X

Elemental beslenme 3: Göklerin ve yerlerin suyu

Olmazsa olmaza geldik. Yukarısı ve aşağısı. Davud’un yıldızı. Gezegenimize su nasıl gelmiş acaba? Kuyruklu yıldızlarla mı gelmiş, yoksa başka bir çevirim mi yapılmış? Genesis’te geçer, Tanrı’nın (Elohim, aslında tanrılar anlamında. Bir süre sadece kozmoloji çalışsak nasıl olur acaba?) suları ayırdığı söylenir. Peki, suya bakalım. Kış mevsimindeyiz ne de olsa.

Su yatayda hareket eder ve kaplar. Ateş dikey hareket eder. İşimiz yatayda, dünyadayız değil mi? Tabi sadece dünyada yaşamıyoruz. Kafamızın üzerinde Zodyak diye bir şey var. 12 tane ev dönüp dönüp duruyor. Daha birçok şeyin olduğu gibi onlarından da etkisi altındayız. Bu altında ya da üstünde olma durumu değil, her şey her şeyi etkiliyor. Onlar bizi etkiliyor diye bakmayalım sadece. Gezegen seviyesinde yaşarsak gezegenler etkiler. Gezegensel etkileri görüp onları hareket ettirmek ya da ettirmemek bizim irademizle ilgilidir. Nerede peki bu etkiler? Nasıl gözleyeceğiz. Önce kendimizi gözlememiz lazım.

Beden, hareket eden ve gözleyen. Beden tesirlere cevap verir, hareketin kaynağı derindir. Kaynağı ruha dayanır. Ruhun madde aleminde ne işler karıştırdığını ve neler yaptığını şu anda bilemiyoruz. Her ne kadar kozal beden taşısak da hala bilemiyoruz.

Gelelim konumuza: Su.

Mem. Yani su. Olmazsa olmaz, bildiğimiz en güçlü temizleyici sanırım. Manyetik alan temizleyicisi. Temizleyici etkisini güçlendirmek için kutsadığımız tuzu suya karıştırdığımızda etkileri güçlendirmiş oluruz. Su, manyetik özelliği temsil eder. Dün akrep dolunayından çıktık. Etkileri nasıldı? Meditasyonlarımızı yaptık mı?

Su dolaşım demektir. Taşıma demektir. Fazla su birikmeme sorununa neden olabilirken, az su da akış sorunu yapar, fazla birikme yapar. Bedendeki dolaşım sorunlarımıza bakalım. Kist varsa bir şey birikmiştir diyebilir miyiz? Akıp gitmemiş bir şey? Dolaşmak istemeyen bir şey? Ben burada kalacağım ve birkaç şey de benimle kalacak diyen bir şey? Özellikle de su ağırlıklı bölgelerde? Göğüslerde ya da kasıklarda? Su dişi özelliklerdir. Rahatsızlıklarımız bize git bana şifa bul diyen öğreticilerdir. Bu “Git ilaç al, sorunun ne olduğunu anla” demek değil. Ateşin 38 olması hastalık, 36 olması normallik midir?

Eh, spiritüeller olarak güncel bir kelimemiz var. “Holistik” şifacılarımız da var. Peki, nereyle bütün olmak? Bunu kişi kendisi araştırmalı. Reçete yok. Ancak tanımlar ve yol var. Biz de bu kısma geçelim. Reçete varsa, reçeteyi veren kişiye ne diyelim. Guru mu? Kurtarıcı mı? Bu, bizim dışımızdaki bir şey mi? Kim sizin karmanızı sizin yerinize temizler ya da temizleyebilir? Hocalar öğrenciyi yönlendirir.

Önce şu üç bedeni birbiriyle etkileştirelim. Fizik beden, eterik beden ve astral beden. Şimdi eterik beden zaten fiziğin birebir kopyası. Onu aradan çıkaralım, fizik beden ile astral bedene bakalım. Yani, arzu bedeni. Duygu bedeni. Burada da sular var, çünkü astral ortamın elementi “su”.

Su, böbrek, mesane ve dolaşım sistemiyle ilgilidir. Dolaşım sistemi dediğimizde direkt aklımıza kan gelir. 

Duygularda su: En belirleyici olanı korku duygusu. Stres, korku ve şaşkınlık duygularının yoğun yaşanması kişinin böbrek ve mesane sistemine zarar verebilir. Korku, şaşkınlık ve kararsızlık yaşayanların su elementi ile ilgili sorunları vardır diyebiliriz. Aşırı stresli, gergin günlerin sonunda böbreklere özel ilgi gösterilmelidir. Emin olmamak birçok noktaya sıkıntı getirir. Sanırım “Ay” ile ilgili bir konu.

Besinlerden örnek vermek gerekirse; fasulyeler, az tuzlu tatlar, tahıllar, yosun, deniz börülcesi, karabuğday gibi besinler böbrek ve mesane için iyidir. Geceleri böbreklere biraz enerji vermek iyi olacaktır.

İlginizi çekebilir: Elemental beslenmeye bakış 2: Ateşleyici güç

Avni Onur Sevinç: Gelişimimize uygun ekolojiyi inşa etmek için çalışan bir Doğa. Doğa, aynı zamanda arkadaşlarını da arar. Bu temiz ekolojide olmak ister misin?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale