X

Dünyanızı değiştirmek elinizde: Gülümseyin ve mutlu hissettiren besinleri keşfedin

Hayat dediğimiz şey öyle bir yolculuk ki içinde bir sürü güzellik olduğu gibi bir o kadar da olumsuzluk barındırabiliyor. Hepimizin hayatında zaman zaman zorluklar yaşanabiliyor. Yaşadığımız olumsuz durumlar veya üst üste gelen problemler hayatın tadını çıkarmamızı engelleyebiliyor. Fakat hayata baktığınız pencereyi değiştirdiğiniz noktada yaşamınız da güzelleşebiliyor. Stefan Zweig’in çok sevdiğim bir sözü var; “Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin. Hepsi bu.” “Dünyanı değiştirmek” deyimini ben; olumsuz düşüncelerden sıyrılıp, olumlu düşünmek ve pozitif olmak olarak yorumluyorum. Çünkü olumsuz düşüncenin bireyleri daha mutsuz ettiği kesin.

Olumsuz düşüncelerin etkisi

Araştırmalar, olumsuz düşüncelere sahip olan bireylerin daha çok depresyona, endişeye ve obsesif-kompulsif bozukluğa (OKB) yatkın olduğunu gösteriyor. Bunların yanında stresle baş etme becerilerini azaltıyor ve hastalıklara karşı daha duyarlı hale getiriyor.

Olumlu düşüncelerin sağlık üzerine etkisi

Yapılan araştırmalar olumlu düşünmenin, bireylerin hem fiziksel, hem de psikolojik sağlığını olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Bireyler zorluklara karşı daha dayanıklı hale gelirken, stresle baş etme becerileri de artıyor. Fiziksel olarak ise başta kardiyovasküler hastalık riski olmak üzere çeşitli hastalıkların görülme oranı ve kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm riskleri de daha az oluyor. Böylelikle olumlu düşünme bireylerin yaşam kalitesini artırarak, ömrü uzatıyor.

Önce gülümseyin

“Önce gülümse” benim yıllardır kullandığım bir deyim. Gülümsemenin bir sihri olduğuna inanıyorum ve bunu da sosyal medya takipçilerimle “Önce Gülümse” hashtagi ile paylaşıyorum. Hepimiz biliyoruz ki duygular beyinde ortaya çıkıyor, ancak yüzdeki kaslar da bu duyguları güçlendirip dönüştürebiliyor. Yapılan araştırmalar, yüz ifadeleriyle olumlu duygunun geliştirildiğini ve bu sayede kişilerin ruh halinin duygularıyla daha uyumlu hale geldiğini söylüyor. Gülümseme üzerine yapılan çalışmalar, gülümsemenin stresi azalttığını, daha güvenilir görünmenize yardımcı olduğunu, üretkenliği ve yaratıcılığı artırdığını ortaya koyuyor.

Mutlu hissettiren besinleri tüketin

Besinler de duygu durumunuz üzerinde etkiye sahipler. Yani besinler de duygu durumunu etkileyebiliyor ve sizi daha mutlu ya da stresli hissettirebiliyor. Daha mutlu hissetmenize yardımcı olacak bazı besinler…

  • Probiyotikleri artık bilmeyen kalmadı; bağırsaklarımızda yaşayan dost bakteriler sağlığımıza çok büyük katkıda bulunuyorlar. Aynı zamanda yapılan çalışmalar duygu durumunu etkilediklerini de söylüyor.
  • Somon ve somon gibi yağlı balıklar hepimizin bildiği gibi Omega-3 açısından zengindir. Omega-3 yağ asitleri stresin azalmasına yardımcı olurlar.
  • Badem, stresi kontrol altında tutmaya yardımcı olabilecek bir mineral olan magnezyum ve ayrıca E vitamini içerir.

  • Muz, vücutta serotonine, yani mutluluk hormonuna dönüştürülebilen, stresin azalmasına ve gevşemeye yardımcı olabilen triptofan adlı bir aminoasit içerir.
  • Avokado, sağlıklı bir yağ kaynağı olmasının yanı sıra içerdiği magnezyum minerali sayesinde stresin azalmasına da yardımcı olabilir.
  • Çalışmalar düzenli olarak günlük 40 gram bitter çikolata tüketiminin serotonin seviyesini artırıp, stres düzeylerinde azalmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

İlginizi çekebilir: Stres hayatınızı ele geçirdiyse: Stresinizi yönetmek için ne yapabilirsiniz?

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale