X

Endişelerinizi geride bırakın: Evrenin Schumann Frekansı ile uyumlanın

Sizler de kalabalık ortamlara girdiğinizde kendinizi gergin ve huzursuz hissediyor musunuz? Ya da akşam haberlerini izlerken şahit olduğunuz ülkemizdeki/dünyadaki endişe dolu gelişmeler, nefret dili söylemleri bedeninize ve ruhunuza zarar veriyor olabilir mi? İyi hissetmemizin hiçbir yolu yok mu sahiden?

Dünyanın ve insanlığın gerçek anlamda “iyi olması için” fabrika ayarlarına geri dönmesi gerekiyor; bu frekans ise evrenin “Schumann Frekansı”dır. Schumann Frekansı ise dünyamızın kalp atışıdır, evrenin tonudur. Bu titreşim aslında dünyanın etrafında hareket etmekte olan elektromanyetik dalgalardır. Bu dalgalar döngüler halinde dünyanın çevresini saniyede 7.83 kere dönerler.

Peki, Schumann Frekansı neden bu kadar önemli ?

Schumann dalgaları yaşam için çok önemli, çünkü tüm gezegenin (dünyanın) etrafındaki frekansı yaratırlar. Uzaya giden ilk astronotlar, uzaydaki Schumann dalgalarının yokluğundan dolayı hastalanıyorlardı. Dünyamızın frekansı o kadar önemlidir ki, astronotların uzayda rahatlıkla seyahat edebilmeleri için uzay gemilerine Schumann dalga simülatörü eklemeleri gerekti.

Bu çok çarpıcı bir gerçek: 7.83 frekansı insan beynini dengeler ve daha yüksek olan her şey dengesizlik yaratır. İşte bu nedenledir ki, kalabalık ortamlara girdiğinizde insanların beyinlerindeki endişe dolu frekanslarla rezone olursunuz ve kendinizi çok daha gergin hissedersiniz. Enerji alanınız ne kadar hassas ise, yaşadığınız deneyimin şiddeti de o kadar fazla olacaktır.

**Bir insan çok kızgınsa/gerginse, beyni aynı anda 30 tane ampul yakacak kadar elektrik akımı üretir. Evet, yanlış duymadınız: 30 ampul! Her stresli/gergin insan çevresine bu kadar devasa bir elektrik akımı yayıyor. Ve bu kadar endişe dolu beyin bir arada iken bizlerin de manyetik alanları dengesizleşiyor; bedenimiz çok daha fazla stres altına girerek, adrenallerimizi aşırı çalıştıran kortizon çağrısı yapar. Ve bu sağlığımız için çok tehlikeli bir döngü…

Bakın sevgili Neale Donald Walsch Tanrı İle Sohbet kitabında bu duygu için ne diyor?

“Endişe, nefretten sonra, insanın kendisine ölümcül zarar verdiği en kötü zihin aktivitesidir. Endişenin hiçbir anlamı, amacı yoktur. Ziyan edilmiş mental enerjidir. Endişe aynı zamanda bedene müthiş zarar veren biyokimyasal reaksiyonlar yaratır. Hazımsızlıktan kalp krizine kadar her türlü hastalığa neden olur. Endişe bittiğinde, sağlık bir anda düzelir. Endişe, benimle bağlantısını bilmeyen zihnin aktivitesidir. Nefret, en zararlı zihinsel durumdur. Bedeni zehirler ve sonuçları düzeltilemeyecek kadar vahimdir.

Korku, olduğunuz her şeyin tam zıddıdır. Bu yüzden mental ve fiziksel sağlığınızın tam zıddı sonuçlar yaratır. Korku, büyümüş endişelerdir.”

Ben, evrenin kalp atışı ile uyumlanmak ve sürekli yenilenmek için Healy ve Maghealy cihazlarının mucize frekanslarını kullanıyorum; bu sayede Dünya Anamızın Schumann rezonansı ve evrenin küresel geometrisi uyumlanıyorum. Her an odama, bedenime bu frekansları hatırlatı gevşeyebiliyor, şifalanabiliyorum. Üzerimdeki etkisi gerçekten inanılmaz. Bunu yapamayanlar doğada, ormanda çok daha fazla zaman geçirmeliler, çünkü şehir hayatımızın aksine, doğa içindeyken dünyanın doğal ritminden bloke edilmiyoruz. Bu nedenle doğadayken kendimizi yenilenmiş ve şifalanmış hissediyoruz.

Sizler de, zihinlerinizi endişe ve korkularınızdan özgürleştirmek, ve kendi ruhsal titreşiminizi yükseltmek için size çokça hizmet edecek olan Thetahealing, Regresyon ve Jean Adrienne Arınma Sistemi yöntemleri ve seansları ve Healy frekans cihazı ile ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminer takvimimize www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram ve YouTube hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Yaratıma giden yegane yol: ‘Şimdi’nin gücünü kullanınYaratıma giden yegane yol: ‘

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale