X

Düzenli yürüyüş ve kan şekeri ilişkisi

Düzenli yürüyüş yapmak, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı pozitif bir şekilde etkileyen aktiviteler arasında yer alıyor. Bu aktivite, genel sağlığı desteklediği gibi kan şekeri seviyesini de etkiliyor. Bu basit ama etkili egzersiz sayesinde başta diyabet hastaları olmak üzere pek çok insan sağlıklı bir hayat tarzı benimseyebiliyor. Bu yazımızda, düzenli yürüyüş ve kan şekeri arasındaki ilişkiyi sizler için kaleme aldık.

Kan şekeri nedir ve neden önemlidir?

Düzenli yürüyüşün etkilerinden bahsetmeden önce, kan şekerinin ne olduğunu ve nasıl bir önem taşıdığını açıklamak istiyoruz. Kan şekeri, kanımızda bulunan glikoz miktarı olarak biliniyor. Glikoz, besinlerden aldığımız bir tür şeker olup vücudumuzun temel enerji kaynağı olarak görev alıyor. Bu şeker türü, beynimiz ve kaslarımız için büyük bir önem taşıyor.

İnsan vücudu, glikozu enerji olarak kullanmak için insülin hormonuna ihtiyaç duyuyor. Pankreastan salgılanan bu hormon, glikozun hücrelere girişini sağlıyor. Bu hormonun işlevi esnasında çeşitli dengesizlikler yaşanabiliyor. Bu durumlar, kan şekeri seviyesinin çok yükselmesine veya düşmesine yol açıyor. Bu seviyedeki dengesizliğin kronik hale gelmesine ise diyabet deniyor.

Kan şekeri seviyesi kontrol altına alınmadığı zaman kalp hastalıkları, böbrek sorunları ve sinir hasarı gibi ciddi rahatsızlıklar meydana gelebiliyor. Bu nedenle, yetişkinlerin kan şekeri seviyesinin açlık esnasında 70-100 mg/dl ve tokluk esnasında da 70-140 mg/dl arasında olması gerekiyor.

Yürüyüş kan şekerini nasıl etkiler?

Düşük yoğunluklu aerobik bir egzersiz olan yürüyüş, insan vücudunun oksijeni daha verimli bir şekilde kullanmasını sağlıyor. Bu egzersiz sayesinde kaslar etkili bir şekilde hareket ediyor ve glikoz enerji kaynağı olarak kullanıma giriyor. Glikozun kullanılmasıyla da kan şekeri seviyesi düşüşe geçiyor.

Bu egzersiz esnasında kas hücrelerinin glikozu kullanma kapasitesi de artıyor. Yüksek kullanım kapasitesi de insülin duyarlılığını iyileştiriyor. Kısacası, bu aktivite sayesinde glikoz daha verimli bir şekilde kullanılıyor ve kan şekeri düzenleniyor.

Yemeklerden sonra yapılan düzenli yürüyüş, kan şekerindeki ani yükselmelerin önüne geçebiliyor. Her öğünden sonra kan şekeri hızla yükseliyor ve 15-30 dakikalık yürüyüş seansları ile bu artış dengelenebiliyor. Bu egzersiz esnasında kaslar kan şekerini kullandığı için şeker seviyesi düşüşe geçiyor. Bu sayede, yemeklerden sonraki şeker dalgalanmaları daha dengeli bir hale geliyor.

Bu aktivite bir rutin haline getirildiği zaman uzun vadede insülin duyarlılığı artıyor. Bu sayede, vücut bu hormonu daha verimli bir şekilde kullanabiliyor. Ayrıca, daha az hormon ve daha fazla glikoz hücrelere taşınabiliyor. Bunlara ek olarak, düzenli yürüyüşle karın bölgesindeki yağlanma azalabiliyor ve insülin direnci düşüşe geçiriliyor.

Bu aktivitenin bir diğer etkisi ise kortizol gibi stres hormonlarının salgısını azaltması. Bu hormonların azalması da dolaylı olarak şeker seviyesini etkiliyor. Düzenli yürüyüş, stres seviyesini düşürerek şeker seviyesindeki dalgalanmaları önlüyor.

Yürüyüş planı ve tavsiyeler

Eğer düzenli yürüyüş yaparak insülin ihtiyacınızı azaltmak ve kan şekerinizi dengede tutmak istiyorsanız birkaç ipucunu takip edebilirsiniz. İlk olarak, haftada en az 150 dakikalık orta tempolu yürüyüşü alışkanlık haline getirebilirsiniz. Bu süre, haftanın 5 günü 30 dakikalık yürüyüşlere denk geliyor.

Bu egzersizi yemeklerden sonra gerçekleştirmeye özen gösterebilirsiniz. Ayrıca, yürürken rahat ama biraz da terletecek bir hız benimsemelisiniz. Bu aktivite için motivasyonunuz yoksa bir arkadaşınızla yürüyüşe çıkabilirsiniz veya yürürken en sevdiğiniz şarkıları dinleyebilirsiniz. Bu sayede, egzersizi daha keyifli bir hale getirebilirsiniz.

Kan şekerini dengede tutmak ve şeker hastalığından korunmak için mutlaka düzenli yürüyüşü günlük rutininize dahil etmenizi öneriyoruz.

İlginizi çekebilir: Kışın yürüyüş yapmanın benzersiz faydaları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale