X

Egzersiz yaparken fazla esnek olmak zararlı mıdır?

Geçtiğimiz günlerde esneklik üzerine yaptığımız bir sohbet üzerine, esnekliğin iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi olduğuna dair soru işaretleri olduğunu fark ettim ve bu haftaki yazımı da bu konuya ayırmak istedim. Aslında esneklikte iyi veya kötü diye bir kavram yok, ancak farkındalıklar ile doğru ve bilinçli spor yapmak her zaman en sağlıklısı olacaktır. Böylece hayat boyu sürecek ve yaşam biçimi haline gelen spor yapma alışkanlıkları kazanılabilir.

Dayanıklılık, kuvvet, kas gücü, kondisyon kadar esneklik de egzersizde en önemli noktalardan biridir.

Esneklik, kelime anlamı olarak özgürce hareket etmek anlamına gelmektedir. Eklem açılarının izin verdiği genişlikte hareketlerin uygulanabilmesi, yaptığımız esnemelerin hareket etme oranını da belirlemektedir.

Esneklik ile yaş arasında ters bir orantı vardır

Birçoğumuz bebekken oldukça esnektik, ancak yaş ilerledikçe esnekliğimizi kaybetmekteyiz. Buna rağmen esneklik geliştirilebilecek bir özellik ve antremanlarınızın vazgeçilmez bir parçası olmalıdır.
Vücudumuzdaki her eklemin hareket edebilme açısı farklıdır, hatta bu kişiden kişiye de farklılık göstermektedir. Her spor dalında esneklik gerektiren eklemler ve esnekliğin miktarı da ayrıca farklı olabilmektedir. Bazı kişilerde bu fark, ortalama değerin üzerinde olabilir. Bunun nedeni bağ dokuların zayıflığından ya da aşırı oynak bir eklemden kaynaklanabilir. Bu durumda daha kontrollü ve dikkatli olmak gerekir.

Esneklik, kişiye özel bir aktivitedir.

Vücudumuzda kasları kemiğe, eklemleri kasa ve kemikleri kemiklere bağlayan tendon, ligament adını verdiğimiz yapılar bulunmaktadır. Aşırı seviyedeki esneklik; eklem bağları, eklem kapsülü ve tendonlarda gevşemeler yaratmakta ve bunun sonucunda eklem yeterince sabitlenemediğinden çeşitli burkulma ve eklem çıkıkları ya da dejenerasyonlarının oluşma riski ortaya çıkabilir. Esneme olmadan bir egzersiz planlaması düşünülemez, ancak bu kişilerde kas güçlendirmeye yönelik egzersizlere ağırlık vermekte fayda vardır ve esneme egzersiz süreleri kısa tutulmalıdır.

Tüm bunların aksine, esnekliği az olan kişilerde ise aşırı zorlamaya gidilmeden kaslara ve bağ dokuya zarar vermeyecek sürede ve açıda adım adım yavaş ilerlemelerle yapılmasında fayda vardır.

Eklem yapısı, tipi, şekli, kas yapısı, yorgunluk, zamanlama, yaş, cinsiyet, yağ oranı gibi birçok faktör esnekliğinizi etkileyebilir.

Egzersizlerle güçlenen beden mutlaka esneme ile rahatlatılmalıdır. Bu, egzersiz sonrası aşırı ağrıların da azalmasına yardımcı olacak ve bedeni rahatlatacaktır.
Bilinçli esnekliğin fiziksel ve ruhsal faydalarını hissedin

Esnekliğin bedene birçok olumlu etkisi vardır. Stresten korur, kasları gevşetir, kas sakatlıklarını önler, vücudun zihinsel olarak da gevşemesini de sağlar. Yaptığınız egzersizler sırasında eğitmeninizle mutlaka esnekliğiniz ile ilgili geri bildirim alarak ve bedeninizin farkına vararak esnemeleri yapmanızda fayda var.

Esneme açıları ve süresi sağlığınız için büyük önem taşımaktadır. “Ne kadar esnek, o kadar az kırılgan bir zihin!” desek de aman siz riske atmayın ve bedeninizin ihtiyacı olduğu kadar esnemeyi yaptığınıza emin olun. Ne de olsa her şey kararında güzel değil mi?

Nazlı Savaş: Kimya alanında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi'nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Akademik eğitimleri sırasında keşfetme tutkusunun peşinden gidip uzun bir süre Amerika ve değişim programıyla İtalya'da yaşamış, Pisa Üniversitesi'nde okumuş bir serüvenci. Hala profesyonel hayatında bir yandan headhunter olarak çalışırken, kalbinin atması için en büyük tutkularından biri olan Pilates'in peşinden gitti ve eğitmenlik yolunda ilerliyor, dersler veriyor. Sağlıklı ve pozitif yaşama dair kalp atışlarını atıran ne varsa araştırmaktan ve insanları da bu ritme ortak etmekten keyif alıyor. Müzik, tango, farklı ülkeri keşfetmek, öğrenmek ve öğretmek, yeni yemekler tatmak keyfini artıran, olmazsa olmazlar arasında. Ömründen uzun idealleri olması muhtemel. Paylaşma tutkusu blog yazıları ile hayat bulmakta.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale