X

Duygusal istismar nedir? Bir davranışı duygusal istismar yapan şeyler nelerdir?

Birçok insan fiziksel istismar denilince, bunun ne olduğunu kolayca kavrayabiliyor ve gözlerinin önüne hemen şiddet görmüş bir çocuk veya kadın görüntüsü geliyor. Aynı şekilde cinsel istismarın ne olduğu da kolayca algılanabiliyor. Akla hemen tecavüz mağdurları veya fuhuş ticaretine zorlanan çocuklar geliyor.

Fiziksel ve cinsel istismarın sınırları bu kadar net bir şekilde belirlenmiş durumda. Peki ya öyle olmayanlar? Çocuğunu yaramazlık yaptığı için döven anne babalar? Bazı çevrelerde bu kabul edilebilir bir davranış iken bazıları tarafından barbarca bulunuyor. Evliliği süresince eşiyle cinsel ilişkiye girmeyi, bir başka şeyle takas edenler? Kimileri bunu normal karşılarken, kimileri de manipülatif bulunuyor. Bu ve bunun gibi davranışlarla listeyi uzatmak mümkün. Peki bir davranışın istismar sınırlarına girip girmediğini belirleyen şey nedir?

Birçok insan fiziksel istismar denilince, bunun ne olduğunu kolayca kavrayabiliyor

Fiziksel ve cinsel istismar söz konusu olduğunda, bazı durumlarda sınırlar çok net olmasa bile yine de birçok noktada hangi davranışın istismar olup olmadığı toplum tarafından belirlenmiş durumda. Fiziksel ve cinsel istismar, kültürel manzaranın parçalarından biri. Duygusal istismar ise çok daha belirsiz ve kültürel bilinçten ayrı bir noktada yer alıyor.

Duygusal istismarı tanımlamak ise son derece önemli. Hem kültürel olarak duygusal istismarın ne olduğunu tartışmak hem de daha özelde hangi davranışların duygusal istismar kapsamına girdiğini belirlemek gerekiyor. Öyle ki duygusal istismar her tarafa yayılmış ve zarar verici bir noktaya ulaşmış durumda. Aslında fiziksel ve cinsel istismar kadar önemli bir konu.

Duygusal istismar kişinin kendine olan güveninin ve sevginin altını oyan, kendine verdiği değer, yargılama, bağışlama, sevgi gibi kavramlar konusunda kafa karışıklığını koyan bir durum.

Peki duygusal istismarı oluşturan şeyler neler? Bir başka deyişle, duygular nasıl istismar edilir? Eğer ortada hiçbir fiziksel iz yoksa, bizi yaralayan davranışların oluşturduğu zararı nasıl ölçebiliriz?

Duygusal istismar, fiziksel veya cinsel istismarla birlikte yaşanabileceği gibi, kimsenin kılına zarar gelmeden de yaşanmış olabilir. Öfkeli bir haykırış veya pasif bir sessizlik bile duygusal istismara neden olabilir. Kötü bir şeyin aleni olmasındansa, iyi bir şeyin gizli saklı olması bile duygusal istismara yol açabilir.

Herkes zaman zaman kaba olabiliyor. Ancak kabalıkla duygusal istismar arasındaki sınır nerede başlıyor?

Hepimizin parçalanmış hayatlar yaşadığı, her zaman kendi sözlerini ve eylemlerini kontrol edemediği bir dünyada yaşadığımız düşünülürse, duygusal istismarın son derece yaygın olduğunu kabul edebiliriz. Bir baba, kendisine karşı çıkan oğluna tokat attığında bunu kolayca fiziksel istismar sınıfına koyabiliyoruz. Peki ya yetişkinlere özgü o iğneleyici sözlerini, oğlunu küçük görmek, aşağılamak için kullanan bir babanın davranışını nasıl değerlendirmek gerekiyor?

Bir ilişki, aldığı duygusal yaralara rağmen devam edebilir. Herkes zaman zaman kaba olabiliyor. Ancak kabalıkla duygusal istismar arasındaki sınır nerede başlıyor? kabalık ne zaman acı verici bir hal alıyor? Duygusal istismarın neden olduğu zararı, bir ilişkinin kendi içindeki bağlayıcı unsurlarla birleştirmeden önce, duygusal istismarın ne olduğunu tanımlamamız gerekiyor.

Kaynak:
Psychology Today

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Bastırılmış duygular bedenimizde nasıl etkiler yaratıyor?

Özgüven kazanmak için vazgeçmeniz gereken 6 alışkanlık

Kadının cinsel istismarı: Birleşmiş Milletler’in araştırmasının çarpıcı sonuçları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale