X

Elemental beslenme 5: Benim değerli metalim

Erik Satie piyanoya geçti, daha modern olalım istedik, değil mi? Olalım. Uygarlık kadim Maya halkından bu yana bizimle. Yolumuz Kanada’daki kızılçam ormanlarına düştü. Oradan da Clann-Seelie albümüne uğradım.

Aralığın başları… Hava kapalı, açık olması bizi mutsuz eder. Kapalıyken kapalı, açıkken açık olmasını isteriz. Yağmurlu havalar nemli havalardır diyebiliriz. Bağıl nem diye bir şey var, değil mi? Bilim, doğa kanunlarını keşfededursun, doğa bize göre görünmez olan kanunlarıyla işlerini yapmaya devam ediyor.

Yağmur metali paslandırıyor. Pas metalin yapısında deformasyona neden oluyor ve dayanıklılığını, sürdürülebilirliğini değiştiriyor. Metal, bir fikri uzun süre aynı formda tutabilen bir elementken, suya verdiği tepki işleri değiştirebiliyor. Su çözerken, metal de çözünüyor. Formunu değiştiriyor. Metal elementi ciğerlerimizle ilgilidir. Şimdi kendimizi gözlemleyelim, etrafımızdaki farkındalığa bakalım. Metal elementi hakim kişilerin bedenlerinde genellik ciğerlerde sorun olabilir. Cildi biraz soluk olabilir, biraz mesafeli, soğuk olabilirler. Ancak bunlar hep psikolojik seviyedeki insanın halleri. Çok rahat sübjektif değerlendirmelere neden olabilir.

Ciğerler üzüntüyle ilgilidir. Fazla üzüntü ciğerlere zarar verir. Bağışıklık düşer ve güçsüzleşiriz. Ciğerlere “su” da iyi gelmez. Buna rutubet diyelim de anlaşılması kolay olsun. Rutubetli bir evde kaldığımızda neler oluyor sağlığımıza, bedenimize? Metaller bileşik halde bulunabilirler. İndirgenmiş veya yükseltgenmiş de olabilirler. “Elektron kazanmaya indirgenme (reduction), elektron kaybetmeye yükseltgenme (oxidation) denir. Elektron sağlayan maddeye indirgen madde, elektron alan maddeye de yükseltgen madde denir.

Hücresel seviyede bu iş böyle oluyor. Zaten atomların bilinci değil mi bizim suyun üzerinde yürümemizi sağlayan şey? Nefes alarak bilincimizi kozmos ile aynı seviyede tutmaya çalışıyoruz. Nedir ki kozmos dediğimiz şey? Herkesin nefes alıp verdiği şey değil mi? Öyle. O zaman herkes aynı yerden nefes alıyor ve aynı yere nefes veriyor. O zaman kozmos ortak bilinen yer, yani “şuur”.

Ortak şuurumuz her nefeste bizi güncelliyor. En fazla geçmişiniz bir nefes öncesidir diyebiliriz. Geçmiş yaşam denilen işler başka. Onlar kozal bedenin içinde. İyi karman da, kötü karman da orada. İyi, kötü ne demekse artık sizin için, sadece öğretici vardır.

Metallerden anladığımıza göre vermek bizi pozitif, almak da bizi negatif yapar. Bir dakika, dişil, eril mi var yoksa burada? Aaa burada cinsellik oluyor o zaman! Tabii ki oluyor… Bütün hayat alma-verme halinde akmıyor mu zaten? Hidrojen ve oksijeni düşünün. Birbirlerini nasıl çekmişlerdir? Birbirlerine nasıl güzel bakmışlardır acaba? Nerelerde buluşmuşlardır acaba? İlk görüşte mi aşık oldular, yoksa biraz dolandılar mı elektronları arasında? Çekirdekleri birbirine nasıl değdi ve bağ kuruldu acaba?

O zaman eril enerji veren taraf olarak pozitif, dişil enerji alan taraf olarak negatif. Bu, psikolojik anlamda pozitif ve negatif olmak değil. Bu ışığı dünyaya getiren varlığın Lucifer, diğerinin de Michael olması gibi. Peki, metaller simya ile de yakından ilgilidir. Ancak içsel simyaya şu anda girmeyelim.

Bu mevsimde sular yukarıdan aşağıya gelmeyi çok arzuluyorlar ve doğa da buna imkan veriyor. Şükürler olsun ki yukarıdan aşağıya gelen bu suları, sonrasında bütün dünyalılar olarak içiyoruz. Demek ki yüzde yetmişimiz de aynı. Acaba aramızda nasıl farklar var?

Bu mevsimde ciğerlerimize dikkat edelim. Sıcak, metale her zaman iyi geliyor. Fazlası da eritir. Baharatlı şeyler iyi gelir. Toprak metali besler. Bir sonraki yazı dizisinde enegramlara değinebiliriz.

İlginizi çekebilir: Elemental beslenme 4: Havadan gelen

Avni Onur Sevinç: Gelişimimize uygun ekolojiyi inşa etmek için çalışan bir Doğa. Doğa, aynı zamanda arkadaşlarını da arar. Bu temiz ekolojide olmak ister misin?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale