X

En sağlıklı beslenme şekli: Glisemik indekse dikkat

Kilo almanızın belki de ilk sebebi glisemik indeksi yüksek beslenme şekliniz olabilir. Özellikle kilolu insanların doyduğu halde yemek yemeye devam etmesi veya duygusal bozukluklarını yemek ile çözmeye çalışması glisemik indeksi (Gİ) yüksek beslenmenin sonucunda oluyor. Önce Gİ mekanizmasını öğrenelim.

Gİ’i yüksek olan besinler rafine edilmiş gıdalar, beyaz unlu yiyecekler, pirinç, patates, saf şeker, bal, reçel gibi… Düşük olanlar ise posalı karbonhidratlar dediğimiz tam tahıl ürünleri, meyve, sebze, kuru yemiş ve protein içeren et, süt, peynir grupları…

Tatlandırıcılar da vücut tarafından aynı şeker gibi bir yanıt aldığı için kalorisi yok diye düşünüp hata yapmayın. Tatlandırıcıları tercih etmemenizi ve mümkünse tatlandırıcı yerine yine bal, reçel, kuru meyveye ağırlık verilmesini öneriyorum. Doğal olan her zaman daha iyidir.

Şeker içeriği fazla olan besinler (beyaz ekmek, pirinç, unlu, şekerli pasta, börek, tatlılar) tüketildiğinde kan şekeri, insülin hormonunu hızla yükseltip hızla düşürerek açlık hissine neden oluyor. Vücut açken ise glikoz depoları tükendikten sonra kan şekeri düşmeye başlıyor. Düşen şeker ayrıca proteinlerin şekere dönüştürülmesi ile de karşılanabiliyor.

Proteinlerden bile şekere dönüşüm olabilirken yağlardan olamıyor. Lakin fazla tüketilen şeker, yağ olarak depolanabiliyor. İşte bu yüzden enerji ilk karbonhidratlar, sonra proteinler ve en son da yağlardan karşılanmaya başlıyor. Fakat yağ asitlerinin yanması sonucu ortaya keton denen yağ asitleri çıkıyor. Bu ketonlar ise bu döngüde açlığı artırmaya devam ediyor, yani vücut bu enerjisizliği çok net hissediyor.

İnsülin direncinin oluşma nedeni ise kan şekerini hızla yükselten besinlerin sık ve fazla miktarda tüketilmesidir. Bunun sonucunda ani yükselip ani düşen kan şekeri, yemekten kısa süre sonra yeniden yeme ihtiyacı doğuruyor. Ve bu noktada yine Gİ’i yüksek besin tercih etmek istiyorsunuz ve sonucunda da aynı döngü daha da şiddetlenerek devam ediyor ve insülin direnci gelişiyor.

Gİ’i yüksek besinleri hiç tüketmemek gibi bir durum söz konusu değil tabii ki, burada önemli olan yiyeceği doğru zaman, doğru miktar ve doğru birleşim ile tüketmeyi bilmektir.

Düşük Gİ’li beslenme ile, insülin direnci, reaktif hipoglisemi, obezite, kan basıncı, karaciğer yağlanması, kolesterol–trigliserid düzeyleri, polikistik over sendromu, uyku kalitesi, kanser gibi durumların varsa dereceleri düşer, yoksa oluşmaları engellenir.

Şimdiye kadar birçok diyet adı duymuş olsanız da emin olun en geçerlisi her zaman Gİ’i temel alan beslenme şeklidir.

İlginizi çekebilir: Hayatınızdan şekeri çıkarmanızı sağlayacak 5 güçlü neden

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale