X

Evde cilt bakımının en etkili yolu: Doğal yağlar

Kısa süre öncesine kadar, pek çok kadının sahip olduğu kişisel bakım ürünlerinin önemli bir kısmı, ciltteki yağı söküp arındırmaya yönelik ürünlerdi. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, ciltteki o sürekli kurtulmak istediğimiz yağın aslında zannettiğimiz kadar zararlı olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle eski Mısır’da, bitkilerin işlenmesiyle elde edilen doğal yağlar birer gençlik ve güzellik iksiri olarak görülmesi de bu bilgiyi doğrular nitelikte. Yani cildinize ve ihtiyacınıza uygun doğal yağlar kullanarak, evde cilt bakımı rutininizi daha etkili hale getirebilirsiniz.

Doğal yağlar ve faydaları

  • Doğal yağ özlerinin en önemli faydalarından biri elbette hava koşulları, UV ışınlar vb. faktörlerden ötürü nem kaybeden cilde, kaybettiği nemi geri kazandırmak ve cildin sürekli kendini yenilenmesini sağlayan en dış tabakası olan stratum corneum katmanını, yıpratıcı dış etkenlere karşı korumaktır. Bu yüzden, özellikle kuru ve hassas bir cilt tipine sahip olanlar doğal yağları, evde cilt bakımı rutinlerine mutlaka eklemeliler.
  • Genç kalmak için besinlerimizi iyi yağ içerenlerden seçmemiz gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Bu kural cilt bakımı için de geçerli. Yani cildimize iyi yağ asitleri içeren ürünleri uygularsak doğal bir anti-aging sürecine girmiş oluyoruz. İçerdiği doğal asitlerle cilt dokusunda var olan pürüz, çatlak ve yara izlerini iyileşirmek için de sıkça başvurulan doğal yağlar aynı zamanda cildi yenilemeye ve yaşlanma belirtilerini geciktirmeye de yardımcı oluyor.
  • Kimya derslerinde öğretilen “benzer benzeri çeker” kuralından, evde cilt bakımı yaparken de faydalanabileceğinizi söylesek ne düşünürsünüz? Kulağa biraz tuhaf gelse de cilt temizliğinizi aşırı arındırıcı ve kurutucu ürünler yerine doğal yağlarla yapmak, cildinizdeki fazla sebumun dengelenmesine yardımcı oluyor.

Evde cilt bakımı uygulamak isteyenler hangi yağı seçmeli?

Doğal yağları güneş ışığından korumak gerekir

Öncelikle iki tip yağ arasındaki farkı öğrenmekle başlayalım. Saf yağlar, meyve / bitki tohumlarından elde edilen ve en ham haliyle kullanılan yağlardır. Uçucu yağ, ise genelde botanik bitki yaprağı ya da köklerinden elde edilen distile yağlara nedir. Saf yağlar cildin içine işleyen bir yapıdayken; uçucu yağlar, cildi dışarıdan desteklemeye yönelik kullanıma uygundur.Yani evde cilt bakımı yaparken uçucu yağlar kullanarak cildinizin dış yüzeyini destekleyebilirsiniz.
Ayrıca kozmetik yağ satın alırken, organik ve soğuk sıkım olmasına özen göstermelisiniz. (Ambalaj üzerindeki cold-pressed ibaresi yönlendirici olabilir) Çünkü ısıl işlem görmüş yağlarda moleküler bir bozulma söz konusu olabilir. Ayrıca satın aldığınız yağın yapısını uzun süre koruyabilmek için, koyu renk cam şişede ve güneş ışığından uzak bir yerde muhafaza etmelisiniz.

Hangi cilt tipine hangi yağ uygun?

Hassas ciltler: Chia ve tatlı badem yağı
Kızarıklığa meyilli ciltler: Avokado, fındık, papatya, akşam sefası
Yağlı ciltler: Tea tree, neem, jojoba ve üzüm çekirdeği yağı
Kuru ciltler: Zeytinyağı ve hindistan cevizi yağı
Olgun ve yıpranmış ciltler: Argan yağı
Karma ciltler: Maracuja, marula

 

Kaynak

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Aromaterapi hakkında bilmediğiniz 5 şey

Saçınızı nemlendirmek için evde yapabileceğiniz 3 maske

Doğal malzemelerle yapabileceğiniz 5 güzellik ürünü

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale