X

Duyguları bastırmak nedir ve nasıl çalışır?

Hepimiz hayatta zor duygularla karşılaşabiliriz; üzüntü, öfke, korku, hayal kırıklığı, mutsuzluk… Ancak bu duygularla başa çıkma yollarımız birbirinden farklı olabilir. Kimimiz duygularımızı açıkça ifade ederken, kimimizse sessizce içimizde bastırmayı tercih ederiz. Özellikle toplumda güçlü görünme arzusu, duyguları yok sayma veya bastırma eğilimimizi arttırabilir. Ancak psikoloji alanındaki araştırmalar ve klinik deneyimler, bastırılan duyguların kaybolmadığını, aksine farklı biçimlerde hayatımıza dahil olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Bastırma nedir ve nasıl çalışır?

Duyguları bastırmak, aslında bilinçli veya bilinçdışı olarak zorlayıcı duyguları fark etmekten ve ifade etmekten kaçınmayı ifade eder. Bu mekanizma, genellikle kendimizi koruma amacıyla gelişir. Örneğin, bir tartışma esnasında hissedilen yoğun öfke, ani bir patlamayı önlemek adına bilinçli olarak bastırılabilir. Benzer şekilde, travmatik bir olay sonrasında ortaya çıkan korku ve acı, zihnimizin savunma mekanizmalarıyla bilinçdışı bir alana itilerek “unutulabilir” gibi hissedilir. Ancak bu “unutma” durumu, aslında duyguların ortadan kaybolduğu anlamına gelmez.

Duygular, bastırıldığında beden ve zihin bütünlüğü içinde farklı yollarla kendini göstermeye başlar. Bastırılan öfke, vücut ağrıları, mide problemleri veya diğer psikosomatik rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterebilir. Klinik deneyimler, bastırılan korkuların genellikle kaygı bozuklukları olarak yeniden ortaya çıktığını, üzüntünün ise depresyon gibi durumlara zemin hazırladığını gösteriyor. Bastırılan duyguların etkisini sadece bireysel düzeyde gözlemlemek yanlış olur. Bu durum, kişisel ilişkilerimize de zarar verebilir. Bastırılmış bir öfke, beklenmedik bir anda ani bir patlama olarak ortaya çıkabilir veya ifade edilmeyen üzüntüler, yakın ilişkilerde duygusal mesafe oluşmasına neden olabilir.

Peki, zorlayıcı duyguları bastırmak yerine onlarla nasıl başa çıkabiliriz? Burada ilk adım, duyguları tanımak ve kabul etmektir. Duyguları tanımak, ne hissettiğimizin adını koyarak fark etmekle başlar. Örneğin, “şu anda çok sinirliyim” veya “bu durum beni korkutuyor” demek, duygularımızı anlamak için bir kapı aralar.

Kabullenme, duyguları çaresizlikle kabullenmek anlamına gelmez. Aksine, bu duyguların bize hangi mesajı vermeye çalıştığını anlamaya çalışmak anlamına gelir. Örneğin, öfke genellikle bir sınır ihlaline işaret ederken, üzüntü, bir kayıp veya hayal kırıklığının sinyali olabilir. Bu mesajları anlamak, hem kendimize hem de başkalarına daha sağlıklı şekilde yanıt vermemizi sağlar.

Duygularla başa çıkma stratejileri

Duygularınızı kabul etmek ve ifade etmek için kullanabileceğiniz bazı stratejiler şunlar olabilir:

  • Günlük tutmak: Duyguları yazıyla ifade etmek, hem farkındalığı artırabilir hem de duyguların düzenlenmesine yardımcı olabilir.
  • Güvenilir bir kişiyle konuşmak: Yakın bir arkadaş veya terapist gibi güvenilir bir kişiyle duyguları paylaşmak, duygusal yükünüz hafifletebilir.
  • Sanat veya yaratıcı faaliyetler: Resim yapma, yazı yazma veya müzik gibi yaratıcı faaliyetler, bastırılan duyguların ifade edilmesine yardımcı olabilir.
  • Nefes egzersizleri: Anda kalma pratikleri, duygularınızı kabullenmenizi ve daha sakin bir zihin durumu geliştirmenizi sağlayabilir.

Duyguları bastırmak, kısa vadede bir rahatlama hissi verebilir ancak uzun vadede hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Duygularımızı kabul etmek ve çaresizce kurtulmaya çalışmak yerine onlarla dost olmak, daha dengeli ve tatmin edici bir hayat yaşamamıza yardımcı olabilir.

Unutmayın, hissettiğiniz her şeyin bir anlamı ve değeri vardır ve bu anlamı anlamak da sizin elinizdedir.

Sevgilerimle…

İletişim: @klinikpsikologbetulcavlak, @payepsikolojimerkezi

İlginizi çekebilir: Terk edilmemek için terk etmek: Duygusal savunmanın ilişkilerdeki rolü

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. DDyson Airwrap Co-anda2x™D, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale