X

Evcil hayvanların iyileştirici gücü

Bir evcil hayvanla yaşayan herkes hak verecektir ki hayvanların iyileştirici güçleri vardır. Evinizi sevgiyle doldurur, aileleri bir araya getirir, evinize neşe katar. Dahası araştırmalar gösteriyor ki evcil hayvanlar sağlığınız için de olumlu bir etkiye sahip.  Mental yaşam koçu ve astrolog Tanaaz, kendi köpeğinden ilham alarak, evcil hayvanların iyileştirici gücünden biz insanların nasıl yararlanabileceğine dair bir araştırma yapmış ve hem bilimsel literatürün bu konuya yaklaşımından hem de kişisel hayatında yaşadıklarından yola çıkarak bazı “evcil hayvanla yaşama önerileri” hazırlamış. Biz de bu hayat veren önerileri siz Uplifers okuyucuları için derledik.

Hastaya bir doz evcil hayvan

Florence Nightingale’in 1860’larda söylediği, “Küçük bir evcil hayvan, hasta olanlar, özellikle de uzun süren kronik hastalığı olanlar için mükemmel bir yoldaştır” sözünün doğru olduğunu, bir evcil hayvanı olanlar çok iyi bilirler. Bir yandan da bilim, bir evcil hayvana sahip olmanın farklı iyileştirici etkilerini sürekli olarak inceliyor. American Journal of Cardiology dergisinde yayınlanan bir çalışma, köpeği olan erkeklerin kalp krizi geçirdiklerinde kurtulma oranlarının daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Diğer bir araştırmanın bulgularına göre bir evcil hayvan sahibi olmak, sadece altı ayda yüksek tansiyonu normal seviyelere çekmeye yardımcı oluyor.

Kedi mırlamasının iyileştirici potansiyeline dair çalışmalar da yürütülüyor. Araştırmacılar, kedinin mırıldarken yarattığı titreşimlerin hastalıklara karşı bir terapi etkisi yarattığına ve kas ağrılarını, hatta iltihapları geçirmeye yardımcı olduğuna inanıyor. Hayvanlar ayrıca uzun zamandır hastanelerde, çok ciddi hastalıkları olan hastaların terapi programlarında kullanılıyor.

Hayvanları iyileştirici yapan ne?

Hayvanlar yargılayıcı değildir ve dışsal özelliklerini ya da kişiliğini umursamadan insanla bir bağ kurmaya çalışır. Hayvan ile insan arasındaki bu koşulsuz bağlılık, özellikle insan için bir rahatlık yaratır. Artırmacılar buna “ilişki konforu” diyor ve bu koşulsuz bağların stresi  azaltırken rahatlık hissini arttırdığının altını çiziyor.

Hayvanların iyileştirici gücünden nasıl yararlanabilirsiniz?

Evcil hayvanınızla konuşun: Konuşmak, sorunlarınızı yargılanma korkusu olmadan içinizden atabilmenize yardımcı olacaktır. Araştırmalar, evcil hayvanınızla konuşmanın kendinizi anlaşılmış, rahat ve güvende hissetmenize yardımcı olacağını ortaya koyuyor.

Evcil hayvanınızı okşayın: Okşama eyleminin stresi azalttığı ve bağışıklık sistemini çalıştırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Journal of Nervous and Mental Disease dergisinde yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre dokunmak tansiyonu düzenliyor; anksiyete ve stresi azaltıyor.

Evcil hayvanınızla oynayın: Hayvanlarla etkileşim halinde olmak, ilişkide sevgi ve güveni oluşturan en önemli fiziksel unsur olan oksidosin hormonunun salgılanmasını sağlıyor. Evcil hayvan sahibi olmak, insanlarla kurduğunu kişisel ilişkilerde de sevgi ve güven hissini arttıracaktır.

Evcil hayvanınıza, aile ferdi gibi davranın: Bir araştırmaya göre evcil hayvanlarını aile ferdi gibi gören ve onunla derin bir duygusal bağ oluşturan insanlar, bunu yapmayanlara göre daha sağlıklı yaşıyor. Evcil hayvanınız için doğum günü partisi düzenlemek, onun için yiyecek hazırlamak ya da onunla oynamak… Kısaca onun ailenizin bir ferdi olduğunu düşünmek, sosyal birliktelik hissinizi arttırıyor.

Evcil hayvanınızla spor yapın: Uzun yürüyüşlerde yanınızda bir dostunuzun olması, spor yapma ve zinde kalma motivasyonunuzu arttırır. Hepimiz spor yapmanın ne kadar iyi olduğunu ve tüylü küçük bir arkadaşın spor yapmayı daha kolay hale getirdiğini biliyoruz.

Tabii ki evcil hayvanınızın sağlığınıza iyi gelmesinin en iyi yolu, onun size karşı koşulsuz sevgisine karşılık olarak onu koşulsuz olarak sevmek ve onun mutlu, güvende ve sevgi dolu olması için elinizden geleni yapmak.

Hayvanlardan öğreneceğimiz çok şey var. Peki, sizin evcil hayvanınız hayatınızı nasıl zenginleştiriyor?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale