X

Duygularımız ve bedenimiz arasındaki ilişkiyi güçlendirmek için neler yapabiliriz?

Gözlerinizi kapatın ve en son ne zaman mutlu hissettiniz bir düşünün. Peki, bu hisleri bedende en çok nerede hissettiniz? “Midemde kelebekler uçuşuyor” deyimini en heyecanlı olduğunuz anlarda herkes gibi siz de hissetmediniz mi? “Havalar kapandığında modum düşüyor” diye içinizden geçirmediniz mi?

Mutlu hissettiğinizde bedeninizde de bazı değişimler yaşayabilirsiniz

Duygular ve hisler insanların bedenini nasıl etkiliyor?

Yapılan bir deney sonucunda kişilerin hislerinin bedende hangi bölgelerde daha çok etki yarattığına dair ilginç sonuçlar ortaya çıkmış ve bunların kültür, ülke farkı olmaksızın dünyadaki birçok canlıda ortak olduğu belirlenmiş.

Aşağıdaki resimde gördüğünüz skalada renkler açık maviden sarıya doğru gitmekte ve kişilerin en yoğun hissettikleri bölgeler açık sarı ile belirtiliyor. Ben de derslerim sırasında öğrencilerimin günlük beden duruşlarına bakarak, günlerinin nasıl geçtiğine dair fikir edinebiliyorum. Omuz, baş, kol duruşları birçok hissi bizler konuşmasak da ortaya koyan cinsten (daha sıkışık omuzlar daha kapalı duruşlar gibi). İçerideki kelebek uçuşmalarını hissetmesemde postür duruşlarımız, farkında olan biri için birçok hissi ele veren cinsten olabilir.

Farklı hisler, bedenin farklı bölgelerinde hareketlenmelere sebep olabilir

Bu deneyin sonuçlarına göre , mutluluk ve aşk bedende birçok bölgeye yayılıyor ve güzel hissetmemizi sağlıyor. Özellikle korku, üzüntü gibi keskin ve sarsıcı hisler ise resimde de görüldüğü gibi daha çok üst bedende hissediliyor. İnsanın depresyondaki hali ile normal hali arasında pek bir fark görünmüyor.

Neden mi? Çünkü duygular ve beden dili birbirinden ayrılamaz parçalar. Duygularınızla birlikte beyinden bedene giden sinyaller bu sonuçlara yol açıyor. Mesela bir yılan gördünüz ve korktunuz; beden bunu tehlike olarak algılayıp korunmak için sinir sisteminizin verdiği mesaj ile hızlı nefes alışverişleri ile oksijen ve kalp atışlarınızı artıyor. Bir de tam tersinden düşünelim. Beden dilini değiştirdiğinizde duygularınızda ve zihninizde de bazı değişimler meydana gelebilir.

Peki bunun için neler yapılabilir?

1. Düzenli egzersizin mutluluk hormonu ile bir ilgisi olduğunu artık duymayanımız kalmadı sanırım. Asıl mesele sen hangi egzersizde mutlu oluyorsun, deneme yanılma yöntemi ile bunu bulabilirsiniz. Ancak o zaman da düzenli egzersizle beraber yeni stres faktörleri de hayatınıza girebilir.

Stres çoğunlukla hayatlarımızda sıfıra inemiyor, zaten yaşamayı sürdürebilmek için az da olsa bünyenin strese ihtiyacı var ancak bunun egzersizle yönetilebilir hale gelmesi gerekiyor. Ben mesela pilates ile dengelemeyi seviyorum.

2. Düzenli uyku için sağlığınıza uygun olan ve sizi iyi hissettiren besinlerle beslenmeniz ile ilk maddede sevdiğiniz egzersizleri düzenli yapmanız oldukça faydalı olacaktır.

3. Hiçbir şey düşünmeden en son ne zaman sadece durdunuz ve ana odaklandınız? Hiç meditasyon yaptınız mı? Mutlaka denemelisiniz. Her sabah uyandığınızda 5 dakikanızı buna ayırdığınızda zihninizdeki fikir yumağının nasıl çözüldüğüne siz bile inanamayacaksınız.

4) Son olarak aynada gördüğünüz kendiniz için her sabah gülümseyin. Çünkü siz yapbozda köşe taşısınız, yani siz olmadan yapboz tamamlanamayacak.

O halde duygularınızı kontrol edemiyorsanız çözümü var bedeninizi kontrol etmek için yola koyulun ve duygular da dengelensin. Aşağıdaki videoyu da bahsettiğim deneyin sonuçlarını izlemek için mutlaka izleyin.

Nazlı Savaş: Kimya alanında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi'nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Akademik eğitimleri sırasında keşfetme tutkusunun peşinden gidip uzun bir süre Amerika ve değişim programıyla İtalya'da yaşamış, Pisa Üniversitesi'nde okumuş bir serüvenci. Hala profesyonel hayatında bir yandan headhunter olarak çalışırken, kalbinin atması için en büyük tutkularından biri olan Pilates'in peşinden gitti ve eğitmenlik yolunda ilerliyor, dersler veriyor. Sağlıklı ve pozitif yaşama dair kalp atışlarını atıran ne varsa araştırmaktan ve insanları da bu ritme ortak etmekten keyif alıyor. Müzik, tango, farklı ülkeri keşfetmek, öğrenmek ve öğretmek, yeni yemekler tatmak keyfini artıran, olmazsa olmazlar arasında. Ömründen uzun idealleri olması muhtemel. Paylaşma tutkusu blog yazıları ile hayat bulmakta.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale