X

Etki yaratan insanların büyük sırrı: Enerji çekmek

Ne oluyor da bazı insanlar bir sözü, bir paylaşımı ile saniyeler içinde onlarca insana ulaşıyor? Bu kişiler diğerlerinin bilmediği neyi biliyor veya neyi farklı yapıyor da bu kadar eforsuzca etki yaratıyor?

Etki yaratmak her insanın hayali ve bunun için sandığınız gibi çok çalışmanız gerekmiyor. Aksine az, öz, ancak etkili çalışmayı öğrenmelisiniz. Bir de tabii ki enerjiyi anlamaya ihtiyacınız var.

Hayranlık, ilhamın toksikleşmeye başladığı sınırdır. Hemen geri çekilin.

Mutlaka hayatınızda çevresi üzerinde etkisi yüksek kişiler vardır ya da en azından Instagram’da böyle birilerini takip ediyor olabilirsiniz. Eğer henüz kendi hayatınızda geniş bir etki alanına sahip değilseniz, hayalleriniz büyük ancak onlara ulaşmak için çok çalışmanız gerektiğine inanıyorsanız bu kişileri takip etmek size çok acı verici gelebilir.

İşin tuhafı etkisi yüksek bu kişilerle ilişkiniz karmaşık sinyaller verir. Onları izlerken içinizde tatlı bir sempati uyanır ama bir yanınız hep bir şeylerin yanlış olduğunu söyler. Bu iki zıt yön arasında kalır ve bir türlü onunla nasıl baş edeceğinizi bilemezsiniz. Arkadaşı olmak istersiniz ama kendinizi kaybetmekten korkarsınız. Kendinize “Onu kıskanıyor muyum acaba?” diye sorar, hatta kıskanmaya hakkınız olmadığına inanıyorsanız, bundan utanç bile duyabilirsiniz.

Etki yaratmayı öğrenmiş bu kişilerin sırrı enerji dünyasını tanımış ve enerji çekmeyi öğrenmiş olmalarıdır. Bazıları bunu bilinçli yapar bazıları ise farkında olmadan. O kişilere sempati duyduğunuzda hissettiğiniz yaşam enerjisidir, “bir şeyler yanlış hissi” ise kendi merkezinizden çıkacak kadar onun çekimine kapıldığınızda olur.

Başka insanlardan ilham almak harikadır ancak lütfen “hayranlık” sınırına yaklaşmayın. Bir kişi size ilham olduğunda bu hem sizin hem de diğer kişinin yaşamında etkin bir motivasyon kaynağı olacaktır, ancak “hayranlık” içinde hareketsizlik barındırdığı için ilhamın toksikleşmeye başladığını gösterir. Hemen geri çekilin ve ilham aldığınız yönde kendi yaşamınızda harekete geçin!

İlham duyduklarınızı yargılamak hayallerinizi sizden uzaklaştırır.

Eğer etkisi yüksek kişi ile ilişkinizi kendinizi anlamak için bir fırsat olarak görmek yerine kendinizi “Acaba o bir şeytan mı? Samimi mi? Yalancı mı? Düzenbaz mı? Gerçekten bu kadar mutlu mu, yoksa oyun mu oynuyor?” gibi düşüncelerle onu yargılarken buluyorsanız hemen dikkatinizi sevdiğiniz bir işe yöneltin. Bir başkasını yargılamak çok değerli vaktinizi ve güzel enerjinizi çöpe atmak demektir. Bu şekilde ayrıca o kişiye de kötü titreşimler göndereceğiniz için sizden uzaklaşmasına sebep olursunuz. Hatırlayın: ilham duyduğunuz şey yaratmak istediğiniz hayalin ta kendisidir. Yargıladığınız her şeyi kendinizden uzaklaştırırsınız.

Böyle anlarda dikkatinizi hemen sevdiğiniz bir işe yönlendirdiğinizde yeniden enerjinizi toparlarsınız, kendinize gelirsiniz. Büyütmek istediğiniz işlerin ve hayal ettiğiniz yaşamın sizin muazzam enerjinize ihtiyacı var. Lütfen biricik yaşamınıza odaklanın!

Etki yaratmak için enerji nasıl çekilir?

İnsanlarla bağlantı kurmak, işinizi büyütmek, hayal ettiklerinizi yaratmak için enerji çekmeyi öğrenmelisiniz. Bunu çok basitçe şöyle yaparsınız:

1. İşiniz, projeniz, hayaliniz… genişletmek istediğiniz her ne ise öncelikle onun enerjisini algılayın.
2. Dünyanın her bir köşesinden o hayalinizin içine enerji çekin. (Enerji çekmeyi aslında sürekli doğal şekilde yapıyoruz. Sadece projenize/işinize/hayalinize odaklanmanız yeterli. Yapamam diye düşünmeden sadece odaklanın ve inancınızı ateşleyin!)
3. Size ve hizmetlerinize ulaşmaya çalışan insanların varlığını hissedin ve onları enerji çektiğiniz bu alana davet edin.
4. İşiniz/projeniz/hayalinizden de tüm dünyaya enerji gönderin ve size ihtiyacı olan kişilerin size ulaşmasını isteyin.

Aslında ne kadar kolay değil mi? Enerji dünyasında her şey her zaman çok kolaylıkla gerçekleşir. Enerji dünyasının gerçekliği böyledir çünkü. Ancak, şunu asla unutmayın bizim iki gerçekliğimiz var biri fiziksel ve diğeri enerji. İkisi de tek başına yeterli değil, iki alanda da birlikte çalışmalısınız. Bilgisayar ve elektrik arasındaki ilişki gibidir bu. Elektrik olmadan bilgisayar çalışmaz ve bilgisayar olmadan da sadece elektrik ile şu anda okuduğunuz bu yazıyı okuyamazsınız.

Bir hayaliniz varsa içine enerji çekmeniz yetmez o yolda somut adımlar atmalısınız. Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa Marka Yogası programıma bir göz atmanızı öneririm. Bu programı tam olarak sizin için tasarladım!

Marka Yogası ile tanışın: Etki yaratmak ve hayal ettiği yaşamı kurmak isteyenler için!

Tutkularına ve hayallerine sahip çıkan, kendini küçük kalıplara sıkıştırmaktan yorulmuş ve hayalleri yolunda emin adımlarla yürümek isteyenler için “Marka Yogası” isminde yeni bir program tasarladım. Marka ve iletişim alanındaki 10 yıllık birikimimi yoga ile harmanlayarak oluşturduğum bu programda hayalinizi birlikte büyüteceğiz. Etki yaratmak, kendi markasını kurmak, markasını büyütmek, sevdiği işi kurmak ve sevdiği işten para kazanmak isteyen herkes katılabilir. Henüz ne yapmak istediğinizi bulamamış ama dünyaya katkı olmak için büyük bir heyecan içindeyseniz siz de katılabilirsiniz, birlikte bulacağız.

Tanışmak ve programdan beklentilerinizi öğrenmek için bir ön görüşme yapıyorum. Sadece bu ön görüşme bile aklınızda bir çok yeni kapı aralayacak!

Çalışmaları bireysel yürüttüğüm için sınırlı sayıda kişi ile çalışabiliyorum. İlgiliyseniz giricidigdem@gmail.com adresime e-mail atın. Size hemen geri dönüş yapacağım.

Duyurusunu yaptığım ilk haftadan beri “Hemen yola çıkalım!” diyen kişilerle çalışmaya ve harika sonuçlar almaya başladık bile. Bu çağrıyı kalbinizde hissediyorsanız ancak başlamak için şüpheleriniz varsa detayları konuşmak için lütfen bana ulaşın.
Hakkımda daha fazla bilgi için: www.digdemgirici.com

İlginizi çekebilir: Marka Yogası başlıyor: Marka olmak, markanızı büyütmek, sevdiğiniz işi kurmak için bir program

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale