X

Ergenlik döneminde utangaçlık nedir ve nasıl aşılır?

Utangaçlık; en genel tanımıyla kalabalık ortamlarda içine çekilme, gergin hissetme ve dikkatleri üzerine çekmekten korkma olarak tanımlanabilir.

Bazı gençler sosyal ortamlarda sessiz kalma, pasif olma ve daha çok izleyici olma davranışlarını sergiler. Bu durum utangaçlık duygusunun varlığından kaynaklanıyor olabilir.

Utangaçlık her bireyde bir miktar olabilir ve bazı durumlarda ortaya çıkabilir. Utangaçlığın şiddeti ve bireyin hayatını ne kadar etkilediği önemlidir. Bireyin utangaçlığı arkadaş ortamında fikirlerini ifade etmesini, düşüncelerini paylaşmasını, istediği ve istemediği şeyleri söyleyebilmesini, okulda ders içinde söz almasını, spor faaliyetlerine dahil olmasını engelleyici nitelikte değilse geçici bir duygu durumu olarak değerlendirilebilir. Ancak utangaçlık gencin hayatını kısıtlıyor ise bazı önemler alınmasında fayda vardır.

Peki aileler çocuklarının utangaç olmaması için nelerden kaçınmalı?

1. Baskı yapmayın

Çocuğunuzun söylemekten ya da yapmaktan çekindiği davranışı yapması için baskı yapmak ters etkiye neden olur. “Hadi merhaba de, sende yanlarına git hadi, teşekkür ederim dedin mi” gibi cümleler kullanılmamalı.

Utangaçlık her bireyde bir miktar olabilir ve bazı durumlarda ortaya çıkabilir. Utangaçlığın şiddeti ve bireyin hayatını ne kadar etkilediği önemlidir.

2. Eleştirmeyin

Konuşmaman çok ayıp, bu davranışlar sana hiç yakışmıyor” şeklinde cümleler gencin zaten zorluk yaşadığı durumu iyice kötüleştirebilir.

3. Alaycı davranmayın

Dilini mi yuttun, konuşmayı mı unuttun” şeklindeki cümleler kırıcı ve yıkıcı cümlelerdir. Girişkenliğin artmasına hiçbir faydası olmaz.

4. Kıyaslama yapmayın

Bak arkadaşın nasıl merhaba diyor, o ne güzel bizim yanımıza geliyor” gibi kıyaslama cümleleri çocuğunuzun kendisini eksik ve yetersiz hissetmesine neden olur. Bu durumda utangaçlığı daha da artacaktır.

Gencin özgüveni ne kadar yüksek ise utangaçlık duygusu da o kadar az olacaktır. Bu nedenle gencin özgüveninin artırılması için çalışılmalıdır.

Peki özgüven duygusunun geliştirilmesi için aileler neler yapabilir?

1. Onu anladığınızı gösterin

Olumsuz yaklaşımların ters etki yaratacağını vurguladık. Eleştirmek, bağırmak, alaycı davranmak gibi davranışlar çocuğun iyice içine kapanmasına neden olur. Olumlu yaklaşımlarla bu utangaçlık duygusunun azaltılmasına çalışılmalıdır. Öncelikle çocuğunuza onu anladığınızı gösterin. Anlaşılmak, çocuğunuzun rahatlamasını sağlar. “Gergin hissettiğini biliyorum, bazı şeyleri söylemek ya da yapmak sana zor geliyor” şeklinde kurulan empati cümleleri çocuğunuzun anlaşıldığını hissetmesini sağlar.

Gencin özgüveni ne kadar yüksek ise utangaçlık duygusu da o kadar az olacaktır. Bu nedenle gencin özgüveninin artırılması için çalışılmalıdır.

2. Başarılı olduğu alanlara yönlendirin

Kişinin başarılı olduğu şeyleri yapması özgüvenini besler. Bu sporla ilgili veya sanatla ilgili bir alan olabilir.

3. Sorumluluk verin

Çocuğunuza yaşına uygun sorumluluklar verin. Sorumluluk sahibi olmak çocuğun kendini yeterli ve becerikli hissetmesini sağlayarak özgüvenini besler. Evin işlerine yardım etmek, alışveriş yapmak gibi.

4. Anılarınızı paylaşın

Herkesin utangaçlık yaşadığı ya da çekindiği durumlar olmuştur. Siz de utandığınız anıları çocuğunuzla paylaşın. Bu durum çocuğunuzun hissettiği duyguyu daha olağan kabul etmesini sağlar. Sizin paylaşımlarınızla, çocuğunuz utangaçlık durumunu sadece kendi yaşadığı bir şey olarak algılamaz.

5. Çocuğunuzu tüm dikkatinizle dinleyin

Çocuğun söz alması, fikrini ifade etmesi gibi durumlarda tüm dikkatinizi ona yönlendirin. Böylece “Konuştuğumda dinleniyorum, söylediklerim ailem için önemli” düşüncesi oluşmaya başlar. Fikrini ifade etme, söz alma, düşüncelerini paylaşma durumu evde başlayıp, çocuğunuzun hayatındaki her alana yayılabilir.

6. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin

Çocuğunuz utangaç davranışlarına ve bazı durumlarda çekingen kalmasına rağmen olduğu gibi kabul edildiğini bilmedir. Çocuğunuzun utangaç davranışlarına öfkelenmemeniz ve değişmesi için baskı yapmamanızOlduğum gibi değerliyim ve seviliyorum” mesajını çocuğa iletecektir.

Bazı olumlu denemelere rağmen bir değişim gerçekleşmiyorsa ve çocuğun yaşamı utangaçlığı nedeniyle kısıtlanıyorsa bir uzmandan yardım alınmalıdır. Sorun büyümeden yardım almak sorunun kısa sürede çözülmesini sağlar.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale