X

Duygulardan kalbe yolculuk: Manipura ile Anahata

Konuyu hepimiz biliyoruz. Bu iş “nadi” işi. Sol ve sağ, ortada da bir yol daha var. Kalbin yolu. Google sağ olsun ortak şuur alanlarımızı hemencecik güncelliyor, nerede olsa bulutlardaki bilgiler bütün insanlığın hizmetinde. D&R kitaplığı bilgeliğimize de teşekkür edelim buradan, oldukça popüleriz. Al oku, fikir elde et ve başla!

Başlayalım. Hiçbir fikrimiz yok. Kendimize dair gözlemler sonucunda elde ettiğimiz, yargısız objektif bir halimiz yok. Evet, kendimizi gözlüyoruz ancak gözleyen de bir “benlik”. Peki ya kim gözleyecekti? Güzel soru. Devam edelim, gözledik ve “ah şurada şunu söyledim, şunu yaptım, yanlış yaptım, doğru yaptım“… “Ama o da böyle yaptı”… “Sonra şöyle şöyle oldu.” Vah vah, demek öyle oldu? Kendine acıdın sanırım, yoksa kızdın mı? Kendini sevdin mi yoksa? Yoksa merhamet mi ettin? Çok mu anlayışlısın? Fazla mı veriyorsun? Hep mi alttan alıyorsun?  Yaa deme öyle ama, alttan da alma.

Sanırım böyle birkaç paragraf daha çıkarırız. Bu bizi bir yere götürür mü? Cevabı biliyoruz. Nereye gideceğiz o zaman? Enerji kanallarında yukarıya doğruya gideceğiz… Mesela Anahata. Sanskritçem iyidir, işin özeti kalbe gideceğiz. Nasıl gideceğimize dair bir fikriniz var mı? Hem yukarıdaki gibi duygularımızın olmasının nesi kötü?

Kötü ya da iyinin olayı değil bu. Gelişimin, derinliğin, yüksek fikirlerin işi. Hayatında yaşadığın sıkışıklığa dair bir fikrin var mı dostum? Senden çıkan duyguların neye mal olduğunu ya da nasıl bir karma oluşturduğunu biliyor musun? Sağlını nasıl etkilediğini gözledin mi? Auranda neler olup bittiğini hissettin mi? Karma haznesindeki madde kütlece giderek artıyor. Artması ya da azalması da değil sorun, neden bu döngülerdesin hala? Dünya insanlığı olarak yüksek varlıkları aramıza çekelim, tarihimizi hatırlayalım artık. Batan uygarlığımızda neler olduğunu hatırlayalım, göklerde uçuşan kardeşlerimizi hatırlayalım. Kendimizden hiçbir şeyi ayırmayalım. O kadar basit şeyleri bile ötekileştiriyoruz ki, ona melek, buna öz, buna cin, buna falan, buna plaides takım yıldızı, buna aslan halkı… Okey, yeri geldiğinde ifade netliği için kullanılabilir ancak, bunların hepsi de sensin. Evrenin şu ana kadar oluşturulabilmiş en kapsamlı fotoğrafına baktığınızda ne hissediyorsunuz? Ne düşüyor kalbinize? Tek bir hücreyiz, her şeyin birbiriyle bağlantıda olduğu bir yapı.

Vauv demeden yola devam edelim. Ayırmayalım, dünya insanlığı olarak hepimiz aynı çizgideyiz, bazılarımız daha fazla hatırlamış, daha fazla hız maddesi kullanıyorlar diye önde değiller. Hatırlayın dostlar, kendinize bunu sorun. Yemek yerken, çay içerken “Neyi hatırlamam lazım, nedir ben de eksik olan?” deyin. “Varlığımın ihtiyacı nedir?” diye sorun. Gelen cevap çok sade ve size en uygun cevap olacaktır.

Ben konsepti ile algıladığımız şu dünya maddesini sevgi ile algılayalım. Ben ile ilgili bütün kavramlar manipuraya dayanır. Derin, inisiyatik bilginin her yere eksik ve manipüle edilmiş halde dağıtılması zaten büyük bir sorun iken, (ki buna sorun demek bile tam tanımlamıyor olanı biteni, sadece süreyi uzatıyor) bunların uygulanması ayrı bir sorun haline geliyor. Dostlar dışarıdan bir kurtarıcı gelmez, kimse karmanızı temizlemez, kimse sizin yerinize aydınlanma yolunda yürüyemez; bunu sadece siz yapabilirsiniz. İçinizdeki ışığı yakın, ona soru sorun sizi bekliyor.

21 Eylül’de Yüksek Şuur Bilimleri Derneği Akademisi yeni dönemini açıyor. İçinizdeki ışığı diğer varlıklarla birlikte keşfetmek istiyorsanız, arayın. Kapıyı çalın, her yerde arayın onu.

İlginizi çekebilir: İçsel olanı anlamak: İnisiyasyona bakış

Avni Onur Sevinç: Gelişimimize uygun ekolojiyi inşa etmek için çalışan bir Doğa. Doğa, aynı zamanda arkadaşlarını da arar. Bu temiz ekolojide olmak ister misin?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale