X

Endişeli olduğunuzda kendinize karşı iyi davranmanın 4 yolu

Endişeli olduğumuzda yapmak isteyeceğimiz en son şey kendimize karşı iyi davranmaktır. Nihayetinde, hiçbir iyi neden olmadığından endişe duyuyoruz ve yine karnında o yere çakılma hissiyle tüm bedenimiz titriyor.

Endişe duymak inanılmaz sinir bozucu bir durum. İlk başta inşan kendine saldırmak istiyor; ancak bu noktada bize yardımcı olacak olan her ne kadar tuhaf olsa da kendimize iyi davranmaktır; çünkü kendinize saldırmak sadece endişenizi arttıracak, semptomlarımızı kötüleştirecektir. Öte yandan öz duyarlılık bizi sakinleştirir. Bu da en çok ihtiyacımız olan noktada sakinleştirici etkinin ortaya çıkması demek oluyor.

‘İyilik sınırsız biçimde gelir. Bazen iyilik yürüyüşe çıkar ya da bir arkadaşla konuşur veya dikkatinizi dağıtmak için en sevdiğiniz TV programını izler’ der terapist Lea Seigen Shinraku.

İyi davranışlar ve aktiviteler kişiden kişiye değişiklik gösterir. Sizin için yararlı olan başkası için yararlı olmayabilir. Bu yüzden farklı teknikler denemeli ve kendimiz için iyi olanı bulmalıyız. Bunun için aşağıdaki 4 öneriyi deneyebilirsiniz:

Sakinleştiren dokunuşlar

Shinraku’nun 2014 çalışmasına alıntıyla, merhametin 3 tane uluslararası tetikleyicisi vardır: yatıştırıcı dokunuşlar, nazik ses tonu ve fiziksel sıcaklık. Shinraku fiziksel el/kol hareketleriyle daha iyi hissedeceğinizi vurguluyor. Dahası elinizi kalbinize veya karnınıza götürün, diğer elinizle yüzüne dokunun veya kendinize kocaman sarılın. Bu hareketler vücudunuzun oksitoksin salgılamasına ve kendinizi güvende hissetmenize yardımcı olacaktır.

Unutmayın yalnız değilsiniz

Endişe ile mücadele ederken, kendinizden utanabilirsiniz, çok yalnız olduğunuzu düşünebilirsiniz. Unutmayın ki endişe de insan hayatının bir parçası. Böyle hissettiğiniz her an binlerce hatta yüzbinlerce insanın sizin gibi hissettiğini düşünün. Kendinize mücadelenizin evrensel olduğunu hatırlatın.

Kendinizi bugüne demirleyin

Shinraku’ya göre endişe yaşayan kişiler kendilerini gelecekte görmektedirler. Kendinizi bugünde hatta bu anda görebileceğiniz bir aktiviteyle buluşturursanız, endişeniz genel olarak azalacaktır.

Dahası, kendinize bir bardak çay yapın ve çay bardağını tutma hissine odaklanın. Sonra çay bardağına ve çayın ağzınızdan midenize doğru gittiği ‘o’ ana. Bunun gibi yaşadığınız anları düşünmek size yardımcı olacaktır. (Çay meditasyonu yazımıza göz atabilirsiniz)

Kafanızdan atın

Düşüncelerimiz endişeyi tetiklemektedir. Hep daha iyisini düşünün. Kendinize ‘Benim sorunum ne?’ sorusunu soruyorsanız bunu iyileştirerek ‘Saçma şeyler hakkında endişe duymamam gerekir.’ cümlesini ve hatta ‘Hayır. Bu sefer olmaz’ düşüncesine geçerek aşama kaydedebilirsiniz. Nefesinize odaklanın ve vücudunuzun yardımına izin verin. Shinraku kendinize ‘Bu düşüncelerden daha fazlası var’ şeklinde söylememizi öneriyor ve bize nefesimizi 10 kere tam olarak alıp vererek fiziksel olarak hissetmeye odaklanmamızı söylüyor.

Meraklı olun

‘Merak sizi sakinleştirir’ der terapist Ali Miller. İlk olarak endişenizi tanımanızı öneriyor. Ne hisettiriyor? Hangi zamanlar artıyor? Terapist endişemizi deneyimlediğimiz zaman bunu bunun endişe olduğunu dile getirmemiz gerektiğini söylüyor; çünkü ne olduğunu bilmiyorsak, ilişki kurmak gibi bir seçeneğimiz de olamaz.

Sonrasında kendinize sorun: “Bu endişe denen deneyimle nasıl bir ilişki kurmak istiyorum?” “Endişenizi ileri giderek sıcaklık ve iyilikle karşılayabilir miyim?” Ali Miller’a göre diğer bir seçenek ise endişeyi yan odaya koymak ve rahatlatan egzersizler yapmaktan geçtiğini söylüyor ve ekliyor: “Endişe geldiği zaman yan odada durmuyorsa, o zaman onla konuşun ve kucağınıza oturtun. Bir centilmen gibi ne istediğini ve neye ihtiyacı olduğunu sorun.” Belki ihtiyacınız olan daha fazla dinlenmektir ya da biraz daha yavaşlamak ya da terapistinizle konuşmak. Endişeyi yok etmeye çalışmayın. Onun yerine endişeli olduğunuzda kendinize iyi davranmaya çalışın. İlk başta imkansız görünse de bu zamanla pratik yaptıkça öz duyarlılığınızın kendinizi daha iyi hissettirdiğinizi göreceksiniz.

Shinraku’ya  öz duyarlılığı endişenin insan hayatının bir parçası olarak kabul edip buna cevap verecek yöntemleri bulmak olarak tanımlıyor.

Kaynak:

http://psychcentral.com/

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Hayatınızda olumlu ve kalıcı değişimler yaratmanın 7 yolu

Kaygı bozukluğu ile başa çıkma yolları: Endişelerden ilham almak

Toplumsal kaygı bozukluğu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale