X

Emeklilik ve çalışmak üzerine: Tüketmek için mi üretmek için mi dünyadayız?

Nasıl da abartılmış emeklilik? Ne kötü bir hedef bu? Bu hedef ile mi çalışacaksın her gün? İnsanlara çalışmanın bir külfet olduğunu öğreten kim? Çalışmamak çok mu iyi? Aslında evde pinekleyen bir işsize sor bakalım.

Doğaya bak. Her hayvan, her gün, her öğün için çalışmak zorunda. Balıklar denizin dibini karıştırırken kuşlar solucan avında, ayılar böğürtlenleri tek tek toplarken aslan zebranın peşinden koşup terlemekte. Çalışmayana yemek yok. Hangisi emekli söylesenize bana? Doğada öyle bir şey yok. Mandıra Filozofu da filminde öyle demişti. Yemeğini toparlayamadığın zaman ölürsün; dead, morto, gone… Başkalarına yem olursun. Bu iş doğada böyle. Yaşlı hayvan görmezsiniz. Emekli hayvan ise hiç yok. 

İnsanoğlu parayı bulduğunda işler değişti zaten. Biriktirmeye başladı. Birikince de emeklilik diye bir şey başlattı.  Şimdi etrafımız bir an önce emekli olmak isteyen homo sapiens ile dolu. Böylelikle işe gitmek zor, zevksiz ve külfet olarak adlandırıldı. Pazartesi sendromu yaratıldı. TGIF falan… 

Yaptığın işi sevmek üzerine bir yazı yazmıştım, okumayanlar okusun.

Bir arkadaşım 3 haftalık senelik izninden döndüğünde şirketinin ona 5 gün ek izin verdiğini öğrenince kafayı sıyırmıştı. “İşe dönmek istiyorum” diye haykırıyordu. Başınıza gelmiştir belki. Geçen bayram mesela çok uzun bir tatildi. Birçoğumuz işimizi özledik. İşte asıl gerçek bu. İnsanlar çalışmayı aslında çok seviyorlar. Çalışmadıklarında üzgün ve depresif oluyorlar. Ama kültürlerimiz hep tembelliği savunduğu için çelişki yaratılmış. Ama kültürler yanlış. Radyo DJ’lerinin “Ahhhhh, yine işe gitmek zorundayız” gibi beyin yıkayıcı boş lafları çok yanlış. Nasıl bir hasar yarattıklarını farkında bile değiller.

Yüzyılın icatlarına bakarsanız hep tembelliğe yöneliktir. Ateş yakmak artık çakmakla çok kolay. Çamaşır, bulaşık makineleri, televizyonun uzaktan kumandası, hep tembellik. Sonunda olanlara bak, tembellikten ve hedefsizlikten kansere yenilmiş bir insanlık. 

Emeklilik yok arkadaşım. Yaşadığın son güne kadar çalışacaksın. Bu, işe gitmek yerine balık tutmak olabilir.  Domates ekmek veya okul çocuklarının karşıdan karşıya geçmeleri için trafiği durdurmak bile olabilir. Vakıflarda çalış. Para kazanmak zorunda değilsin, ama bir amacın mutlaka olacak. Öyle kahveye gidip vıdı vıdı hükümeti veya futbolcuları eleştirmek, dedikodu yapmak olmaz. Bu iş değil. Verimli ol, yaratıcı ol. Evren seni yaratman için yaratmış, tüketmen için değil.

Çalışmak ruhun terbiyesidir” der bir arkadaşım (SŞ).

Soru: Yaşamak için mi çalışmak, çalışmak için mi yaşamak? 

İkisi de diye cevapladım. Birincisi, bedenimizi beslemek için gerek. İkincisi ise ruhumuzu. Evet, çalışmak, başka bir deyimle vermek, hizmet etmek, yaratmak… Aslında bizim yaratılış amacımız budur ve ruhumuzu besler. Asıl amacımız bedenimizi besleyip obez olmak değil, ruhumuzu besleyip ermiş olmaktır. Hedefi şaşırmayın.

Zevkle çalışın, hizmet edin ve bundan zevk aldığınızı kendinize hatırlatın, ruhunuz beslensin, huzur bulun. Sonra da bu zevki başkalarına aşılayın. Paylaşınca azalmayan şeyler bunlar.

 

İlginizi çekebilir: “Chatleşmek” üzerine: Mesajlaşma uygulamaları yüz yüze konuşmanın yerini mi aldı?

Metin Levi: Metin Levi, University of Michigan'da Endüstri Mühendisliğini bitirdikten sonra aile şirketinde çalışmaya başladı. Yenilik ve yaratıcılık prensibini göz önünde bulundurarak birçok yeni işe girişti. Hindistan, Mevlana derken farkında yaşamın açtığı pencereden gördüklerini paylaşmaktan aldığı zevk her şeyi geçti. Outdoor sporları ve özellikle su sporlarına meraklı.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale