X

Egzersiz yaparken terleme önleyici deodorantlar kullanılmalı mı?

Birçoğumuz, salona giderken hazırladığımız spor çantasında terleme önleyici bir deodorantı elzem görürüz. Ancak spor yaparken terleme önleyici deodorant kullanılmaması gerektiğini düşünen bir kesim de var. Bu düşünceye göre; terlemek hem bedenin soğuk kalmasını sağladığı hem de toksinleri attığı için yararlı bir eylem. Ayrıca terleme önleyici deodorantlardaki alüminyumun meme kanseriyle de ilişkilendirilmekte.

Terlemek, egzersiz yapmanın önemli ve doğal bir parçasıdır.

İlginizi çekebilir: Vücudunuzu şekle sokmak için 12 muhteşem egzersiz

Egzersiz yaparken terleme önleyici deodorantlar kullanılmalı mı?

Vücut, ısındığında dışarıya nem salma özelliğine sahiptir. Sadece koltuk altlarında, her birinde 25,000’den fazla olmak üzere toplam 50,000’den fazla gözenek bulunur. Dolayısıyla koltuk altlarının ne kadar ter ürettiğini de bu şekilde tahmin edebilirsiniz. Öte yandan şanslı olduğumuz konu, vücudun geri kalan bölgelerinde de binlerce salgı bezinin olması. Bu yüzden egzersiz yaparken deodorant kullanmakta bir sakınca yok.

Dermotolog Alice Barba, koltuk altlarının vücudun geneline bakıldığında küçük bir alanı kapsadığını ve vücudun diğer yerlerinde diğer birçok salgı bezi olduğunu ifade ediyor: “Vücudumuz baş, boyun ve sırttaki gözeneklerden de rahatça terleyerek kendini soğuk tutabilir; dolayısıyla koltuk altlarındaki gözeneklerin terlememesini sağlamak, çok fazla bir sonuç doğurmayacaktır.” Ayrıca koltuk altı terinin kötü kokulara neden olan bakteriler ürettiği düşünüldüğünde, terleme önleyici deodorant kullanmanın bu bakterilerle savaşma açısından da yararlı olacağı söylenebilir.

Terleme önleyici ürünlerin kullanılmasına karşı savunulan toksinlerin atılmasını engellediği ya da meme kanserine neden olduğu gibi diğer tezlerinse ciddi kaynaklara dayandırıldığı söylenemez. Deodorantların içeriğinde bulunan maddelerin meme kanserine yol açtığıyla ilgili bir kanıt yok. Ayrıca terlerken aslında toksin atmadığımız da bir gerçek. Dolayısıyla bu konuda endişelenmeye de gerek yok diyebiliriz. Bu yüzden terleme önleyici deodorantınızı spor çantanızda tutmaya devam edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Egzersiz hakkında 10 yaygın yanlış inanış

Kaynak:

shefinds.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale