X

Eliminasyon diyeti hakkında bilmeniz gerekenler

Eliminasyon, Türkçeye Fransızcadan girmiş, eleme anlamına gelen bir sözcüktür. Beslenmede de tam olarak bu anlamda kullanılır eliminasyon. Bazı besinleri beslenmeden eleyerek geçirilen bir beslenme sürecidir. Bu sürede bedenimizi dinlemek ve bize ne söylediğini anlamak çok önemlidir.

Peki, eliminasyon diyeti hangi durumlarda yapılır?

Sindirim sistemi problemleri olan, intolerasyon, İBS, bağırsak sızıntısı gibi durumlarda oldukça sık karşımıza çıkan bir beslenme protokolüyken, enflamasyon durumlarında da eliminasyona başvurabiliyoruz.

Eliminasyonda öncelikle potansiyel olarak riskli değerlendirilen besin grupları elimine ediliyor. Ayrıca kişiden kişiye değişen farklı besinler de elenebiliyor. Genel olarak ele alacak olursak eliminasyon sürecinde elenen öncelikli besin grupları:

  • Her türlü işlenmiş şeker içeren besinler
  • Gluten içeren besinler
  • Laktoz içeren besinler
  • Fruktoz içeren besinler

Bu besinleri en az 3 hafta süreyle beslenmemizden çıkararak sürece başlıyoruz. Duruma göre bu zaman uzayabiliyor. Ardından çıkardığımız besinleri tek tek beslenmemize eklememiz gerekiyor. Burada eklediğimiz besinlerin tek tek olması vücudumuzun vereceği reaksiyonu anlamamız açısından çok önemli. Ekleme ya da tanıtma sürecinde bebek beslenmesi gibi her besini 3 gün süreyle beslenmeye ekleyip test etmemiz gerekiyor.

Burada dikkat çekmek istediğim bir nokta daha var: Eliminasyon sürecindeyken yalnızca besinleri elemek yeterli olmayacaktır. Sindirim sistemimizi iyileştirecek bir beslenme düzeni ve takibi oldukça büyük önem taşıyor. Eğer sindirim sistemimizi güçlendirmezsek eliminasyon sonrasında, normal beslenme düzenine döndüğümüz zaman tekrar benzer sıkıntıları yaşama ihtimalimiz artıyor.

Son olarak eliminasyon diyetinin tüketmeyi bıraktığımız besinleri bir daha beslenmemize hiç eklememek şeklinde algılandığını gözlemliyorum. Durum böyle değil. Sindirim sistemimizdeki iyileşme ve denge ile beraber elediğimiz besinleri bize uygun porsiyonlarda beslenmemize eklememiz ve bu beslenme düzenini sürdürmemiz sağlığımıza da önemli katkı sağlayacaktır.

Önemli olan bir hastalık yaşamadan sağlığımızı koruyacak bir hayat düzenini devam ettirmek, bunu unutmayın…

İlginizi çekebilir: Kolajen hakkında merak edilenler: Kolajen nedir, hangi besinlerde bulunur?

Sena Tuvanç: 2013'te Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldum. Obezite ve diyabet üzerine çalıştıktan sonra ABD’ye gittim. ABD'deyken birçok eğitim ve kongreye katıldım ve mesleğimi nasıl uygulayacağıma karar verdim. Kilo verdirme odaklı değil, alışkanlık değiştirme temelli bir yol çizdim. ABD’den döndükten sonra 2017'nin son çeyreğine kadar özel sektörde çalıştım. Ardından kendi girişimlerimi hayata geçirdim. 2018 yılında beslenme farkındalığı ve Ayurveda üzerine eğitime başladım ve diyet listelerimi daha da zenginleştirdim. Kişiyi temele alarak hazırladığım beslenme programları ile hayat boyu sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale