X

Duygularınızı tanımak için üç öneri

Duygularınızın hayatınızdaki yeri ne? Gün içinde duygularınızın ne kadar farkındasınız? Duygularınızla sürekli bir mücadele içinde misiniz, yoksa duygularınıza onları kabullenici ve saygı dolu bir tavırla mı yaklaşıyorsunuz? Duygu yönetimi ile ilgili araştırmalar Darwin, Freud ve James ile birlikte başlamış olup, 1950’li yıllarda davranışçı ve bilişselci yaklaşımlarla birlikte irrasyonel, ulaşılmaz ve zor konular olarak kabul edildiği için yeteri kadar önemsenmemiştir (Evans ve Cruse 2005, Akt. Bozoğlan ve Çankaya, 2012). Oysa duygularımızı tanımak ve onları sağlıklı bir şekilde ifade edebilmeyi öğrenmek stres seviyemiz ve mutluluğumuz için çok önemlidir.

Bazılarımız korku, üzüntü, öfke ve nefret gibi olumsuz duygularla nasıl başa çıkamayacağını bilemediğinden bu tip duygularını bastırma yoluna gider. Ancak bizim her duygumuz bize bir mesaj vermeye çalışır. Zaman zaman öfke duymak, üzgün hissetmek son derece insani durumlardır. Burada önemli olan bu tip olumsuz duyguların nasıl ifade edildiği ve hangi sıklıkta hissedildiğidir. Araştırmalar yetişkinlerde duyguları tanıma ve ifade etme zorluğunun negatif duygu durum ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermektedir (Bailey ve Henry, 2007; Dubey ve Pandey, 2013, Akt. Kuyumcu, Güven ve İnceman Kara, 2019). Kepner’e göre (1982) duyguları ifade edememek kişinin gelişimini ve başarısını olumsuz etkilemektedir. Duygularını tanıyan kişilerse daha sık olumlu duygular yaşamaktadırlar (Swinkels ve Giuliano, 1995).

Peki, duygularınızı nasıl daha iyi tanıyabilirsiniz? İşte size bu konu hakkında bazı önerilerim.

1. Duygu günlüğü tutun.

Günlük tutmak eminim çocukken ya da ilk gençlik yıllarımızda hemen hemen hepimizin yaptığı bir aktiviteydi. En sevdiğimiz kalemimizi elimize alıp gün içinde olan biten her şeyi sevgili günlüğümüzle paylaşırdık. Düzenli olarak yazmanın, ruh sağlığımız üzerinde pek çok olumlu etkisi bulunmakta. Stresin olumsuz etkilerinden kurtulmanın ve duygularımızı ifade etmenin en kolay yollarından biri de hislerimizi yazıya dökmektir. Teksas Üniversitesi Psikoloji bölümündeki araştırmacılardan biri olan James Pennebaker 1997 tarihli araştırmasında düzenli olarak günlük tutmanın fiziksel ve ruhsal sağlığı güçlendirdiğini ortaya çıkardı.

2. Öz şefkat pratik edin.

Eğer kendinizi olumsuz duygularınız için eleştirirken bulursanız kendinize ve duygularınıza öz şefkatle yaklaşın. Zaman zaman negatif duygulara sahip olmak son derece doğal bir durumdur. Duygularınıza onları yargılamadan, şefkatle yaklaştığınızda onları daha iyi anlayabilir, size vermek istedikleri mesajları alabilirsiniz.

3. Duygularınız hakkında konuşun.

Eğer duygularınızı içinize atma alışkanlığınız varsa duygularınız hakkında konuşmak size ilk başta tuhaf gelebilir. Ama duygularınızı ifade etmeye başladıkça kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Dilerseniz bu konu hakkında bir psikoterapiste danışarak duygularınızı daha rahat bir şekilde ifade etmeyi öğrenebilirsiniz.

Duygularınızı iyi tanıyıp onlarla arkadaş olmanız dileklerimle. 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da gerekli bilgiyi yine rsolaker@gmail.com adresinden alabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Bozoğlan, B. & Çankaya, İ. (2012). Psikolojik Danışmanların Duygularla Başa Çıkma Yollarının İncelenmesi. Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD) Cilt 13, Sayı 2, Ağustos 2012, Sayfa 15-27.
Kepner, J.J. (1982). Questionaire measurement of personality styles from the therapy of Gestalt Therapy (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Kent State University, USA.
Kuyumcu, Güven ve İnceman Kara (2019), 9(53), 451-482. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi.
Pennebaker, J. W. (1997). Writing about emotional experiences as a therapeutic process. Psychological Science, 8, 162–166.
Swinkels, A., & Giuliano, T. A. (1995). The measurament and conceptualiztion of mood awareness: Monitoring and labelling one’s states. Personality and Social Psychology Bulletin, 21(9), 934-950. doi:10.1177/0146167295219008

İlginizi çekebilir: Duygusal wellness sayesinde duygularınla arkadaş ol

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale