X

Engeller çıkar, biz aşarız!

Tercihlerim getirdi beni bugüne. Alışkanlıklar tercihlere dönüştü zamanla, tercihler de zevke…

Küçükken düz yolda gitmez, suyun içindeki taşlardan seker, kaldırımdan iner, çamura girerdim. 35-40 sene önce öyleydim hala da öyleyim. Dağda, bayırda gezeyim, kendimi doğaya vurayım istiyorum sürekli.


Arazide vakit geçirmek iyi geliyor bana. Orada aştığım zorluklar, hayatımdaki pek çok zorluğu da götürüverdi beraberinde. Problemlere bambaşka bakıyor, bambaşka yollardan çözüme ulaşmaya çalışıyorum artık.


Kendi çözümlerim çoğaldıkça, çözümsüz kalanlara daha fazla yer açılmaya başladı yüreğimde. Benim gibi düşündüğünü bildiğim binlerce kişiyle Adım Adım koşarak engelleri aşmaya çalışıyorum artık. Kadınlar, gençler, çocuklar, engelliler ve doğa için…

Sevdiklerim, sevgisiyle enerji saçmaya niyetli onca insan yanımdayken ‘Engel ne ayol!’

Hani her şeyi zamana, paraya, mesafeye, şuna, buna bağlıyor, hep ama hep mutsuz olduğunuzdan dem vuruyor, arada da hiçbir şey yapmayarak mutsuzluğunuza mutsuzluk katmaya devam ediyorsunuz ya… Yetmez mi artık? Haydi, canlanın biraz…

Sizi bugün 17:30’da Bahçeşehir Üniversitesi – Beşiktaş Kampüsü’ne, statülerin, unvanların ortadan kalktığı mavi ile beyaz yakaların kaynaştığı bir buluşmaya davet etmek istiyorum. Gelin ve bir zamanlar 9-6 çalışmaktan sürekli şikayet eden, neredeyse yan odasında çalışanları bile tanımayan kişilerin, ortak bir amaç uğrunda hareket etmeye başlayınca dünyalarının nasıl değiştiğine tanıklık edin. Kim bilir, bakarsınız sizinki de değişiverir. Gelirseniz, beni buluverin, olur mu?
Akşam üzeri görüşmek üzere…

Prof. Dr. Talat Kırış tarafından, adeta benim adıma seslendirilmiş olduğunu düşündüğüm bir videoyu da paylaşmak istiyorum sizlerle. Bekli ilham verir kimi konularda.

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg
İlgili Makale