X

Eşsiz bir deneyim: Tuz Gölü’nü adımlamak

Alabildiğine beyaz, alabildiğine sonsuz, gözü yanıltan, adımları şaşırtan kristaller… Uzağı yakınmış gibi gösterip aldatıyor, içine çekiyor, hayallere koşturuyor.

Tuz Gölü’nü adımlamak

Geçen hafta bahsettiğim Runfire Ultra Maratonu’ndaki etaplardan ikisi Tuz Gölü’ndeydi. Birini gündüz, sıcağın alnında, diğerini sabaha karşı 03:30’da koştuk. Farklı bir his, unutulmaz bir deneyim olduğunu huzurlarınızda itiraf ediyorum.

Tuz Gölü’nde koşmak farklı bir his, unutulmaz bir deneyimdi benim için.

Çok yakında ama…

Aynı hisse teknede de kapılıyorum ben; “Aa, ne kadar az kalmış, hemen şuracıkta varacağımız nokta” diye düşünüyorsun da bir türlü ulaşamıyorsun o noktaya. Nokta değil, anakara sanki. Git git bitmiyor, bir türlü yanına yanaştırmıyor. Bu sefer de öyle oldu. Gölün üzerindeyken “Şu köşeye kadar gidelim, sonrası kolay” dedik de o köşe gelmek bilmedi bir türlü. Sanki gördüğümüz yerde değil, şu dağın ardında. Görüyoruz, ama ulaşamıyoruz. Sabır lazım, sınanıp yılmamak, bir sonrakinde daha da hazır olmak için bu seferkini sağlam bir şekilde atlatmak lazım.

Sen istediğin kadar ince ince planla, programla…

Sürprizlerle dolu arazi koşuları; spontaniteye kolları açmak, geleni sımsıkı kucaklayıp sindirmek en iyisi. “Şu kadar zamanda çıkarım buradan” diyorsun, diyorsun da bunu derken tuzun altında balçık olabileceğini, kaçmak isterken daha fena saplanacağını bilmiyorsun 🙂

Arkadaşlar iyidir

Beyazın üzerinde ben ve Damla Sonat

Beyazın üzerinde Damla Sonat ile ilerledik adım adım. Fotoğraf çektik, video çektik, telefona tuz kaçmış olacak ki, çekilen videolardan birini kendiliğinden paylaşıverdi Facebook’ta; tuhaflık diz boyu, eğlence boyumuzu aşmış haldeydi. Siz siz olun keyifli parkurlara yalnız çıkmayın.

Kendinizi araziye salın, eğlencenin tadını çıkarın

‘Çamur sevmem, yokuştan haz etmem, diken ayağıma batar, toprak gözüme kaçar.’ diye düşünenlerdenseniz, çok şey kaçırıyorsunuz, söylemiş olayım. Asfalt asfalt nereye kadar, koyverin gitsin. Çamura bulanın, suya batın ama koşarken duta, elmaya, nektarine de doyun, unutulmaz anılarla evin yolunu tutun.

İşte önümüzdeki arazi koşuları. Seçin, beğenin, gidin.

Aladağlar Sky Trail (13 Ağustos)

İstiklal Yolu Ultra Maratonu (27-29 Ağustos)

Frig Vadisi Ultra Maratonu (3-4 Eylül 2016)

Kaçkar Ultra Maratonu (23-25 Eylül 2016)

Likya Ultra Maratonu (24 Eylül-2 Ekim)

Geyik Koşuları (16 Ekim 2016)

Cappadocia Ultra Trail (22-23 Ekim)

İsimlerdeki ‘ultra’ ve ‘maraton’ kelimeleri gözünüzü korkutmasın, her birinde kısa mesafeler de var.

Sormak istedikleriniz için şuradayım: kivergu@gmail.com

İyi bakın kendinize…

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale