X

En iyi iç mekan bitkileri: Evinize ve yaşam tarzınıza uygun bitki seçmenin püf noktaları

Söz konusu bitki bakımı olduğunda, kimisi evinde botanik bahçesi kuracak kadar çok bitkiye sahiptir, kimisi de bir kaktüsü bile yaşatmayı başaramaz. Bu yüzden ikinci gruba girenler, bitkileri çok sevseler bile onları yaşatamayacaklarını düşünerek evlerine bitki almaktan uzak durur. Oysa herkesin evinin koşullarına ve yaşam tarzına uygun bitki var. Sadece nasıl seçeceğinizi bilmeniz ve sonrasında bitkilerinize hak ettikleri özeni göstermeniz gerekiyor. İşte evinize ve yaşam tarzınıza uygun bitki seçmenin püf noktaları…

1. Mekanın özelliklerini gözden geçirin.

Eviniz için bitki seçmeye başlarken, öncelikle evinizin koşullarını göz önünde bulundurmalısınız. Alacağınız bitkiyi nereye koymayı planlıyorsunuz? Eviniz geniş mi? Yüksek tavanlı mı? Eğer dar bir eviniz varsa, çok büyük bitkiler mekanı daha sıkışık gösterebilir. Geniş ve yüksek tavanlı bir eviniz varsa, daha uzun boylu bitkiler tercih edebilirsiniz. Bitki seçiminde birçok kişinin yaptığı ortak hatalardan biri; mekana uygun olmayan bitkiler seçip daha sonra bu bitkileri mobilyaların arasına veya arkasına sıkıştırmak.

Oysa bir bitkinin sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için rahat bir mekana ihtiyacı vardır. Bitkilerinizi hiçbir zaman koltuk arkası, mobilya arası gibi sıkışık alanlara yerleştirmemelisiniz. Bitkinizle mobilyalar veya diğer bitkiler arasında en az 15 cm boşluk olmasına özen göstermelisiniz. Bu aynı zamanda bitkinizin hava sirkülasyonundan faydalanmasını sağlar. Eğer bitkinizi penceresi olmayan veya düşük hava sirkülasyonu olan bir alana yerleştirecekseniz, bu durumda sert yapraklı bitkiler tercih etmelisiniz.

2. Işık kaynağını unutmayın.

Bitkiler için en önemli şey ışıktır. Her bitkinin kendi özelliklerine uygun şekilde ışık alması gerekir. Eviniz az ışık alıyorsa, bu evinizde bitkinizin olmayacağı anlamına gelmiyor. Bu durumda az ışık alan mekanlara uygun bitkilerden seçmelisiniz. Bazı bitkiler de doğrudan güneş ışığından hoşlanmaz, daha yumuşak bir ışık kaynağına ve aydınlık bir ortama ihtiyaç duyar. Eviniz için bitki seçerken, evinizin ışık kaynağı durumunu iyice analiz ederek işe başlayabilirsiniz. Eğer eviniz az ışık alıyorsa potos sarmaşığı, kalp yapraklı sarmaşık, paşa kılıcı, salon yaprağı, difenbahya veya Çin herdemyeşili sizin için uygun olabilir. Eğer eviniz bol güneş ışığı alıyorsa salon çamı, dracena, keman yapraklı kauçuk, kroton, para ağacı veya kauçuk eviniz için uygun bir seçim olabilir.

3. Evcil hayvanınız varsa seçiminizi ona göre yapın.

Evcil hayvanlar, özellikle de kediler ev bitkilerini koparmayı, çiğnemeyi çok sever. Ancak bazı bitkiler kediler için zehirli olabilir. Bu yüzden evinize bitki seçerken bunu da göz önünde bulundurmalısınız. Bunun yanı sıra evcil hayvanınız varsa bitkinizi konumlandırma şeklinizi gözden geçirmelisiniz. Örneğin tavandan sarkıt şeklinde asılı duran saksılar, kedinizin çok ilgisini çekebilir ve saksıya zıplamaya çalışabilir. Bu da evinizde istenmeyen kazalara neden olabilir.

4. Yaşam alışkanlıklarınızı anımsayın.

Bitki seçerken, yaşam alışkanlıklarınızı da düşünmelisiniz. Örneğin çok sık seyahat ediyorsanız ve evinize uzun süre uğramıyorsanız, bu durumda sık sık su verilmesi gereken bir bitki size uygun olmayabilir. Bu durumda susuzluğa dayanıklı bitkiler tercih etmelisiniz. Kaktüs ve sukulentler sizin için en uygun seçim olabilir.

5. Evinizle uyumlu olmasına özen gösterin.

Ev bitkileri aynı zamanda evinizin dekorasyonunun bir parçasıdır. Bu yüzden bitki seçerken evinizin dekorasyonunu da göz önünde bulundurmalısınız. Bazı bitkilerin turunculu, kırmızılı yaprakları, bazılarının renkli çiçekleri evinize bambaşka bir hava katar. Sadece bitkinin kendisi değil, saksısı da dekorasyonun bir parçasıdır. Evinizin dekorasyonuyla uyumlu, birbirinden değişik saksı seçimleriyle evinizin havasını değiştirebilirsiniz.

6. Bitki bakımı hakkında bilgi alın.

Bitki bakımı bazen çok kolay bazen de zor olabilir. Bitki bakımının en önemli unsuru dengeli ve düzenli sulamadır. Evinizdeki bitkileri yeterince sulamazsanız kurur ve ölür. Ancak gereğinden fazla sularsanız da çürür ve ölür. Bu yüzden bitkinizin türüne göre sulama sıklığına karar vermeli ve sulama öncesinde toprağın nemliliğine bakmalısınız. Sulamanın yanı sıra, bitkinizin zaman zaman besinlere ihtiyacı olur. Bunun için profesyonel ürünler kullanabilirsiniz. Bitkinizin düzenli olarak bakımını ihmal etmemelisiniz. Bitki bakımının temelinde yaprakların temizlenmesi (tozunun alınması), kuruyan dalların ve yaprakların uzaklaştırılması ve hava sirkülasyonunun sağlanması yer alır. Bunların dışında, bitkinizin özel bakım ihtiyaçlarını öğrenmeli ve bu ihtiyaçları karşılamalısınız.

İlginizi çekebilir: Koridor deyip geçmeyin: Stil sahibi koridorlar için dekorasyon önerileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale