X

“Düzenli egzersizin cinsel hayattaki etkileri nelerdir?” – Fit with Beril

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 22

Düzenli egzersiz alışkanlığının sağlımıza kattığı artıları hepimiz az çok biliyoruz. Okuyan, farkında olan ve nihayet sağlığı için harekete geçenlerin sayısı günden güne artış göstermekte. Netice alanların, hedeflerini başaranların, tüm hayatını değiştirenlerin, yani bilenin bilmeyene anlattığı ve sağlıklı yaşam biçimine dahil olan sayısının sevindirici bir şekilde arttığı günlerdeyiz. Bilincimiz arttıkça, egzersizin faydaları konusunda daha meraklı hale geldik. Bugüne kadar en az bir kere kulağımıza çalınmış olan spor ve cinsellik arasındaki ilişkiyi, merak edenler için araştırmak istedim.

Düzenli egzersiz yapanların çoğunluğu, kendilerini estetik açıdan güzel, güçlü ve seksi hisseden insanlardır. Kendine güvenmek, vücudundan emin olmak cinsel ilişki esnasında tarafların daha rahat olmasını sağlamaktadır. Yalnızca birbirine konsantre olmak, iki taraf için de tatmin edici bir sonuç ortaya koymaktadır.

Yapılan bir araştırmaya göre haftada 4-5 gün düzenli egzersiz yapan kadınların %88’inin, erkeklerinse %70’inin seks esnasında performanslarının ortalamanın çok üzerinde olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonucun sebebi büyük oranda kendine güven ve daha iyi bir dolaşım sistemine dayandırılmaktadır.

Bir diğer araştırma 50 yaş ve üzerindeki, ereksiyon problemi yaşayan erkeklerin çoğunluğunun sedanter (hareketsiz yaşayan) insanlar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Erkek cinsel organının kastan oluştuğu göz önüne alınarak, sağlıklı bir dolaşım sistemine sahip olmamak, bu kasa pompalanacak kanın doğru bir şekilde iletilememesine neden olur. Atardamarlardaki tıkanıklık, yüksek kan basıncı ve diğer kardiyovasküler problemler; erkeklerin cinsel yaşantılarını olumsuz yönde etkiler. Sağlıklı bir dolaşım sistemi için kardiyovasküler egzersizlere ihtiyacımız vardır. Özellikle ilerleyen yaşlarda karşılaşabileceğiniz problemleri düşünerek egzersiz rutininize kardiyoyu mutlaka dahil edin.

Endorfin, diğer adıyla mutluluk hormonu orta-yüksek dereceli egzersiz sonrası açığa çıkar. Vücudumuzun bu hormonu salgılamasını tetikleyen sayılı durumlar vardır; bunlardan başlıcaları cinsel ilişki ve şiddetli egzersizlerdir. Vücudumuz bu hormonu salgılamaya ne kadar duyarlı olursa, seks esnasında o kadar kolay uyarılma ve yoğun haz yaşanır. Özellikle kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda, düzenli egzersiz yapanların daha kolay ve yoğun bir orgazm yaşadıkları ortaya çıkmıştır.

Fiziksel olarak kendine güvenen, dayanıklılığı belirli bir seviyede ve kuvvetli olan bireylerin cinsel hayatlarında daha cüretkar oldukları ve partnerleriyle daha yaratıcı ve renkli bir cinsel deneyim paylaştıkları ortaya çıkmıştır.

Erkeklerin düzenli olarak kuvvet antrenmanları yapmaları, testosteron hormonu seviyelerinin sağlıklı kalmasını sağlar. Erkeklerin yaşları ilerledikçe testosteron salgıları zayıflar ve kas kütlelerinde azalma meydana gelir. Hem sağlıklı hormon seviyeleri hem de kas-iskelet sistemi kuvveti için erkeklerin düzenli olarak ağırlık antrenmanı yapmaları gerekmektedir. Testosteronun azalması, libidonun (cinsel isteğin) azalması anlamına gelir. Erkeklere hormon seviyelerini üst düzeyde tutmak için önerilebilecek vazgeçilmez hareketler; squat, lunges, deadlift, pull-ups, bench-press gibi büyük kas gruplarına yönelik egzersizlerdir.

Bir diğer değinilmesi gereken konu ise günümüzde ‘fitness’ a merak salanların arasında antrenman bağımlılarının da bulunduğu gerçeğidir. Şimdi onlar için ufak bilgiler var;

Sürantrene olan, yani ihtiyacından, gereğinden fazla antrenman yapan erkeklerin de testosteron seviyelerinde azalma meydana gelmektedir. Herşeyin fazlası zarar verir. Hedefiniz her ne olursa olsun, ihtiyacınız olan antrenman sıklığı, içeriği, yoğunluğu ve bunu destekleyici beslenme prensipleri için uzmanlardan yardım almanızı öneririm.

Bir diğer önemli bilgi ise, aktif seks hayatının antrenmanlarınıza olan etkisi hakkında. Yapılan araştırmalara göre, eğer cinsel ilişki sonrası hemen salona gitme gibi bir planınız yoksa, seksin antrenmanınıza olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Hatta, ertesi gün yapılan kuvvet antrenmanında daha destekleyici hormon seviyeleriyle yüksek bir antrenman performansı elde etmek mümkün.

Bu bilgilerin, sağlıklı yaşam ilkelerini benimseyenlere ve harekete geçmek için kararlı olanlara motivasyon sağlaması dileklerimle…

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Beril Tarakçıoğlu: Personal Fitness Trainer Beril Tarakçıoğlu, lise Sainte-Pulcherie ardından Lise Saint-Benoit ve son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi – Fransızca Tercümanlık Bölümü’nden mezun olarak akademik yaşantısını tamamladı. 2013 Yılı Şubat ayı itibarı ile, profesyonel hayatına, ACE ‘American Council on Exercise’ sertifika programını başarıyla tamamlayarak Fitness eğitmeni olarak devam ediyor. Eğitimini aldığı branşlar; Burhanfelek/Cimnastik; Enka/Yüzme; Levent Tenis Kulübü/Tenis.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale