Fast Company

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale