X

En iyi fikirler aklımıza neden banyodayken gelir?

En son sizi rahatsız eden bir konuda aklınıza harika bir fikir geldiğinde ya da bir sorunu çözdüğünüzde bulunduğunuz yeri ve zamanı düşünün. Tam olarak neredeydiniz? Muhtemelen bu sorunun cevabı her zaman duş olacaktır.

Yaratıcılık aslında size banyoda olduğunuz için  gelmez, fakat genellikle insanlar bu durumla yaratıcılığı ilişkilendirmektedir. Peki insanların aklına mükemmel fikirlerin gelmesini sağlayan ve yaratıcılığı ateşleyen banyo seanslarının diğer zamanlardan farkı ne? Banyodayken genellikle sosyal medyayla ilgilenmiyor ya da rapor yazmıyoruz, sadece hayal kuruyoruz.

Banyodayken kendinizle baş başa kaldığınız için mükemmel fikirlerin kaynağı orasıymış gibi görünüyor.

Bir şeyi bilinçli bir şekilde yapmadığımızda beynimizde neler olup bittiğinin üzerine fazla düşmüyoruz ve yeteri kadar önem vermiyoruz; fakat aslında hayal kurduğumuz anlarda beynimizde ışıklar yanıyor. Bu durumdayken beynimizin birçok bölgesi aktif hale geliyor, hatta bunun bir şeye odaklandığımız zamandakinden bile daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.

Peki bunun nedeni nedir?

Düş kurduğumuzda ya da herhangi bir şeye odaklanmadığımız anlarda, beynimiz daha önce aralarında bir bağ olduğunu görmediğimiz şeylerle bağ kurmaya başlıyor. Sinir ağları, yaratıcı içgörünün canlanmasını olmasını sağlıyor.

Bunun arkasında nörobiyolojik bir hikaye yatıyor: Beynimizde iki ana dikkat ağı bulunuyor: Pozitif ve negatif görevler. Bu görevler sırayla aktif olmaktadırlar.

Eğer bir şeye odaklanırsak ya da bir şey yapmak için irade gücümüzü kullanırsak, pozitif dikkat ağı aktif hale geliyor. Hayal kurmayı, konuyla alakası olmayan şeyler düşünmeyi kapsayan negatif görev ise bu noktada deaktif hale geliyor.

Bu dünyada başardığımız tüm mükemmel işlerimizi aslında pozitif dikkat ağına borçluyuz. Odaklandığımızda; kitap yazabiliyor, baraj inşa edebiliyor, çocuk büyütebiliyoruz. Kendi kültürümüz bize odaklanmamız gerektiğini, odaklanırsak ancak bir şeyleri başarabileceğimizi söylüyor.

Fakat bir kere pencereden dışarıya bakarsak ve zihnimizdeki uzayın derinliklerine yolculuk yaparsak, beynimizdeki negatif görev ağı aktif hale geliyor. Tüm o nöronlar, genellikle bilinçaltı seviyesinde olan ve daha önce fark etmediğiniz şeylerle ilgili bağlar kurmaya başlıyor. İşte burası tüm o yaratıcı içgörünün çıktığı yer! O duruş süresinden gelen içgörüler olmadan problemleri çözemeyiz ya da şu anda yaptığımız birçok şeyi gerçekleştiremeyiz. Eğer yaratıcı içgörü için gereken ihtiyacı karşılayamazsak, bağ kurmayı sağlayan yaratıcılığımızı besleyemezsek, potansiyelimize asla ulaşamayız.

İlgili yazı: Yaratıcılığınızı geliştirmenizi sağlayacak 7 yöntem

İşte bu yüzden en iyi fikirler duşa girdiğiniz zaman aklınıza geliyor; çünkü orası hiçbir şey yapmadan, kendimizle baş başa kalabildiğimiz tek yer!

Bu da bilinçli düşünmenin yaratıcılığı ortaya çıkarmadığını veya problemlere inovatif çözümler çözümler sunmadığını söyleyen bir araştırmanın, neden bu sonuca vardığını açıklıyor. Örneğin; araştırmacılar katılımcılara yaratıcılık gerektiren görevler verdiğinde, insanlar işe başlamadan önce birkaç dakika ekstra zamana sahip olsalar dahi, gerektiği kadar yaratıcı fikirler üretemiyorlar. Bu noktada, o ekstra zamanı bilinçli düşünmeye değil, başka yöne doğru çevirmeniz gerekiyor. Bu, beynimizin içgörü yaratımı için gereken bağları kurmasını sağlıyor. Bu yeni bağlantılar temelde, yaratıcılık gerektiren görevlerde performansımızı geliştirerek inovatif fikirlere doğru bizi yönlendiriyor.

Yapılan araştırmalara göre, yaratıcılık gerektiren görevlerde bilincinizi farklı bir noktaya doğru çevirmek size fayda sağlıyor.

Başarının kalbinde yaratıcı içgörü yatıyor

Sonuç olarak; yaratıcı içgörü her zaman başarının kalbinde yer alıyor ve bu güç merkezi insanları hem rahatlatıyor hem de hedeflerine ulaşmalarını sağlıyor. Hiçbir şey ‘Eureka’ anının, siz herhangi bir çaba göstermeden bilincinizde uyanması kadar kolay ve güçlü olamaz.

Bunun anlamı, sessizliği geliştirmeden ve her gün hayal kurmadan en etkili hedefinizi keşfetmeniz ve en başarılı işinize ulaşmanız ne yazık ki mümkün değil demek.

Toplumda genellikle, hayal kurdukları zaman insanların kendilerini suçlu ve endişeli hissettiren bir karşı kültür kavramı bulunmaktadır.

Meşgul olduğumuz zaman kendimizi önemli ve üretken biri gibi hissederiz, hayal kurarken de genellikle önemsiz. Fakat başarılı olmak için, yalnızca sessizliği tolere etmeniz yetmez, aynı zamanda geliştirmeniz de gerekir.

Kaynak:

Psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale