X

Dünyayı değiştirmek sizin elinizde: Sevginin gücünün farkında mısınız?

“Sevmek; kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır.” 
Mevlana Celaleddin Rumi

Biz gönülden sevdiğimizde farklılaşır her şey… Kelimeler gönülden isteyerek, gerçekten kalpten gelerek söylediğimizde kıymetlidir! Yaptıklarımız gönülden isteyerek, gerçekten içimizden geldiğinde dünyaları yerinden oynatmaya yetecek güçtedir… Yoluna baş koyduklarımız söz konusu olduğunda, en güçlü engel de ve hatta en büyük düşman da bize engel olamaz, kimsenin gücü bizi yolumuzdan döndürmeye yetmez!

Sevdiğimizde güzelleşir her şey. Bir yemeği severek yaptığımızda elimizin tadı olur, yemeğin bereketi olur, her lokmada ayrı bir lezzet olur. Severek bir çocuğa baktığımızda, huysuzluğu gidiverir, yüzünde güller açar, ne kadar seviyorsak bir o kadar da sevgisinden, sevilmek hissinden, sevilmenin keyfinden ışıl ışıl olur…

Sevdiğimizde güzelleşir her şey. Biz yaşadığımız evi severek büyüttüğümüzde, sevgiyle aydınlanır evimizin içi. Hiç sevgisiz kalmış bir evde huzur bulabildiniz mi? Renklerin solduğunu, karanlığın çöktüğünü, adeta kışın kapılardan vurduğunu unuttunuz mu? Sevdiğimizde güzelleşir her şey… Bir kuşun kanadı kırıldığında iyilştiren sevgidir. İlaçların, pansumanın ve bakımın rolünü bir kenara atmıyoruz tabii ki ama asıl olan iyileştirici güç sevgidir.

Sevdiğimizde güzelleşir her şey… Öylesine orada olmadığımızda, gerçekten bir işe kendimizi katmış oluruz. Öylesine ilişki yaşamak için değil, içini doldura doldura sevdiğimizde o ilişki gerçek ilişki oluverir. Gerçekten sevdiğimizde kader de hayat da içimize doluverir. Gerçekten sevdiğimizde ve gerçekten istediğimizde er ya da geç o hayallerimiz gerçeğe dönüşüverir.

Sevdiğimizde güzelleşir her şey… Severek bir menekşeye dokunduğumuzda örneğin, renkleri katlanıverir. Dünyaya yansıması değişiverir. Sevdiğimizi hisseder tüm yaprakları, güzel sözlerimizi, o hoş gelen duygularımızı… Sevmekle değişir her şey; elimizde, severek yaptığımızda bereketi olur. Severek verdiğimizde çoğalır güzellikler. Severek paylaştığımızda daha fazlası bizi bulur. Severek dağıttığımızda aslında bu dünyada sahip olduğumuzu sandığımız, fakat gerçekte sahip olmadıklarımız katbekat bize nasip olanlar oluverir. Biz sevdikçe, paylaşmayı sevdikçe, daha çok paylaştıkça, her yan bereketle doluverir.

Sevdiğimizde güzelleşir her şey. Sevgimize sınır koymadığımızda, her gün aynı şeyi yapıyor olsak da, aynı şeye uyanıyor olsak da, sevmeye devam ettiğimizde güzelleşir… Sevdim diyebildiğimizde, acısıyla ve tatlısıyla, kayıpları ve kazançlarıyla, eskisiyle ve yenisiyle ve en önemlisi kalpten sevdiğimizde… Dünya sevgi üzerine kurulmuştur; tüm denge, tüm yaşam ve tüm değişim sevgi ile can bulmuştur!

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız hayatta elinizde olan, sahip olduğunuz, belki her gün aynı binaya girmekten sıkıldığınız işiniz, belki her gün aynı yastığa baş koymaktan bunaldığınız eşiniz, belki bir türlü söz geçiremediğiniz afacanınız her ne var ise, sevgilerinize, sevmek gücünüze bir bakmanızı dilerim…

Hayatınızı gerçekten seviyor musunuz? Bir gününüzü gerçekten seviyor musunuz? Bir günün her anında önünüzde açılan kapıları gerçekten seviyor musunuz? Bir günde bir değil, binlerce insanın hayatını etkiliyor olmayı, yol olmayı, ışık olmayı, en önemlisi “insan gibi insan” olmayı gerçekten kalpten, gönülden içten sevebiliyor musunuz?

Gerçekten sevdiğinizde güzelleşir her şey!

Gerçekten sevdiğinizde değişir hayat!

Gerçekten sevdiğinize büyür tüm canlar!

İlginizi çekebilir: Gerçek sevgi: Onu nelere rağmen sevdiğinizi hiç düşündünüz mü?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale