X

Erken boşalma sorununda yepyeni ve şaşırtıcı tedavi yöntemi: Botox

Botoks yüzdeki kırışıklıkları önlemek adına yapılan en başarılı tıbbi operasyonlardan biri olarak bilinse de, aynı zamanda günümüzde bundan başka birçok tıbbi uygulama da kullanılıyor. Doktorlar Botox’u migren ağrılarından şaşılığa, mesane kası kasılmalarından göz kapağındaki aşırı terlemeye kadar birçok farklı rahatsızlıkta kullanıyorlar. Botox tüm bunların yanı sıra geçici felç tedavisinde de kullanılıyor.

Botox günümüzde birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılıyor.

Yapılan son araştırmalar gösteriyor ki, Botox cinsel işlev bozukluğunun tedavisinde de kullanılabilir. Vajinismüs gibi vajina girişini çevreleyen pelvis kaslarının istemsizce kasılmasıyla cinsel birleşmede ağrıya ve acıya neden olma durumununda Botox’un alternatif bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Botox’un fayda sağlayabileceği tek cinsel problem bununla da sınırlı değil. Aslında, Botox’un, erken boşalma sorununda da yeni bir tedavi yöntemi olarak kullanabileceğini işaret ediliyor.

İlgili yazı: Erkeklerde en sık görülen cinsel problemler ve sebepleri

Yapılan bir araştırmada, araştırmacılar erkek bir farenin, insanların da cinsel bölgesinde bulunan bulbospongiosus kaslarına Botox enjekte ederek etkisini ölçmeye çalışıyorlar.

Bu yüzeysel kas erkekte penisin yan taraflarından bacak arasına kadar olan bölgede bulunuyor ve boşalmada önemli rol oynuyor. Bilim insanları yaptıkları araştırmalarda, bu kası geçici olarak paralize ederek farelerin boşalma sürelerini uzatmayı amaçlıyorlar.

33 erkek fare seçiliyor ve her birinin bulbospongiosus kaslarına rastgele 3 enjeksiyondan biri vuruluyor. Enjeksiyonlardan birinde yarım ünite Botox, birinde tam ünite Botox ve birinde ise saline (plasebo) bulunuyor. İğne vurulduktan iki gün sonra uzmanlar farelerin seksüel davranışlarını değerlendiriyorlar.

Farelerin aldığı enjeksiyonun türünden bağımsız olarak, hala hepsi boşalmaya devam edebiliyor. Fakat Botox enjekte edilen fareler, plasebo enjekte edilen diğer farelere göre önemli ölçüde daha geç boşalıyorlar.

Botox’un erken boşalma sorununu çözebileceği konusunda umutlandırıyor

Plasebo durumunda, boşalma süresi ortalama 6.5 dakikanın biraz üstünde yer alırken, yarım doz Botox alan farelerde bu süre 8.5 dakikaya, tam ünitede ise neredeyse 10 dakikaya çıkıyor. Botox enjekte etmenin farelerde herhangi bir olumsuz etkisine rastlanmıyor.

Bu noktada erken boşalma konusunda problem yaşayan erkeklerde Botox’un güvenli ve etkili bir yöntem olarak kullanıp kullanamayacağımız sorusu kafamızda canlanıyor. İster inanın ister inanmayın, bu sorunun cevabını bu yılın sonlarına doğru alabiliriz. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından yönetilen ClinicalTrials.gov sitesinin kayıtlarında ‘Erken boşalma için etkili ve güvenli Botox araştırması’ bulunuyor. Klinik deney için verilerin toplanmasının tamamlanmasının Aralık ayı içerisinde olacağı belirtiliyor.

Botox tedavisinin yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı belirsiz

Bununla birlikle, sonuçlar ne olursa olsun, Botox’un erken boşalma tedavisinde yaygın olarak kullanılması konusunda çok da emin olmamamız gerekiyor. Öncelikle Botox oldukça pahalı bir ilaç ve arzulanan etkiye ulaşmak için ne kadar kullanılması gerektiği ve etkinin muhafaza edilmesi için ne sıklıkla almamız gerektiği konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ayrıca, Botox’un insanlar üzerinde oluşturabileceği yan etkiler konusu da tam olarak açıklığa kavuşmuş durumda değil.

Dahası, bu operasyon için doktora gittiğinizde ve doktor alt bölgenize bir iğneyle yaklaştığında oldukça rahat hissetmeniz gerekiyor. İğne korkusu olan birçok insan için bu o kadar da kolay bir durum değil ne yazık ki. Yine de, erken boşalma konusunda hala yan etkileri olmayan eski yöntemlere de sahibiz.

Kaynak:

lehmiller.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale