X

Erdemi evinize mi, yoksa gönlünüze mi misafir etmek istersiniz?

Bugün seni zorladığım hissine kapılabilirsin ama bu benim zorlama halimden ziyade erdemli olma halinin bir getirisi.

Şimdi bu yazıyı okurken bedenine ve bedeninin hislerine odaklanmanı istiyorum. Aklına gelen ilk his doğrudur merak etme. Bedenini taramaya başla. Bedeninde değersiz, yorgun, anlamsız hissettiğin duyguların ile karşılaşmayı dene. Zorlayıcı değil mi? Şimdi bana bunun ne anlama geldiğini, mutluyken veya iyiyken böylesi bir şeye dikkat etmenin ne anlamı olduğunu sorabilir yönergemi adaletsiz bulabilirsin. Bu durum belki de canını sıkabilir.

Haz ve acı hali. Dikkat! Hazzın acını duymanı ya da acın yaşadığın hazzı duymayı engelleyebilir. İnsan hazzı duymanın üstesinden geldiğinde, sanıyorum acıyı duymanın da üstesinden gelecek. “Buna ne gerek var?” diyebilirsin. Çoğu danışanım öyle diyor. Gerek var. Neden mi? Birçokları gibi sen de zorlandığın zaman geçmişteki hazlarını hatırlamaya çalışıyorsan ya da gelecek ile ilgili haz kaynaklarının hayalini kuruyorsan, dediğim gibi gerek var. Çünkü anı kaçırıyorsun.

Kendi bedenine ve onu ilgilendiren şeylere önem veren ama dertlenmeyen, yaşamın getirdiklerine dertlenmeyen ama hayranlık da duymadan bakabilme hali… Hazlar ve korkuları ortadan kaldırdığımızda kırılganlık hali, öfke, suçluluk hissi, değersizliğin bedene ve ruha verdiği zararlar yerini ruhun bütünselliğine bıraktığında kişi kendi doğasıyla barışır. Bu, tıpkı içinde yaşadığımız dört mevsime benzer. Birçokları yazı sevse kışı sevmediğini, kışı sevse yazı sevmediğini vs. söyler durur. Sen de duymuşsundur. Vermek istediği mesajı bir terazi gibi düşünecek olsak aslında dengede kalmakta zorlandığını duyurur bize. Bir diğer ifadeyle kişinin kendi doğasıyla uyumlu olmama halidir.

Teraziden devam edelim… Nitekim terazinin bir kefesine hazları, bir diğer kefesine de acılarını koyduğunda büyük bir sorumluluk alıyorsun demektir. Sağı solu belli olmayan kefelere, dengede kalmaya çalıştıkça köle olmaya başladığında durum tehlikeli bir hale dönüşür. Öfke ve güçsüzlük, acizliğin ve acının sonucudur. Bu kişiler mutlu değildir. Kendisi için zararlı şeylerin peşinden koşan kişi de sağlıklı değildir. Bireyin sağlıklı olma hali mutlu olması ile mümkündür.

Birbirine benzemeyen ve birbirinin zıttı olan terazinin iki kefesini bir araya getiren hal ise erdemdir. Çünkü erdem hazza ihtiyaç duymama halidir. Haz doğası gereği bir yandan kişiyi çok mutlu eder, diğer yandan da aslında yok olup tükenmiştir, tüketilmiştir.

Çözüm, kişinin kendi doğasıyla uyumlu olma halinde saklı

Bedenimizde tüm özellikler tıpkı doğaya benzer. Toprak örneğinden özetleyecek olursak; her ikisi de oksijen alıp karbondioksit veriyor. Oksijen, karbon, azot, kalsiyum, potasyum, sodyum vs. yani aynı elementleri taşıyorlar. İnsanların doğadaki kaynakları kullanmamaları ya da aşırı kullanımı sonucunda iklim değişikliği görülmekte, tıpkı terazinin iki ayrı kefesi gibi… Sonuç olarak doğaya, insana ait ama insan doğaya ait değil.

Özetle insanın, kendi gücünden ziyade -burada fiziki gücün varlığını kast ediyorum- doğasının gücünü fark ederek eyleme girişmesi büyük bir cesaret örneği ve aynı zamanda sağı solu belli olmayan terazi kefelerinin varlığından arınmış, erdemli bir davranıştır. Yani bizzat ruhu eyleme geçiren, kusurların varlığı ile sarsılmayan ve duruşu olan birey, erdemli bireydir. Çünkü o birey korkularını ve hazlarını iyi tanıyandır.

Kendini tanıman dileğiyle…

İlginizi çekebilir: İçsel yaralarımıza yolculuk: Egonuzun yaptığı oyunların farkında mısınız?

Gözdem Özdem: 2013 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olan Psikolog Gözdem Özdem, İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini Uzman Klinik Psikolog olarak 2016 yılında tamamlamıştır. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde çeşitli kliniklerde eğitim amacıyla bulunan Psikolog Gözdem Özdem, hastane çalışmasıyla eş zamanlı Psiko-Onkoloji derneğinde de aktif olarak; kanser hastalarının yaşadığı bu süreçte gerek hastaya gerekse hasta yakınlarına yönelik çalışmalarını yer almaktadır. 2013 yılında Çocuk Psikiyatristi Dr. Nuşin Bilgin ile birebir çalışma fırsatını elde eden Gözdem Özdem onkoloji ile eş zamanlı çocuk ve oyun psikoterapisi hizmetlerini de vermektedir. 2014 yılında Göztepe Medical Park Onkoloji Birimi'nde Onkoloji hastaları ile çalışma hayatına devam etmiştir. Uzman Klinik Psikolog Gözdem Özdem, 2015 yılından itibaren Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'nde Tıbbi Onkoloji Birimi hastaları başta olmak üzere çalışmalarına devam etmektedir. Onkoloji hastaları ile grup terapisi deneyimi de gerçekleştiren Gözdem Özdem, aynı zamanda herhangi bir bedensel sağlık sorunu olmayan yetişkin bireylere de psikoterapi hizmeti sunmaktadır. İlgi Alanları: • Kanser • Sağlık Psikolojisi • Travma • Ölüm ve Yas Süreci • Çocuk Psikolojisi • Aile Danışmanlığı

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale